Batman Kültür ve Sanat Derneği Şubesinin açtığı Tango dansı kursu geçen haftaki bazı gazete ve televizyon kanallarının gündemindeydi. Özellikle Haber Türk kanalı konunun üzerinde durmaya çalışarak böyle bir olayı basın açıklamasıyla kınayan Batman Mustazaf Der. i suçlayıp sanki Mustazaf der, Tango kursunu açanları tehdit ettiği imajını vermeye çalışıp öküzün altında buzağı aramaya başladı. Gerek Mustazaf Der. ve gerekse Batman Kültür ve Sanat Derneği başkanlarının hiçbir tehdidin yapılmadığı açıklama yapmalarıyla olay gündemden düştü.

        Dini açıdan böyle bir dansın hükmüne gelince, Hak veya batıl her dinin bazı ahlak kuralları olduğu gibi hiç bir dine inanmayan toplumların da bazı ahlaki kuralları vardır ve bu ahlaki kurallarına göre beraberce yaşamlarını sürdürmektedirler. Bu kurallar olmadan yaşamlarını ve birbirleri ile olan münasebetlerini sürdürmeleri imkânsızlaşır. Dinlerin özünden uzaklaşan Yahudi ve Hıristiyanlar ile Ateistler böyle bir dansı kendi ahlaki değerlerinin arasında görmeleri normal karşılanabilir. Çünkü onlara göre haram diye bir değer mefkûresi olmaz. Onlara göre bir şeyi can çekiyorsa ve toplum da kabul ediyorsa o şey normal sayılır. İslam´dan önceki Mekke toplumunda bir kadının on erkekle evli olması normal sayılırdı ve çocuk doğunca da onunla ilişkide bulunan erkekler sıraya dizilirlerdi. Kadın da bu çocuk bundandır derdi ve çocuk onun olurdu. Bazı ateist toplumlarda insanların kızlarıyla veya kız kardeşleriyle evlenmeleri normal görülmüştür. Bunlara göre bunlar ahlaki değerlerdir.

        İşte bunların bu şekildeki ahlaki değerleri olduğu gibi İslam´ın da ahlaki değerleri vardır. Bu ahlaki değerler Müslümanlar tarafından değil, belki Cenabı Allah tarafından tesbit edilip peygamberleri vasıtasıyla inananlara bildirilir. Allah´ın toplum için tesbit ettiği ahlaki değerler bağlayıcıdır. Diğer insanların ahlaki değerleri değişkendir. Her an değişebilir. Ancak Allah´ın sunduğu ahlaki değerler değişmeyi kabul etmez. Olduğu gibi ya kabul edilir ya ret edilir. Kabul edildiği takdirde ölümden sonra Cennet gibi büyük bir mükâfatı olur. Kabul edilmeyince de Cehennem gibi büyük bir cezası olacak. Yüz yirmi dört bin peygamber bu şekilde insanları uyarmışlardır.

       Gelelim konumuzu oluşturan Tango dansına, Bu dans İslam dışı toplumlarda yaygındır. Batı kültürünün tesiri altında kalıp da kendilerini Müslüman kabul eden çevrelerde de yaygınlaşmıştır. Ancak dinini bütün olarak yaşamaya çalışan. Hz. Peygamberi kendisi için örnek kabul eden ve İslam´daki helal ve haram inancını kabul eden kimseler böyle bir dansı yapmazlar ve böyle bir kursu açmazlar. Çünkü yabancı bir kadınla bir erkeğin göz-göze ve burun-buruna birbirlerinin belinden tutarak oynamaları kesinlikle haramdır, günahtır ve İslam ahlakıyla hiçbir alakası yoktur. Ancak eşler yatak odalarında böyle bir dansı yapabilirler.

         İslam´a göre namahrem sayılan erkek ve kadınların tokalaşmaları dahi günahtır. Resulullah (s.a.v) hiçbir kadınla tokalaşmamıştır. Akabe biatinde Resulullah erkeklerin ellerini teker-teker tutarak onlardan biat aldı. Kadınlardan da sözlü olarak biat aldı ve ellerini tutmadı. Bunları bilmemiz lazım. Kabul edilir edilmez o ayrı bir şeydir. Kimse kimseye zorla bir şeyi kabul ettiremez. Ancak İslami kuralların anlatılması herkese farzdır. Hadiste buyrulur ki: “Biriniz bir kötülük gördüğü zaman onu gücüyle engellesin. Gücüyle engelleyemiyorsa diliyle anlatsın. Bunu da yapamıyorsa kalbiyle nefret etsin. Bu da imanın en zayif mertebesidir.” (Müslim)

