Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü anma Gençlik ve spor bayramı. 19 Mayıs 1919 tarihi ile başlayan yeni sürecin gençliğe armağan edilmesi oldukça anlamlı bir adımdır. Bu durumun ruhuna uygun olarak ülkemizde gençliğe gerekli önemi verip vermediğimizi değerlendirmemiz gerekiyor.
Gençliğe önem vermek yılın belirli zamanlarında gençliği öven sözler söylemekle olmuyor. Gerçekten gençliğin geleceğini garanti altına alınıp alınmadığına bakılması gerekiyor.
1919 tarihinde ülkenin içinde bulunduğu durum gözönüne alındığında gençlerin durumunu düşünmek çokta birincil görev olarak görünmüyor. Çünkü sadece gençlik değil ülkenin genelinin sorunları mevcut ve varlık ile yokluk arasında bir süreçten geçiliyor ancak buna rağmen sistemin değişikliğini ilkesel olarak önüne koyan yeni yönetim işin önemini kavrayabiliyor ve böylesi bir günü yani ülkeyi kurtarmaya yönelik ilk adımın atıldığı tarihi gençliğe armağan ediyor.
Aradan geçen 96 yıllık süreç içerisinde ülkenin geldiği durum elbette ilk adımın atıldığı tarihin koşullarından çok daha farklı bir durumda. Gençliğin sahip olduğu olanaklar ile o günün koşulları kıyaslanamayacak kadar farklılaşmış ve gelişmiş lakin çağdaş dünyanın sahip olduğu olanakları yakalama noktasında hala istenen noktada olmadığımız ortada.
Gerek eğitim ve öğretim alanında,
Gerek teknolojik ilerleme alanında,
Gerek istihdam alanında
Gerek sosyal alanda imkanlar sunma alanında gençlerimize istenilen düzeyde imkan yaratmış durumda değiliz.
96 Yıl önce Atatürk’ün ülkeyi emanet ettiği gençlik ne yazık ki bugün ülkenin yükünü omuzlayacak olanaklardan da moral gücünden de yoksun bulunuyor. Bu gençliğe gerekli olan olanakları sunamadığımızı gösteriyor.
Gençliğe verilen önem aslında özgürlüğe verilen önemden geçer. Eğer bir ülkede özgürlükler gelişip ilerliyorsa o zaman gençliğin önü açık olur ve ilerleme de beraberinde gelir. Bunun yolunun da daha çok demokrasiden geçtiğini belirtmemiz gerekiyor.
Bu ülkede eğer demokratik ilkeler kişisel çıkarların önünde yer almaya başlarsa, iktidar peşinde koşmaktan daha önemli hale gelirse o zaman daha fazla özgürlüğe kavuşma imkanına da sahip olabiliriz.
Peki buna ihtiyacımız var mı?
Evet var hatta öyle bir süreçten geçiyoruz ki belki demokratik ilkelere ve özgürlüklere en az 1919’un koşullarındaki kadar ihtiyacımız var.
7 Haziranda ülkenin kaderini belirleyecek olan bir seçime gideceğiz. Bu seçimde belki de ülkenin kaderini belirleyecek adım yine gençlerin tercihlerinde yatacak. Ama gençler bu tercihlerini kullanırken acaba sübjektif koşullarından ne kadar sıyrılabilecekler ve gerçekten mantıksal kararlarla ülkenin geleceğine yön vermek için tercih kullanacaklar.
Binlerce genç işsiz bir şekilde kahvehane köşelerinde zaman geçirmek zorunda bulunurken onlardan nasıl bir beklenti içende olmamız gerekiyor. Milyonlarca gencimiz bir üniversitede okuyup bir ihtimal belki iş güç sahibi olur diye dershane kapılarında sürünürken ülkenin geleceği ile ne kadar ilgilenebilecek?
Evet bugün 19 Mayıs gençlik ve spor bayramı. Gençlerimizin spor yapacak ne bir alanı var nede umutla sarılacağı bir geleceği. Bayram kutlamaları yapacağız gençlerimizi öven konuşmaları dinleyeceğiz ama işin gerçeği törenler bittiğinde yine aynı sorunlarla yaşamaya devam edeceğiz. Oysa yapılması gereken çok iş var. Her gencimizin artık gelecek tasası yaşamadan aç ve işsiz kalacağı endişesi taşımadan kendini yanlış yollarda bulma telaşın ile karşı karşıya kalma riski yaşamadan bir gelecek hesabını yapma fırsatını yakalaması gerekiyor.
Bunun yolunun onları yarıştırma değil daha özgür bir ortamda istedikleri ve bünyelerine uygun alanda eğitimlerini tamamlama imkânı sunmaktan geçer. Birlikte yaşamanın güzelliklerini algılayabilecekleri ortamları sunmaktan geçer. Kardeşlik duygusu içerisinde ve barış algısı ile yaşamlarını şekillendirmelerini sağlamaktan geçer. Onlara yanlış alanlar yerine sosyal alanlarda yaşam olanağı sunmaktan geçer. Sistem içende kalarak sorunlarını demokratik şekilde dile getirme ve çözüme kavuşturma inancını sunmaktan geçer.
19 Mayıs gençlik spor bayramını kutlarken yöneticilerimizin gençleri övme yerine daha sağlıklı koşullarda yaşamlarını sürdürmeleri için imkan sunmaları gerekmektedir. Bu sağlanırsa o zaman gerçekten gençlerimize gerekli önemi vermiş olacağız aksi durumda söylenenler slogan olmanın ötesine geçmez. Dileriz bütün gençlerimize bu imkanları en kısa sürede veririz. Ve bayramlarını daha anlamlı bir şekilde kutlama şansına sahip olurlar.
Next