Batman Ovası’nın kendine özgü kışın hafif rüzgârı, bu yılın son aylarında farklı esiyor sanki. Yılın son ayında kırsalda çiftçinin gözü tarlada, şehir merkezinde ise esnafın gözü çarşı, pazarda ve yeni yıl öncesi hareketliliğin telaşında…
Geçmişte esnafın başlattığı yıl sonu indirimlerinde öyle bir hareketlilik yaşanıyordu ki evlere şenlik… Şimdilerde vitrinlerde indirim dövizlerine kimsenin aldırış ettiği yok. Köy pazarında ise üretici emeğinin karşılığını bekliyor. Anlayacağınız yıl sonunun son günlerinde her kesimde belirsiz bir telaş almış başını gidiyor…
KIRSALDA İNSANIN İÇİNİ ISITAN MANZARA YOK
Bu yıl kuraklığın kasıp kavurduğu Batman Ovası’nda çiftçi, henüz umduğu yağışlara kavuşmuş değil.
10 Gün önce yağan yağışlar sadece toprağın kendi su ihtiyacını karşılamış ama o yağış da ekim için toprağı yumuşatmış ve can suyu olmuş…
Binatlı–Bıleyder köyü yakınında çiftçi Reşit Osmanoğlu, tarlasını sürerken düşünceliydi.
Yanına yaklaşınca, cebinden tütün tabakasını çıkarıp tütünü sarmaya başladı.
Ben daha sormadan o anlattı:
“Görüyorsunuz, Batman’daki betonlaşma hızla köye doğru geliyor. Sakın yanlış anlamayın, bu tarla da benim değil. Her sene bu tarlayı icar alıyoruz. Hububat ekiyoruz. Daha çok buğday ve mercimek ekimi yapıyorduk ama böyle giderse bu gördüğünüz güzelim verimli topraklar da birkaç yıl sonra konut alanına dönüşecek ve bu toprak parçası da betona kurban edilmiş olacak.”
Söz dönüp dolaşıp ekime geldi.
ÇİFTÇİNİN GÖZÜ YAĞIŞLARDA
Sonbaharda geciken yağmurlar ekim dönemini daha da geciktirmiş.
Genç çiftçi Osmanoğlu anlatıyordu:
“Ağabey, ne diyeceğimi bilemiyorum. Çiftçilik de tarımcılık da çoktan bitti aslında. Biz de boş kalmayalım diye bu mesleği sürdürüyoruz. Eskiden bu mevsimde çoktan tarlaya tohum atılırdı. Kış mevsimlerinde etkili olan o yağmurlar tarlalara ilaç gibi gelirdi. Şimdi Kasım’ın sonuna geldik, daha yeni tohum atıyoruz.”
Batman’ın eski köyleri Aydınkonak, Tilmerç, Bıleyder, Recepler ve Karayün’ün çevresi neredeyse yeni konut siteleriyle dolmuş.
O bildiğimiz Batman’ın verimli toprakları artık betona yenik düşmüş.
Yukarıda da değindiğimiz gibi Batman’ın kırsalında insanın içini ısıtacak ve keyifli bir mola verebileceğimiz yer yok gibi.
Çiftçi dert küpü.
Besiciler de öyle.
Şehir içinde çevrelerini saran yeni konut siteleri, besicileri şimdi de başka alanlara yönlendirmiş.
Kimi besici şehir merkezinden 15–20 kilometre uzaklıktaki alanlarda yer alabilmenin telaşına girmiş.
Kırsalda çiftçi ekim derdinde, şehir merkezinde ise esnaf geçim derdinde.
ŞEHRİN RİTMİ NASIL DERSENİZ…
Yukarıda çiftçinin ve besicinin çilesini sizlerle paylaştık.
Şimdi de yılın son günlerinde şehrin ritmi nasıl derseniz, ondan da bir kesit sunalım size.
Eskiden yeni yıl gelmeden esnafın bir kesimi yıl sonu kampanyaları başlatırdı. İndirimin olduğu vitrin ve tezgâhların önünde kalabalıklar oluşur, bu hareketlilik dikkat çekerdi.
Günümüzde artık o indirimli kampanyaların yerini festival ve fuarlar aldı sanki.
Yine de yıl sonu öncesinde bazı esnafların indirimli kampanyaları gündemde.
Köy pazarına getirilen kümes hayvanlarının başını hindi çekiyor.
Ancak bir hindinin adedi 2.500 ile 3.500 TL arasında değişiyor.
Vitrinlerin temaları belli olsa da giyim esnafı o eski hareketliliğin olmamasından dolayı şikâyetçi.
KÖY PAZARINDAN MANZARA
Hafta sonları Batman’ın tek köy pazarı olan Alo Tevşo’da organik ürünler için 7’den 70’e hemen herkes Ulu Cami Sokağı ile Gök Taksi’ye kadar uzanan o güzergâhı dolaşıyor.
Atıştırmalıklardan turşuluklara, yaylalardan gelen göçerlerin ürünlerinden pestil ve cevizli sucuğa kadar hemen her şey pazarda ve birçok seçenek Batmanlıyı bekliyor ama esnaf henüz umduğu satışı bulamamaktan yakınıyor.
Soğuyan havalara rağmen, seyyar satıcıların tezgâhlarının çevrelerinde sobaların etrafında ısınanlar, sıcak sohbetlerle çevreye ayrı bir enerji yayıyor.
Sabahın erken saatlerinde Batman’ın seracılık beldesi olan Balpınar’dan kamyonetlerle getirilen karnabahar, lahana, marul vb. sebze fiyatlarının çay ve sudan daha ucuz olduğundan yakınan üretici, “Emeğimizin karşılığını alamıyoruz.” diye bir cümleyle her şeyi özetliyor.
FARKLI BEKLENTİLER OLSA DA
Yılın son günlerinde gündelik hayatın olağan akışı içinde olanlar da var.
Şehrin her köşesinde sessiz, sakin ama umut veren bir yenilenme duygusu dolaşıyor.
Son süreçle birlikte gelecekten umutvar olanlar çoğunlukta olduğunu gözlemliyoruz. Çayhane ve kafelerde hemen herkesin gözü ve kulağı süreçle ilgili son gelişmelerde.
Özetle; insanlar gelecekten biraz daha umutvar.
Yeni yıla daha uzun bir süre var ama şimdiden 2026’nın umut ve ahenk dolu ritmine kapılmış kesimin olduğunu gözlemlediğimizi belirtmek isteriz.
Kısacası, kırsalda ve şehirde farklı beklentiler olsa da bir belirsizliğin hâkim olduğunu belirtmeliyiz.
Olumlu tarafından baktığımızda ise karamsarlığın olmadığıdır.
Bu da bizi ümitvar kılıyor…
Next