Saygıdeğer Okurlar, yeni bir yıla girdiğimizde ömür sermayemizden koca bir sene, 365 gün eksilmiş oluyor.
Bir yaş daha ihtiyarlıyor, ömür sermayemizden bir kocaman yıl tüketmiş oluyoruz.
Geçmiş her yılın mutlaka her birimiz için acı veya tatlı hatıraları, anıları olmuştur. Bu hepimizce bilinen bir gerçekliktir.
İnsanlık ailesi hiçbir zaman, hiçbir yılda acı veya tatlı anılarda ortaklaşmamıştır…
Ancak geride bıraktığımız 2020 yılı için net ifade edebilirim; insanlık ailesinin tümü tarihi boyunca hiçbir zaman diliminde böyle küresel felaket yaşamamıştır…
2020 yılı insanlık ailesi için küresel bir felaket yılı olmuştur…
Gözle görülemeyecek kadar küçük bir virüs, dünyanın bütün süper güçlerini, devletlerini dize getirmiş, insanoğluna acziyetini göstermiştir…
Bu sene gibi bütün insanlık ailesini korkudan dehşete düşüren bir yıl yaşanmamıştır…
**
**
Evet, insanlık ailesi 2020 yılında korku ve endişeli 365 gün geçirdi.
2020 yılı artık geride kaldı, mazi oldu olmasına da, acaba acılarını unutabilecek miyiz?
Herkes korona nedeniyle bir yakınını kaybetmiştir. Babamı bu dehşetli virüs çekip götürdü aramızdan.
Şüphesiz acısını unutmamız mümkün değildir.
Yitirilen Anne ve Babaların hayatımızda yarattığı boşluğu hiçbir şey dolduramaz.
Ancak Allah’a teslimiyet inancımızın gereğidir…
Allah’tan geldik, dönüşümüz de şüphesiz O’nadır…
Bediuzzaman, ölümü şöyle tasvir etmiş: “Mevt (ölüm) idam değil, hiçlik değil, fenâ değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî (ebedî ayrılık) değil, adem (yokluk) değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in’idam (mahvoluş) değil, belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm (her işi rahmet ve hikmetle yapan Allah) tarafından bir terhistir; bir tebdil-i mekândır. Saadet-i Ebediye tarafına vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı (toplanma yeri) olan âlem-i berzaha (kabir âlemine) bir visal (kavuşma) kapısıdır.”
**
**
KORONA’DAN ÇIKARILMASI GEREKEN DERSLER…
Değerli Okurlar, yeni yılın ilk yazısında, 2020 yılının artık mazide kalması için dua ediyorum.
Genel anlamda meseleye baktığımda Koronavirüs’ün rahmet boyutlarının olduğuna yakinen inanıyorum.
Bu köşede ‘Koronavirüs’ün Rahmet Boyutları’ diye üç günlük yazı da yazdım, arşivde duruyor.
Sadece hava kirliliğinin neden olduğu hastalıklardan bir yılda milyonlarca insanın hayatını kaybettiğini bilim insanları açıklıyor.
Sizden ricam Google arama motorundan hava kirliliğinden yılda ne kadar insanın hayatını kaybettiğine dair sorgulama yapın.
Milyonlarca insan hava kirliliğinden hayatını kaybediyor. Koronavirüs salgını nedeniyle duruşa geçmek zorunda kalan, dünya atmosferini kirleten tesisler ile bu ölüm hadiseleri çok azalmıştır.
İnsanlık ailesinin kirlettiği su kaynakları da temizlenmiş, kirli akan nehirlerin dibi görülmüştü.
Geçen yıl şu ifadeleri yazmıştım: “Bu virüsten ölenlerin sayısı cihetiyle bakalım. Sadece şu üç ayda zorunlu olarak duruşa geçen fabrika kirliliklerinden kaynaklı olarak atmosfere salınan gazların oranı çok büyük ölçüde düşmüş, dünyadaki hava genel olarak temizlenmiş, hava kirliliğinden kaynaklı ölümlerin sayısı hayli düşmüştür.
İşte sadece Çin ile ilgili belgesi: “Çin’de ortaya çıkan yeni tip koronavirüs (Covid-19) dünyada 6 binden fazla kişinin ölümüne yol açarken Amerikan'ın prestijli okullarından Stanford Üniversitesi'ndan Dr Marshall Burke virüsün çevre üzerindeki etkisi konusunda çarpıcı bir araştırma yayınladı. Dr. Marshall Burke, koronavirüsün Çin’de yol açtığı ölüm sayısının 20 katı kadar insan hayatının kurtulmasını sağladığını ileri sürdü. Bunun sebebi ise Çin’in sanayileşmiş şehirlerinde ekonomik faaliyetlerin yavaşlamasından dolayı hava kirliliğinin ciddi oranda azalması ve hava kirliliğinin yol açtığı erken ölüm sayısının düşmesi.”
**
**
Evet, geçmişe ‘Mazi’, gelecek için ise ‘İstikbal’ deniliyor.
Geçmiş mazi olup giderken ve istikbalin kime neler getireceğini Allah’tan başka kimseler bilmezken, aslında herkes sadece ‘An’ı yaşamaktadır…
Şu halde herkesin yaşadığı anın kıymetini bilmesi gerekmektedir.
2020 yılının yaşattığı acıların artık geride kalması için dua edelim. Ancak yaşananlardan da dersler çıkaralım.
İnsanlık ailesi, süpür devletler hep silaha, savaşa, eğlenceye, savurganlığa büyük paralar harcamış, bütçeler düzenlemiştir.
Artık insanlık ailesinin ve dünyayı, ülkeleri yönetenlerin silahlara, savaşlara, savurganlığa, eğlenceye değil, sağlığa, adalete, sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya bütçe hazırlamaları gerekmektedir. Bu bilincin gelişmesini diliyor, yeni yılın tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.
Next