Yenilik insanoğlunun fıtratında var. Yeni olan şeye karşı ilgi hep canlı kalır. Yeni çıkan ne varsa sahip olmak ister insan.
Yeni bir arabaya
Yeni bir eve
Yeni bir işe
Yeni bir yaşama hep hevesle bakarız. Yeni olan şeylere bu ilgimiz belkide eskiyle birlikte nahoş geçmişi de saklamak isteğimizdendir.
Yeni bir yıla daha girmiş olduk. Yılının her yönüyle bize, ailemize, halkımıza, ülkemize ve bütün insanlığa mutluluk, sağlık, huzur ve refah getirmesini diliyoruz. Bütün bunların kardeşlik ve barış duyguları ile süslenmesi temel dileğimiz.
Çekilen acıların bir daha yaşanmaması, acıların yerini mutluluklara bırakması hedef ve talebimiz.
Yeniye olan özlem ve geçmişin acıları bizi her ne kadar farklı duygulara yöneltse de geçmişten kopmak pek mümkün olmuyor.
Doğduğum köyde babamdan kalan kerpiç bir evimiz var. Altı, üstü, duvarları hep topraktan.  Bu evimiz kışın sıcak yazın serin olması ile belleklerimizde yerini almış. Bir de benim uykucu kesilmem. Ne hikmettir bilinmez ama ne zaman köydeki evimize gidip doğduğum odaya otursam kısa sürede gözkapaklarıma yenik düşer ve uyurum.
Geçen gün yine köye gidip yaşı yaşımdan büyük evimizde oturmuş sohbet ediyorduk. Hayalimde hep bu evin yerine yeni bir ev kurmak vardı ama annemin bir sözü bu yenilikçi fikrimi yerle bir etti. Bu yaşıma geldim ama evin duvarları konusunda hala bilmediklerimin varlığını öğrendim. Konu evin duvarında zamanında imkânsızlıktan açtığımız kapılardan açılmıştı. Köyde ortakçı tuttuğumuz zaman odaları duvarla ikiye böler bir bölümde biz diğer bölümde ortakçılarımız kalırdı. Bu konuyu konuşurken Annem evin ortasındaki duvarın yüz yıldan fazla bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. Doğrusu bu bana ilginç geldi. Çünkü ben evin babam tarafından yapıldığını biliyordum. Nedenini sordum meğerse evimizin odalarını birbirinden ayıran salonu zamanında rahmetli dedemin babasının eviymiş. O zamanlar tek göz odanın da modern bir ev anlamına geldiğini de öğrenmiş oldum.
Bir odadan ibaret olan bu eve babam taşınınca yanına bir oda daha yapmış ve tek gözlü ev diğer duvarların koruması altında yaşamını sürdürmüş. Dış etkilerden uzak olduğu için de bana ne demeden diğer duvarlar arasında sağlam yapısını korumaya devam etmiş. Yani evin bu bölümünün aslında dede yadigârı olduğunu öğrenmiş oluyordum. Bu bilgi birden yeni ev fikrimi yerle yeksan eyledi. Yıkıp yerine yeni bir ev kurmayı düşlediğim mekân için şimdiki düşüncem bu duvarları nasıl bir koruma altına alarak yaşatacağımız düşüncesine dönüştü.
Bu mesele bana öğrenilen yeni bir bilginin insanın fikrini nasıl değiştirebildiğini öğretmiş oldu. Bir anda öğrenilen yeni bir bilgi yenilik içerse de insanın fikrini değiştirmeye neden olabiliyor. Geçmiş bir çırpıda silinip, yıkılıp bir kenara atılacak bir değer değil çünkü.
Bizim bu topraklar üzerinde yıllara dayalı bir geçmişimiz var. Bazen yenilik çalışmaları yaparken yeni sistemler, yeni gelişmeler, yeni oluşumlar kurarken farkında olmadan geçmişin mozaiklerini görmeme, tarihsel değerlerini fark etmeme durumuna düştüğümüz oluyor veya olabiliyor. Oysa bu toprakların bugüne kadar tanık olduğu geçmişi bir öğrensek beklide onun yaşadıklarının ve yaşattıklarının hatırına birçok fikrimizden vazgeçer eski ve tarihi olan bu dokusunu korumak için yeni projeler geliştiririz. Yeni bir fikirle yeni oluşumlar peşinde koşma yerine tarihin güzelliklerini ön plana çıkarıp onu yaşatmak ve onun öğrettiklerinden faydalanmayı yeğleriz.
Yüz yıllık bir duvarın varlığı nasıl ki benim eski evin yerine yeni ev yapma fikrini yerle bir ettiyse belki de bu topraklar üzerinde yenilikler yaratma veya oluşturma yerine eskinin mozaiklerinden faydalanmanın yollarını ararız. Kararları değiştirip yeni bir sayfa açmanın yollarını ararız. Dilerim yeni yıl bize geçmişimizin değerlerini anımsatıp onu koruyan yeni bir fikir ve zikir değişikliği sağlar.