Batman Üniversitesi gözbebeği kurumlarımızdan birisi. Bu nedenle de üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir kurum. Bu üniversitenin bugüne kadar gelmesinden en büyük emeği olanlardan birisi de şüphesiz rektörlük görevinde bulunan Prof.Dr.Abdüsselam Uluçam hocamız. Geçen gün haber merkezlerine üniversite senatosunun bir kararı aktarıldı. Batman Üniversitesi Ortadoğu’daki gelişmeler karşısında duyarsız kalmamış Mısır ve Suriyede ki olayları kınama kararı almıştır. Üniversitemiz tüzel kişiliğini temsil eden hocamız bir açıklama ve kınama ile yetinseydi bu yazıyı yazma gereksinimi duymazdık ancak senato kararı ile yapılan açıklama nedeniyle bir hatırlatmada bulunmak gerekecektir.
Şu konuya bir açıklık getirmek lazım.
Üniversiteler siyaset;
Yapmalı mı?
Yapmamalı mı?
Eğer yapmalı derseniz ona bir şey dediğimiz yok. Yapılmasın deniliyorsa ona da bir şey demeyiz ancak bir karar verilmesi lazım.
Batman üniversitesinin almış olduğu senato kararının doğru bir tavır olup olmadı bence gözden geçirilmelidir. Eğer üniversiteler hükümetlerin bakış açısına göre kararlar almaya başlarlarsa “özgür ve demokratik bilim yuvaları” olmaktan uzaklaşırlar.
Bu eleştiriyi sadece ben yapmıyorum. Örneklerine de bakmak lazım. Bugün iktidarda bulunan anlayışın da üniversitelerin bu tür çıkışlarına zamanında karşı çıktığını hatırlamak gerekir. Mesela İstanbul Üniversitesi rektörü Kemal Alemdaroğlu olayına bakalım.
İrtica ile mücadele adı altında sürdürülen çalışmalarda laik düzeni koruma adına ortaya çıkanların arasında Prof.Dr.Kemal Alemdaroğlu da bulunmaktaydı.Alemdaroğlunun Üniversiteye yaklaşımını kendi sözleri ile şöyle aktarmak mümkün;"550 yıllık üniversitemizin çağdaş, batılı ölçülerde yeniden yapılanması son 70 yılı kapsamaktadır. Üniversitemiz son 70 yıldır önder ve öncü üniversite olarak Atatürk İlke ve Devrimleri doğrultusunda kuşaklar yetiştiren bir bilim kurumudur" demişti. Bu anlayışta olduğu için de laiklik konusundaki tavırlarını da ona göre şekillendirmişti. Daha sonra siyaset mekanizmasının karşı cephesi tarafından çok eleştirildi ve kendisine “hocalık” yapması önerildi. Daha sonraki sürece hepimiz biliyoruz. Alemdaroğlu darbeye teşebbüs etmekle suçlandı ve Ergenekon davası kapsamına alınarak 15 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ne yapmıştı. Sanırım üniversite ve siyaset ilişkisini iyi kuramamıştı.
Batman Üniversitesi senatosu ise Türkiye’nin sınırlarını aşarak Mısırdaki darbeyi ve karşıtlarını gündemine almış ve kınamayı uygun görmüştür. Bununla yetinmemiş üzerine bir de Suriyeyi kınamayı da uygun görmüş. Güzel de ne alaka? Denilebilir ki bu insani bir yaklaşım. Evet insani yaklaşım iyidir ve biz de her iki olayı kınamıştık. Ancak bizim kınama şeklimiz ile üniversite senatosunun kararı farklı şeyler.
Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam başkanlığında 26 Ağustos 2013 tarihinde toplanan senatomuzun kararı şöyle; “Son yüzyılda yakın çevremizde yaşanan olaylar bilimsel süzgeçten geçirildiğinde, bu coğrafyayı yeniden şekillendiren güçlerin, tüm projeleri kendi çıkarları doğrultusunda oluşturdukları apaçık görülmektedir. Doğrudan kendi silahlı müdahalelerinin yanı sıra, Yetiştirdikleri veya görevlendirdikleri “erk” sahibi yöneticiler ve sosyal çevreler vasıtasıyla da, bu projelerin uygulanması sırasında karşılarına çıkan herkesi “kendi insanı dahi olsa” acımasızca yok ettiği, yaşanmış yüzlerce örnekle tarihe geçmiştir. En son olarak Mısır’da, halkın hür iradesiyle işbaşına getirdiği yönetime karşı yapılan askeri darbeyi içine sindiremeyen sivil, savunmasız ve masum halka karşı yapılan katliamlarla; Suriye’de kimyasal silah da kullanılarak kendi insanını acımasızca katleden zihniyetlerin kimliği, kişiliği ne olursa olsun insanlık suçu işlenmiştir, kanı veya gözyaşı dökülenlerle birlikte bizim de içimizi sızlatmıştır. Masum ve savunmasız olarak hayatını kaybedenlere rahmet, geride kalanlara baş sağlığı ve sabır diliyoruz. İnsanca yaşamayı yalnızca kendilerine ait olduğunu sanarak başkalarına hayat hakkı tanımayan güç sahibi zalimlerin de sonunun geleceğini hatırlatıyor, yaptıkları insanlık dışı vahşetlerini tel’in ediyoruz.
“OYNANAN SENARYOLARIN İÇİNE DÜŞMEYELİM”
Batman Üniversitesi Senatosu olarak, Türkiye’deki yükseköğretim kurumları ile tüm halkımızdan, oynanan bu senaryoların içine düşmeden kendi hür irademizle, kardeşlik, birlik ve beraberlik içinde kendi çocuklarımıza huzurla yaşayabileceği bir ülke bırakma gücüne ulaşmayı diliyoruz.”
Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularına biz de aynen katılıyoruz ancak üniversitemiz yönetiminin siyasetle ilişkisi konusundaki kararlarında biraz daha hassasiyetle davranması gerektiğini de hatırlatmak istiyoruz. Ülkemizde kınamayı ve restleşmeyi seven bu kadar kurum varken buna bir de üniversitemizi katmayalım olur mu?
Next