"Karanlığa küfretmektense, bir küçük ışık yakın, daha iyi edersiniz."
Andre Gide
Kamuoyu uzun bir süredir ittihat ve tarakki uzantıları ile bunların karşıtları arasında bir güç dengesinin oluşumu mücadelesini izlemektedir. Devşirme bir ulus yaratma çabalarının modern çağdaki bilgi akışı karşısında ters düz olma durumunu şiddet yoluyla çözmeye çalışanlara başka bir güç; “dur orada” demeye başladı.Şimdi bu meseleyi nasıl çözümleyeceğimizi düşünüp durmakla meşguluz!
Köylerde yaşayanlar bilirler.Kuluçkalama dönemlerinde bazen evcil kümes hayvanların bir kısmının yeterli yumurtaları bulunmaz bu nedenle farklı yumurtalar kuluçkaya yatacak olan hayvanın altına konur.Örneğin kaz,ördek ve tavuk kuluçkaya yatınca altlarına diğerlerinin yumurtaları konur. Bunlara hindileri de dahil edebiliriz.
Kuluçka süresi tamamlanınca yumurtalarrın kabuğu çatlar ve hangi yumurta hangi hayvanın ise o civciv çıkar.Çıkar çıkmasına ama annenin durumu çok vahimdir. Ördek altından çıkan tavuk yavrular yüzme bilmezler diğer kardeşleri ise sudan çıkmazlar.Hindi yavruları hareket edemezken hindinin altından çıkan tavuk ve ördek yavruları ayrı alemdedirler.Ördek yavruları sıralı halde yürürken tavuk civcivleri dağınık yürürler.Anneler civcivleri nasıl toparlayacaklarına bir türlü karar veremezler.
Osmanlı devletinin birinci dünya savaşından sonra düştüğü durumun hesabını vermek zorunda kalan halkların kurduğu anadolu devletine Türkiye cumhuriyeti denildi. O dönemlerde akla gelen şey ulusalcılığın devleti yıktığı mantığı idi. Yeni bir ulus yaratma peşinde olanlar gücü ellerine geçirince ambarda ne kadar yumurta varsa hindinin altına bırakıp kuluçkaya yatırdılar.Civcivler çıkmadan da hepsinin adını koydular.”Hindinin altından çıkan tüm yavrular hindidir” diye.Süre dolup yumartadan çıkan yavrulara “Hindiyim, doğruyum, çalışkanım” dedirtilerek bir hindi topluluğunun kurulabileceği hesaplandı. Arada sırada hindi olmadığından şüphelenen olduysa da başı tez elden kesilerek lezzetli bir sofra oluşturuldu. Herkes “Hindi” olarak kalmaya devam etti. Gelin görün ki zamanla hindiler de yumurtlayıp kendileri kuluçkaya yatmaya başladı.Ülkede “hindi” adlı kazlar,ördekler,tavuklar çoğallmaya başladı.Teknoloji gelişip ülkeye ayna denilen bir cam gelincede herkes kendinden kuşkulanmaya başladı. Evet hindi olanlar vardı ama hindi diye tanımlananların çoğunluğu hindi değildi. Hindi değilim diyenin kellesi kesmekle bitmeyince de soruna bir çözüm bulmak lazım geldi.
İşte biz şimdi bu süreçteyiz.
Hindilikte diretenler ile yok kardeşim körmüsünüz bak bunlar kaz, bunlar ördek,bunlar tavuk ve bunlarda hindi diyenler arasında bir çatışmadır gidiyor.
Hindinin altındaki yumurtadan çıkmak hindi olmayı gerektirmiyor. Hindi değil diye kimsenin hindiye kızmasına ,küsmesine,hindinin canına okumasına da gerek yok.
İşte tam bu süreçte demokratikleşme adımları ile herkesin varlığı kendi kimliği ile kabul edilip hindikistan çatısı altında toparlanma çalışmaları yürütülüyor.
Andre Gide; "Karanlığa küfretmektense, bir küçük ışık yakın, daha iyi edersiniz." diyor.
Aslında doğru söylediğine inananlardanım.
Sorunlarımızı geçmişi eleştirerek,geçmişin tozlu ve karanlık tehlizlerini tartışarak çözemeyiz. Oturup aklı selim davranarak hindiden sonraki durumumuzu elden geçirip yeni yapımıza uygun bir yasal düzenleme ile yolumuza devam etmeliyiz.
Bu söylediklerimizin bir günde sihirli değnekle olmayacağını biz de biliyoruz.
Ancak;
Politikacısı politik cepheden,
Akademisyenler akademik cepheden,
Hukukçular hukuk cephesinden,
Askerler askeri cepheden,
polisler polis cephesinden,
Basın, basın cephesinden olaya el atıp düzeltmelere başlamalıdır.
Bu ülkenin çocukları bin yıl cezaevlerinden kalsa,bin yıl çatışarak birbirlerini öldürse,bin yıl aclık,sefalet ve imkansızlıklar içerisinde yaşasa sonunda gelinecek olan durum sorunun oturulup aklıselim ile konuşulmasından ibaret olacaktır.
Bu nedenle çatışmasızlık ortamının muhafazasında yarar bulunmaktadır.Bu nedenle dolduruşa gelip sağa sola saldırmaktan uzak durmakta fayda vardır.Bu nedenle cezaevlerine insan gönderilmesinden vaz geçilmesinde fayda vardır.
Biri hindidirler dedi diye suda yüzen ördeklere ateş açmaya ne gerek var ki! Bırakın yüzsünler onlar gerçekten ördek.İnanmazsanız yüzmeye kalkışın anlarsınız!
Next