Belediyemiz yeni bir temizlik kampanyası başlatarak, halkımızı daha temiz bir şehirde yaşaması konusunda bilinçlendirmeyi amaçlamıştır. Kampanyanın başarıya ulaşmasını diler, böyle bir kampanyayı hayata geçirdiği için de Başkan Vekili´ni tebrik ederim.

            Kültürümüzde evlerimiz kutsal addedilir ve temiz tutmak için ev halkı elinden gelen çabayı gösterir. Sokak ise ikinci planda yer alır. Bu nedenle hiç kimse elindeki çöpü evinin herhangi bir yerine atmazken, rahatlıkla sokağa atabilmektedir.

            Önceleri sokağı kirletmek için bu kadar malzeme de yoktu. Tüketim araçları arttıkça, beraberinde bu araçların ambalajlarının nereye atılacağı konusu da gündeme geldi. Bu değişimi zamanında algılayıp doğru okuyan  şehirlerdeki kurum ve yöneticiler bu ihtiyaçlar için tedbirlerini alarak, halkın bu alandaki gereksinimleri olan çöp kovalarını şehrin muhtelif yerlerine bırakarak şehirlerin temiz tutulmasını sağladılar.

            Batman şehir olarak büyümesine karşın şehirleşme konusunda maalesef hak ettiği yere gelememiştir. Şehirde yaşamak ile şehirli olmak aynı olgu değildir. Yaşanan yoğun göçlerle sürekli büyüyen şehirde hâkim bir geleneksel kültürün olmaması temizlik sorununu da beraberinde getirmektedir.

            Şehirleşememekten kasıt altında lüks arabalarla gezerken, arabadaki küllüğü yolun ortasına dökmektir. Şehirleşememek demek, evinin içini en modern teknolojik araçlarla doldururken, çocuk bezini pencereden aşağıya atmaktır. Şehirleşememek demek, takım elbiselerle grand tuvalet gezerken, boğazındaki balgamı veya tükürüğü sokağın ortasına boşaltmak demektir.

            Temizlik kampanyaları yapmak, halkı ve özellikle çocukları bilinçlendirmek için çaba göstermek çok önemlidir. Ancak bu kampanyaları halkın geneline yaymak, özellikle okul çağındaki çocuklarımıza değişik etkinliklerle bu bilinci kazandırmaya çalışmak gelecekte şehir kültürünü hakim kılma açısından daha çok önem arzetmektedir.

            Belediye temizlik kampanyasını sadece sokakları temizlemek üzerine kurmamalıdır. Sadece ana bulvarlara ve birkaç caddeye çöp kutusu yerleştirmek genel bir temizliği sağlamak için yeterli değildir. Şehrin her tarafına özellikle de okullarımıza ve okul çevrelerine daha çok çöp kutuları yerleştirilerek öğrencilerin, çöplerinin çöp kutularına atmalarını özendirmek gerekir.

            Bu konuda yapılabilecek diğer bir çalışma da, çöplerin ayrıştırılarak toplanmasıdır.  Çöpün geri dönüşümü bir çok ülkede ekonomiye büyük bir katma değer sağlarken, bizde sadece yer işgal eden çöp dağlarımız vardır. Camların, kâğıtların, kartonların, ilaçların, plastik eşyanın, pillerin birlikte toplandığı bir çöp toplama sistemi sadece geri kalmış ülkelerde mevcuttur. Şu anda bütün Belediyelerin bir çoğunun en büyük sorunlarından biri çöp ayrıştırma işlemlerinin sağlıklı yapılmaması gelmektedir.

            Bunun için kanımca yapılması gereken, siteler veya sokaklar bazında her çöp çeşidi için çöp konteynırları koyarak, çöplerin toplanma aşamasında ayrıştırılmasını sağlamaktır. Çöp konteynırları  renkler bazında ayrıştırılarak ve hangi çöpün hangi konteynıra atılacağı konusunda  halka broşürler dağıtarak bilinçlendirilmelidir. Yoksa yol boyunca çöpleri karıştıran biçare insanları ya da bir plastik şişeyi almak için kocaman çöpü yerlere döken çocuk manzaralarını daha çok göreceğiz.

            Okullarımızda ve resmi kurumlarımızdaki kâğıt israfını önlemek için de herhalde kurtarıcı beklemeye gerek yoktur. Birçok projeye imza atan Milli Eğitim Müdürlüğümüz öncelikle kendi kurumu başta olmak üzere tüm okullarımızda kâğıt israfını önlemek için de bir proje geliştirir ve her yıl binlerce ağacı kesilmekten kurtarır.