Biliyorum 7,4 rakamının hafızalarımızda iyi bir geçmişi yok. Marmara depreminin üzerinden 10 yıl geçti, ancak olumsuz etkileri hala dün gibi hafızalarımızda.

            Bizzat bu depremi yaşayanlarımız olduğu gibi, televizyon ekranlarından gördüklerimiz de bize bu depremin ne kadar ürkütücü olduğunu yeterince göstermektedir.

            Depremin önüne geçmek mümkün değil. Ancak depremin yol açtığı yıkıntıyı azaltmak, zararlarını asgariye indirmek mümkündür.

            Marmara depremi bize deprem gibi felaketler karşısında ne kadar hazırlıksız olduğumuzu göstermektedir. Elimizle yaptığımız binalar gün geliyor mezarımız oluyor. Çarpık kentleşme neticesinde apartmanlar iç içe girebiliyor. Bize bir şey olmaz mantığı ile yapılan güvenliksiz evler en ufak sarsıntıda toz-buz oluyor.

            En önemli husus da zemin etütlerinin yeterince iyi yapılamamasıdır. Batman gibi ovada ve gevşek zeminde kurulan kentlerde deprem ve sel gibi felaketlerin yol açtığı yıkımlar katlanıyor.

            Peki, biz bu depremlerden yeterince ders alabildik mi? İmar planlarımız revize edildi mi? Binalar depreme karşı daha dayanıklı yapılıyor mu?

            Ya bizler fert olarak, aile reisi olarak, yeterince depreme karşı bilinçli miyiz? Okullarımızda depreme karşı çocuklarımız eğitiliyor mu? Evlerimizde deprem anında acil malzemelerimiz hazır mı?

            Yerel yönetimler bu konuda yeterince tedbir almışlar mı? Örneğin, toplanma yerleri nereleridir? Çadır kurmak için yeterli alanlar var mı?

            Valilik ve sivil savunma olası bir felakete hazırlar mı? Arama ve kurtarma ekipleri hazır mı?

            Bu buna benzer sorular sıralanabilir. Önemli olan depremin yol açtığı yıkımları asgariye indirmektir.

            Felaket senaryolarını yazanlar hayal güçlerini zorlayarak olabilecek olayları kurgu biçiminde sunanlardır. Olmasını kimse istemiz, ama bu benzeri felaketler olursa neler olabilir diye kafa da yormak gerekir.

            Bilimsel ve teknolojik gelişmeler hayatımızı kolaylaştırmakla kalmıyor, hayatı daha bilinçli ve güvenli yaşayabilmek için de imkân sunuyor.

            Hayatta kalabilmek ve hayat kurtarabilmek için her konuda bilinçlenmek kaçınılmazdır.