Türkiye’nin temel sorunlarından olun Kürt sorununun çözümü noktasında talep ve beklentilerin ortaya konulması ve bu taleplere çözüm bulunması yolunda son dönemde ciddi çalışmaların yürütüldüğü görülmektedir.
Yapılan görüşmeler, araştırmalar, tartışmalar ve önerilen düşüncelerden anlaşıldığı kadarıyla Türkiye’de Kürt sorununun demokratik zeminde çözümünün yolunun açılması istenmektedir. Bu öneri ve talep radikal olmayan kesimlerce de genel kabul görmektedir.
Oldukça çetrefilli hale gelmiş bulunan Kürt meselesinin çözümünün kolay olmayacağı aşikârdır. Çünkü barış kararları almak savaş kararları almaktan daha güçtür. Sağlam ve ilkeli bir duruş gerektirmektedir.
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar vakfı (TESEV) ülkenin temel sorunu olan Kürt sorununun çözümü konusunda bir araştırma yapmış. Bu araştırmanın sonucu kamuoyuna açıklandı. Genel ilkeler açısından değerlendirildiğinde sorunun tespiti ve çözüm önerileri konusunda oldukça etkili vurguların yapıldığını ya da tespit edildiğini söylemek mümkündür. Böylesi bir araştırmayı kamuoyuyla paylaşan TESEV, ortaya çıkan taleplerin kendi görüşü olmayıp görüşlerine başvurduğu kesimlerin görüşü olduğu belirlemesiyle biraz temkinli davranış sergilemiş olsa da araştırmanın hazırlanıp yayınlanması bile başlı başına bir sorumluluk örneği olduğunu belirtmek yanlış olmaz sanırız.
Rapor ana başlıkları ile
—Operasyonların durdurulup ateşkes ilan edilmesini
— PKK’nın silahsızlandırılmasını
— Kürt dilinin eğitim dâhil diğer alanlarda kullanılmasının önünün açılmasını
— Vatandaşlık tanımının düzenlendiği yeni sivil ve demokratik bir anayasanın hazırlanmasını
— Seçim barajının düşürülmesini
—Kürt siyasi partileri ile diyalogun geliştirilmesini
— Genel bir eve dönüş yasasının hazırlanması
Gibi çok önemli konu başlıklarına vurgular yapmaktadır.
Genel bir demokratik açılımın sağlanması olarak yorumlanabilecek olan bu adımların atılması durumunda Ülkede otuz yıldır sürmekte olan silahlı çatışmanın bitmesi ve sorunların meclis çatısı altında veya ülke kamuoyunda siyasal yollarla çözümlenmesinin imkânının doğacağını söylemek abartılı olmayacaktır.
Bilindiği gibi Ülkemiz AB üyeleri arasında İngiltere ve Yunanistan’dan sonra silahlanmaya en fazla bütçe ayıran üçüncü ülke konumundadır. Yunanistan ile Kıbrıs konusunda yaşanan sorundan başka aktif olan tek çatışmalı alan Kürt sorunundan kaynaklı olan çatışmalardır. AB’ye girmemiz durumunda Yunanistan’la olan sorunun çözümü ile birlikte Kürt sorunundaki çatışmaların da bitirilmesi ile askeri alanda yapılan harcamaların eksilmesi, ülkenin kaynaklarını yatırımlara yönlendirerek bir kalkınma hamlesi gerçekleştirmesi mümkün olacaktır.Bu hem işsizliğin azaltılmasını sağlayacak hem de sosyal dengenin sağlanması nedeniyle sosyal patlamaların önünü de kapatmış olacaktır.Yani operasyonların durdurulması ile başlatılması mümkün olan sürecin başlaması durumunda içte ve dışta yapılan diplomatik girişimler sonucunda Kürt sorununda olumlu sonuca varmanın ümidi doğacaktır.Ancak son günlerde medyada çıkan haberlerden öğrendiğimiz gibi Zile kampında silahlarının bedeli ödendiği haldi teslim alınmayan yada alınamayan militanların durumu değerlendirildiğinde bir silahsızlandırma programının zorlukları ortaya çıkmaktadır.
her şeye rağmen artık sorunun tespiti ve çözüm yolları konusunda yeterli bilgi ve görüşe sahip olduğumuzu söylemek mümkündür. Gelinen süreçte istenmesi ve dürüst davranılması durumunda Ülkeyi çatışmalı ortamdan kurtarmak mümkündür. Bu ortam ülkede bugüne kadar yakalanabilmiş en iyi ortamlardan biridir. Birileri yeni bir provokasyon yaratmadan bu ortamın gereklerini yerine getirmek gerekmektedir. Sorunun askeri yöntemlerle çözümlenemeyeceği artık çatışan taraflarca da açık bir şekilde dile getirilmektedir.
Türkiye’de bütün eksikliklere rağmen çok önemli gelişmelerin kaydedildiğini kabul etmek gerekmektedir. Ancak atılan adımlardaki çelişkileri de görmek gerekir. Bir yandan TRT’de Kürtçe kanal açarak Kürt dilinde yayınlara hazırlanan ülkemiz diğer taraftan Kürt dilinde mevcut olan harfleri yasaklayarak, cezaevlerinde Kürtçe konuşmaları engelleyerek çelişkiler yaratmaktadır.
TESEV raporu bütün boyutlarıyla değilse bile Kürt sorununu, talepleri ve yapılması gerekenleri sıralaması açısından önemlidir. Operasyonların durdurulması ve bir süredir hazırlıkları sürdürülen Anayasa çalışmalarının hızlandırılması umutların yeşermesini sağlayabilir. Bu adımların atılması durumunda diğer gelişmelerin zincirleme olarak ilerleyebileceğini düşünüyoruz. Beklentimiz ve umudumuz olan kardeşin kardeşle çatışmadığı bir ortamın yaratılması bu ülkeye yapılacak en büyük hizmet olacaktır.
Next