      Kanaatime göre erkek olsun kadın olsun kalbinde birazcık ahiret korkusu olan bir kimse, hanımını, kızını veya koca ve oğlunu öğrenmek için yabancı karşıt diğer bir cinsle dans yapmaya gönlü rahat etmez. Çünkü namus duyguları genelde insanın fıtratında vardır. Ancak İnsanlara sık-sık helal, haram ve Allah korkusu anlatılmadığı takdirde hadisi şerifte ifade edildiği gibi İnsanın kalbi kararır. Tevbe etmediği takdirde kalp tamamıyla siyaha kaplanır. Artık haya duyguları körelir ve nasihatlerden de fayda görmez. Ona göre her şey mubah olur. Canı ne isterse veya maddi kazancı nereden gelirse gelsin onun için kâr sayılır.

       İslam´ın öngördüğü kurallar gündemden çıktıkça zina olayları ve gayri meşru ilişkiler de çoğalmaktadır. Televizyon ekranlarında seyredildiği gibi değişik zamanlarda polisler fuhuş operasyonunu yapmaktadırlar. Bazen birçok yabancı uyruklu kadınları sınır dışı etmektedirler. Ancak bir kapıdan çıkarlar diğer kapıdan girerler. Çünkü bunun caydırıcı herhangi bir cezası yoktur. Zaten Avrupa standartlarını yakalamak için zina da suç olmaktan çıkmıştır.

         İslam dini namuslara leke getirmemek için kadın ve erkek münasebetlerini kural altına koymuş, zinaya bulaşmamaları için bırakın dans yapmayı el tutuşmayı ve namahrem sayılan bir kadınla bir erkeğin kapalı bir yerde baş başa kalmalarını da yasaklamıştır. Çünkü ateşle benzin yan yana konulunca tutuşmaması mümkün değildir. Kadın- doğum servisine erkek doktorların baktıkları, karma eğitim namı altında senelerce aynı sırada kız ve oğlanların eğitim gördükleri bir toplumda yalnız Tango dansı üzerinde durmanın fazla bir önemi olmaz. Deveye sormuşlar senin neren eğridir? Deve de benim nerem doğru ki eğriyi size tarif edeyim. Diye cevap vermiştir. Resulullah (s.a.v) buyurur ki: “Siz, sizden öncekilere karış -karış, arşın -arşın uyacaksınız. Onlar kertenkelenin inine girseler de siz onlara uyacaksınız. Sahabeler sormuşlar: Ey Allahın Resulü! Onlar Yahudi ve Hıristiyanlar mıdır? Resulullah onlardan başka kim olabilir? Diye cevap vermiştir.” (Buhari, Müslim)

            Onun için bir kısım insanlar birkaç kuruş kazanmak için İslam´ın haram saydığı bazı çirkef işleri ekmek kapısı olarak görürler. Fuhuş işletirler. Uyuşturucu ticaretini yaparlar. Tango dansına verilen para ve harcanan zaman,  din ve dünya için faydalı yerlere harcanmalıdır. Avrupa çökmeye doğru gidiyor. Çünkü Şehevi ve zevki duyguların önü sonuna kadar açık bırakmışlardır. Onlarda Haya diye bir nesne kalmamıştır. Evlilik dışı yaşam, evliliğin yerine geçmiştir. Erkek erkekle resmen evlenebilmektedir. Çocuk yapma yerine, vakitlerini köpek beslemekle geçirirler. Eğer Müslümanlar akıllanır, birbirleriyle savaşmayı durdururlarsa ve onlardan silah alımını bırakırlarsa ekonomileri de çöker ve ayakta durmaları mümkün olmaz.

        Günah sayılan kötülük, tıpkı vücuda bulaşan bir mikrop gibidir. Erken tedavisi yapılmazsa kansere dönüşür ve insanı öldürür. Onun için Yalnız Mustazaf Derin bunu kınaması yeterli değildir. Belki Batmandaki bütün sivil kuruluşları ve basın organları bu olayı kınamaları gerekir. Her Müslüman kendi ahlaki değerlerine sahip çıkmalıdır. Kendi tepkilerini ortaya koymalıdır. Batman gibi bir yerde Tango dansı kursunun açılması bütün Batmanlıları üzmüştür. Bu gün Tango kursudur. Yarın da Genelevi gündeme gelebilir. Önceleri “Kürtler namuslarına bağlıdır” diye bir söz yaygındı. Bu söz inançtan kaynaklanan bir mirastır. Bu mirasa sahip çıkmak her Müslüman´ın hakkıdır. Onun için din ve dünyamız için faydası olmayan ve neslimizin ahlaki değerlerini alt üst eden her hareket ve faaliyeti kınıyorum. Allah´a emanet olun!