Bir kentin altyapısını oluşturan unsurlardan biri de şüphesiz ulaşımdır. Ulaşım sıkıntısı çekmeyen hemen hemen hiçbir ilimiz de yoktur. Hem Büyükşehirlerde hem de diğer şehir merkezlerinde mevcut olan ulaşım sorunlarının çözümü için planlı çalışmaların yapılması kaçınılmazdır.
Şehirlerarası ulaşımda olduğu gibi kent içi ulaşım sorununun çözümü için de gerekli yasal altyapının oluşturulması gerekmektedir. Bu yapı sağlanmadığı müddetçe kent içi trafik sorunlarının çözümü mümkün olamayacaktır. Çünkü Trafik sorunu ile ilgili sorumluluk alan birimler ne kadar koordinasyon içerisinde bulunurlarsa bulunsunlar, kendi mevzuat yapılarının ve hiyerarşik konumlarının dışına çıkamayacaklarından gerekli başarıyı gösteremeyeceklerdir.
Büyükşehirlerde Büyükşehir Belediye kanunu ile kurulan UKOME (Ulaşım Koordinasyon Merkezi) sayesinde ulaşımın düzenlenmesi konusunda etkili çalışmalar yürütülebilinmektedir. Bu yapının başında bulunan Belediye başkanının kontrolünde gerekli düzenlemeler yapılmaktadır. Kurulda bulunan diğer kuruluşların temsilcileri de bu yapının koordineli çalışması konusunda gerekli planlamalardan haberdar olmakta ve gerekli önlemlerin alınmasında katkı sağlayabilmektedirler.
5393 sayılı Belediye kanunu ise il ve ilçe Belediyelerinde böylesi bir yapıya yer vermemiştir. Şehiriçi toplu taşıma işinin düzenlenmesinde yetkiyi Belediyeye bırakırken diğer konularda yetki İl Trafik komisyonunda bulunmaktadır. Bu durum Trafik Denetleme şube Müdürlükleri ile Belediyelerin Ulaşım Hizmetleri Müdürlükleri veya Trafik Müdürlükleri arasında çok sıkı bir koordinasyon sağlanmasını gerektirmektedir. Bu birimlerde personel, ekipman, araç ve gereç sıkıntılarının bulunması durumunda da birimler asıl görevlerini yürütmeye çalışırken koordinasyon sağlanması hususunda sıkıntılar doğmakta, yetkiler konusunda çelişkiler yaşanmaktadır.
Örneğin; Belediye trafik ekipleri kaldırım üzerinde park eden araçları çekme yetkisine sahip iken, Trafik denetleme ekipleri yol üzerindeki araçları çekme yetkisine sahiptir. Belediye trafik zabıtası kabahatler kanunu dışında trafik cezası kesememektedir. Öte yandan otopark alanlarının belirlenmesi yetkisi Belediyelerde bulunduğundan bu konuda da Trafik denetleme ekipleri park yeri konusunda benzer sıkıntılarla karşı karşıya kalmaktadırlar.
Öncelikle bu yasal yetki dağınıklığının giderilmesi gerekmektedir.
Son olarak çıkarılan kanun ile Belediyelerin üç yıl içerisinde Ulaşım Ana palanı hazırlamaları bir zorunluluk haline getirilmiştir. Bu yasa ulaşımın rahatlatılması açısında faydalı olacaktır. Kent ulaşım Ana Palanlarının hazırlanması ile araç depolama alanları, izlenecek güzergahlar, toplu taşımanın yönlendirilmesi, trafiğe dahil olacak araçların durumu gibi konularda daha planlı çalışmaların yapılması mümkün olacaktır. Bütün bu çalışmaların alt yapıları teknik elemanlar tarafından hesaplanacağından dolayı da sonuca gitmek daha kolay olabilecektir.
Bütün bunlara rağmen her ne kadar sağlam yasal altyapı oluşturulursa oluşturulsun ulaşım düzenlemeleri sadece kanun koyucu ve uygulayıcısının gayretleri ile başarılı olamamaktadır. Bu konuda müdahil olan diğer kesimlerin de katkıda bulunması zorunludur. Araç sürücülerinin trafik kurullarına uymaları gerekmektedir. Vatandaşların alınan kararlara saygı gösterip uygulanması noktasında yardımcı olmaları gerekmektedir. Park sıkıntısının çekildiği alanlarda kapalı otoparkın kapısına arabasını bırakıp çekip giden sürücünün arabasını çekmek çözüm müdür? Açık otoparkın kenarındaki kaldırımın üzerine aracını çekip park eden vatandaşa ne diyeceğiz? Tek yön levhasına rağmen tersten girip trafiği allak bulak eden sürücünün yaptığına ne denmelidir? En işlek ve trafik akış sorunu bulunan caddenin ortasına demir indiren esnafa, Dükkânın önündeki kaldırımı mal ile dolduran tüccara, işyerinin önündeki kamu alanını kendi park alanı ilan eden iş yeri sahibine ceza yazmakla sorunu çözebilir miyiz?
Cezai yaptırım bazen kaçınılmaz olmaktadır ancak cezai yaptırımın yanında vatandaşların da bilinç düzeylerini yükseltmeleri ve sorunsuz bir yaşam için katkı sunmaları gerekmez mi?
Ülkemizde trafik kural ve işaretlerine uyulmadığı için her gün onlarca vatandaşımız canını kaybediyor. Hergün onlarca yuva yıkılıyor. Trafik kazalarına verdiğimiz kurban sayısı savaş halindeki ülkelerin verdiği kayıplara denk düşen bir sayıdır.
Ulaşım hayatımızın vazgeçilmez temel bir ihtiyacıdır. Ulaşımın sorunlarını çözmek için bütün kesimlerin gerekli hassasiyeti göstermeleri ve desteği sunmaları gerekmektedir. Kentin ve ülkenin ulaşım sorunu sadece trafik polisleri ile Trafik zabıtasının sorunu değildir. Herkesin bunu anlayışla karşılaması ve gereken desteği vermesi gerekmektedir.
Next