Toplum olarak patavatsız hareketlerimiz ve tedbirsizliklerimizle ne kadar övünsek azdır! Öyle ya gün geçmiyor ki bu lakaytsızlığımız yüzünden birileri canından olmasın veya yaralanmasın. Ne doğru dürüst sevinmesini biliyoruz ne üzülmeyi hele hele duygularımızı dile getirme yöntemlerimiz bir acayip.

Ne yazık ki bu huyumuz nedeniyle sorunlarımız her gün artıyor. Sevinçlerimiz bu tedbirsizliklerimiz nedeniyle acıya dönüşebiliyor. Dikkatsizliğimiz insanlarımızın canına ve malının zarar görmesine neden oluyor.
Malum toplumsal sorunlarımız ile listenin başında bulunan bir memleketin evlatlarıyız. Açız, işsiziz, açıktayız, eğitimsizliğimiz ve düzensizliğimiz de cabası. Toplumsal ve bireysel sorunlarımız var ve bu sorunlar nedeniyle ne yazık ki yaptığımız işe odaklanamıyoruz, dikkatimiz dağılıyor. Bu durumlar da acı olaylara neden oluyor.
Mevsimlik işçilerimiz diye bir tabirimiz ve çalışma yöntemimiz var. Bölgemiz ve ilimizdeki çaresizlik nedeniyle iş bulamayan hemşerilerimiz yurdun başka bölgelerinde iş olanakları ortaya çıkınca geçimlerine bir nebze dahi olsun katkı sunmak için işin durumuna göre çocuklarını alıp çalışmaya gidiyorlar. Portakal toplamak, fıstık toplamak, pamuk tarlalarında çalışmak gibi mevsimlik işlerde çalışarak geçinmeye çalışıyorlar. Lakin bu mesele sorunlara neden oluyorlar. Bazı bölgelerde mevsimlik işçilere karşı sert tepkiler ortaya konuyor. Milliyetçi çevreler olaylar çıkarıyor ve saldırılar gerçekleştiriyorlar. Bu tür olayların gazete manşetlerine ve hazırlanan raporlara konu olduğunu hepimiz biliyoruz. Sadece bu değil bir de işe giderken ucuz yolculuk yapılsın diye denenen yöntemler var ki her yıl meydana gelen trafik kazalarından onlarca insanımız yaşamını yitiriyor.
Geçen hafta Antalya’da meydana gelen trafik kazasında yine insanlarımız yaşamlarını yitirdi ve yaralandı. Etraf can pazarına dönüştü. Elbette yine gerekçe dikkatsizlik ve tedbirsizlik olarak karşımıza çıktı. Olayın olmaması dileğimiz olsa da ne yazık ki bu sistem böyle devam ettikçe böylesi tablolarla karşılaşmamız da devam edecektir. Konu ile ilgili İnsan Hakları Derneği bir açıklama yaptı. Tarım işçilerinin sorununun çözüme kavuşmamasını Hükümetin politikasına bağlayan İHD, yaptığı açıklamada “Batman’dan da her yıl binlerce kişinin ekmeğini kazanmak için göç yollarına düştüğü bilinmektedir. İşsizliğin kol gezdiği ve yatırımların gözle görülemeyecek kadar az olduğu şehrimizden, iş bulmak ve emeğiyle geçinmek, evine bir parça ekmek götürebilmek için, göç etmek zorunda kalan insanlarımızın durumuna seyirci kalınmamalıdır. İnsan hakları savunucuları olarak tüm kamuoyuna sesleniyoruz: İşçilerin yaşadıkları hak ihlallerine karşı kayıtsız kalmayalım” şeklinde açıklama yaptı.  Yani sorun artık bir insani sorun haline gelmeye başladı. Yetkililerin konuyu siyasi ve sosyal olarak ele almalarında büyük yararlılıklar olacaktır.
Tedbirsizliklerimizi örnek sadece bu konu mu derseniz cevap; hayırdır. Bir de sevinirken yaptıklarımız var ki başkalarının canına mal oluyor. Herkesin duygularının kabardığı keyfine keyif diyemeyeceği zamanları olur. Sevinir, şarkı söyler, hoplar, zıplar çocuklar kadar şen oluruz. Bu sevinçlerin kimseye zarar vermeden gerçekleşmesi gerekir. Halay çekersiniz, bağırırsınız, şarkı söylersiniz bunlar makul sayılır ama bir huyumuz var ki işte o sevincin içine acıya katıyor. Silah kullanmak. Sevincini silah patlatarak dile getirenlerin bu silahın nesi ile mutlu olduklarını anlamakta hakikaten sıkıntı yaşıyorum. Çünkü hem rahatsız edici bir durum hem de ölümlere ve yaralanmalara neden oluyor. Hadi Allahın çölünden silah sıksanız bir nebze anlamak mümkün olacak ama yüz binlerce insanın yaşam alanı olan şehirlerin içinde, apartman balkonlarından havaya silah sıkmak da neyin nesi oluyor?
Sıktığınız silahların mermileri havada kalmayacağına göre mutlaka birilerinin tepesine inecek ve belki de ölmelerine neden olacaktır. Nitekim benzer bir olayı geçen hafta yaşadık. Konuyu ile ilgili olara yayınlanan habere bakalım;”Batman’da halı sahada maç izleyen bir kişi, nereden geldiği belli olmayan bir kalaşnikof mermisiyle yaralanarak ölümden döndü. Edinilen bilgiye göre, dün saat 19.30 sıralarında TPAO karşısındaki halı sahada maç izleyen Bekir A. (40), nereden geldiği belli olmayan bir kalaşnikof mermisinin ensesine isabet etmesi sonucu yaralandı. Yaralı şahıs, çevredekilerin yardımıyla hemen Batman Bölge Devlet Hastanesine kaldırıldı. Burada yapılan operasyonla Bekir A’nın ensesine isabet eden mermi çıkarıldı. Şahsın ölümden dönmesine sebep olan olayla ilgili soruşturma başlatıldı.”
Allahın emri silah kullanan şahsı bulmak mümkün olmayacak. Vatandaş keyifle seyrettiği maçın kendisine zehir edilmesinden çok şimdi yaşadığı için sevinmek durumunda kaldı. Peki, silah magandaları buna hakkınız var mı? Seviniyorsunuz diye başkasının hayatına kastetmeye hakkınız var mı? O kurşunlar başkası tarafından sizi sıkılsaydı kıyametleri koparmaz mıydınız?
Onun için lütfen tedbirsizliklerimize artık bir son verelim. Hatalarımız ve yanlışlıklarımız başkalarının hayatına mal oluyorsa durup biraz düşünelim ve bu yanlışları tekrarlamayalım.