50 lira için can veren
35 yurttaş ve 2012!
35 yurttaş ve 2012!
2012’nin ikinci günündeyiz.
Çiçekten, böcekten, güzel olaylardan söz etmek hiçbir zaman nasip olmadı bu topraklarda.
Güzel şeyler yazmak istiyorsunuz, ancak öyle ‘garip’, öyle ‘anlamsız’ ve öyle ‘basit’ olaylar yaşanıyor ki akıl tutulması yaşıyor insan…
Çiçekten, böcekten, güzel olaylardan söz etmek hiçbir zaman nasip olmadı bu topraklarda.
Güzel şeyler yazmak istiyorsunuz, ancak öyle ‘garip’, öyle ‘anlamsız’ ve öyle ‘basit’ olaylar yaşanıyor ki akıl tutulması yaşıyor insan…
Bu akıl tutulmasını yaşatan ise tabi ki Uludere-Ortasu’daki ölümler!
Hizmet görmeyen, fabrikası, üniversitesi, ticareti olmayan bir coğrafyada ‘kaçakçı’lıkla geçinebilen ve F-16’ların bombardımanıyla yitirilen canlardan söz ediyorum…
2011’in son günleri, birçok insan seyahatlerde noktalanırken, onlar için ‘kabus’ gecesiydi…
Yıllardır mağduriyet yaşayan bir bölgede geçimlerini hayvanların eşliğinde sağlayan, günlerce buz kesen soğuklarda uçsuz-bucaksız dağlardan ve uçurumların diplerinden geçen insanlardı onlar…
30-40 yıldır değişmeyen bir ticareti yapıyorlardı…
Geçim kaynaklarının ‘kaçakçılık’ olduğunu o bölgenin tüm yetkilileri ve askeri de biliyordu…
Görgü tanığı da bunu teyit ediyordu…
Geçim kaynaklarının ‘kaçakçılık’ olduğunu o bölgenin tüm yetkilileri ve askeri de biliyordu…
Görgü tanığı da bunu teyit ediyordu…
Neden bu ticaret?
Çok basit…
Onlar, ‘yok’luklar coğrafyasında yaşıyordu…
Yani anlayacağınız, hobi olsun diye ‘kaçakçılık’ yapmıyorlardı…
***
29’u bir aileden toplamda 35 yurttaş acı bir şekilde öldürülüyordu.
Çoğu da 18 yaşın altında…
Hangi yürek dayanır bu acıya?
Çoğu da 18 yaşın altında…
Hangi yürek dayanır bu acıya?
En dramatiği de ne biliyor musunuz?
O canların 50 lira için can veriyor olması…
O canların 50 lira için can veriyor olması…
Bakın iki kardeşini yitiren Bilal Encü neler diyor;
“İki kardeşimi kaybettim ama ölen 35 kişide benim kardeşimdi yani 35 kardeşimi kaybettim. Onlar 50 TL uğruna can verdiler. Devletimizin gözünde bu insanların değeri 50 TL midir? Biz barış istiyoruz her şeye rağmen. Devletin vatandaşına sahip çıkmasını istiyoruz, öldürmesini değil. Başka da bir şey istemiyoruz. Ya barış yapacağız ya da bütün aileler olarak sınırın diğer tarafına gideceğiz. Yani Türkiye'ye terk edeceğiz. Madem öldürülüyoruz burada durmamızın bir anlamı yok. Bu kadar insanın ne günahı vardı 50 TL yüzünden öldürüldüler."
***
İşte böyle…
Hatırlarsanız geçtiğimiz günlerde Mardin kırsalında su tesisatçılarının elindeki musluklar, ‘silah’ sanılarak taranmışlardı…
Hatırlarsanız geçtiğimiz günlerde Mardin kırsalında su tesisatçılarının elindeki musluklar, ‘silah’ sanılarak taranmışlardı…
Yani anlayacağınız; bu bölgede ‘PKK’lı’, ‘şüpheli’ ve ‘silahlı’ diye kim çıksa taranacak neredeyse!
Bu algıya kapılmamak elde değil…
Bu kadar basit mi insan hayatı… Son zamanlarda Ortadoğu’ya ders veren, Fransa’ya kafa tutan, İsrail’le ezelden beri didişen, Suriye’ye insanlık dersi veren bir ülke, bu vahim olayı basit bir ‘operasyon kazası’ olarak nasıl değerlendir, aklım yetmiyor açıkçası!
***
..Ve Başbakan’ın tutumu…
Ne umutlar bağlamıştık kendisine…
Ancak bazen öyle çıkışlar, öyle değerlendirmeler yapıyor ki…
İnanın, umutlarımızı kaybediyoruz neredeyse…
Ne umutlar bağlamıştık kendisine…
Ancak bazen öyle çıkışlar, öyle değerlendirmeler yapıyor ki…
İnanın, umutlarımızı kaybediyoruz neredeyse…
Taraf’ın “Devlet halkını bombaladı” başlığına öfke doluydu.
Aslında o habere her başlık yakışır sayın Başbakan.
Mesela;
Uludere vahşeti!
Siviller katledildi!
Savaş!
Siviller katledildi!
Savaş!
Birilerine çok basit geliyor yaşananlar.
Orada 35 can yok oldu hem de çok feci bir şekilde…
35 güvercin değil, 35 delikanlı, hem de ekmeklerinin peşinden giderken.
Orada 35 can yok oldu hem de çok feci bir şekilde…
35 güvercin değil, 35 delikanlı, hem de ekmeklerinin peşinden giderken.
Bunun hesabını kim verecek?
Seçimlerde yüzde 50 oy alan sayın Başbakan hiç kimseyi takmıyor, saymıyor, eleştiri kabullenmiyor!
SES BOMBASI, MOLOTOF, PLASTİK MERMİ!
Yaşanan olayların ardından tüm bölgedeki gerginlik Batman’da da yaşandı.
Kepenkler indi…
Cuma namazı sonrası Belediye sarayı önü savaş alanına dönüştü adeta.
Ses bombası, molotoflar, plastik mermiler ve taşlar havada uçuştu.
Yaşanan olayların ardından tüm bölgedeki gerginlik Batman’da da yaşandı.
Kepenkler indi…
Cuma namazı sonrası Belediye sarayı önü savaş alanına dönüştü adeta.
Ses bombası, molotoflar, plastik mermiler ve taşlar havada uçuştu.
Biber gazı Meydan mahallesini gaza boğdu.
Kenar semtlerde de yaşanan olaylar savaş ortamını aratmadı..
Ürküten görüntülerdi.
Kenar semtlerde de yaşanan olaylar savaş ortamını aratmadı..
Ürküten görüntülerdi.
Buradan alınacak ders; bu ‘ürküten’ manzaraların yaşanmaması için devletin basit ‘operasyon kazası’ da yapmaması gerek…
2011 kötü kapandı, umarız 2012’de güzellikler yaşarız…
(Tabi bu yazı kaleme alındığında yine bir operasyon kazası yaşanmamışsa…)
(Tabi bu yazı kaleme alındığında yine bir operasyon kazası yaşanmamışsa…)
Next