Yeterince sorunumuz yokmuş gibi bugünlerde gündemi işgal eden konulardan birisi de Suriyelilere vatandaşlık hakkının verilmesi oldu.
Konuyu siyaset gündemine her ne kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taşımış olsa da meselenin fikir babalığına soyunan kediciklerin lideri konumundaki Adnan Oktar oldu. Konu ile ilgili açıklama yapan Oktar; : "Ben Vatandaşlık verilsin diye rica ettim hükümete. Allah razı olsun daha 48 saat geçmeden hükümet karar aldı. Hiç kimseden duymadım vatandaşlığa geçsinler diye. Bir tek ben söyledim " dedi.
Lakin bu mesele öyle kedicik sahiplerinin açıklaması ile veya hükümet yerine geçmeye çalışan cumhurbaşkanımızın söylemi ile bitecek bir konuya benzemiyor.
İşsizlik sorununun had safhada bulunduğu, ekonominin can çekiştiği, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde uçakların kullanıldığı bir içi çatışma yaşayan, Muhalefeti ile hiçbir konuda uzlaşma imkânı bulamayan ülkemizin, yapılan açıklamalara göre 2 milyon 700 bin civarındaki Suriyeli sığınmacıya vatandaşlık hakkı vermesi öyle kolay yenilir, yutulur bir lokma değil.
Türkiye Suriye meselesini her ne kadar yetkililerin açıklamaları ile ve bakış açıları ile kendi iç meselesi olarak görerek müdahil olmuş olsa da görülmüştür ki Suriye iç savaşı ve meselesi Türkiyenin meselesi değildir. Türkiye’deki hükümet ve iktidar ülkemizi Suriye meselesine bulaştırmıştır. Bu politikanın yanlış olduğu da zaten fiilen görülmektedir.
Suriye konusunda yapmış olduğumuz tek doğru mesele baskıya uğrayıp canlarını kurtarmak için sınırımızı dayanmış olan Suriyelilere sınırlarımızı açmak olmuştur. Bu insani bir durumdur ve yaşamları tehlikeye girmiş insanları kabul etmek bir insanlık görevidir.
Ülkelerindeki iç savaş nedeniyle ülkemize sığınan Suriyeliler ülkemizde her ne kadar misafir olarak ağırlanmakta iseler de aslında sığınmacıdırlar.
İnsan Hakları evrensel bildirgesine göre de sığınma hakkı şöyle tanımlanmıştır; : "Herkesin zulüm karşısında başka ülkelere sığınmacı ve bu ülkelerce sığınmacı işlemi görme hakkı vardır" (madde 14/1)
Suriyeliler iç savaş yüzünden ülkemize toplu olarak sığınan sığınmacı durumundadırlar. Sayıları da bir ülkenin bir anda kabul etmesi oldukça zahmetli olan bir rakama tekabül etmektedir.
Her ne kadar değişik bölgelerde kurulan kamplarda barınmak zorunda kalan Suriyeliler varsa da sonuç olarak ülkenin dört bir yanına dağılmışlardır. Bulundukları yerlerde de zaman zaman çıkan olaylara karışmakta ve olumsuz bir imaja sahip olmaktadırlar.
Şimdiki durumları nedeniyle mağduriyetleri söz konusu lakin ucuz iş gücü oldukları için de işsizlik konusunda vatandaşların tepkilerini çekmektedirler.
Türkiye’deki işsiz sayısı kadar bir nüfusu alıp vatandaşlığa kabul ettiğinizde sorunun daha da büyüyeceğini görmek gerekiyor.
Türkiye’de yürürlükte bulunan 29.05.2009 tarih ve 5901 sayılı vatandaşlık kanunu bu konuda düzenleme getirmiştir. Bu kanuna göre vatandaşlık için gerekli olan durumlar şunlardır;
MADDE 10- (1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.
Başvuru için aranan şartlar
MADDE 11- (1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda;
a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak,
b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etmek,
c) Türkiye'de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek,
ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,
d) İyi ahlak sahibi olmak,
e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,
f) Türkiye'de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak,
g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak, şartları aranır.
(2) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda, yukarıda sayılan şartlarla birlikte, taşıdıkları devlet vatandaşlığından çıkma şartı da aranabilir. Bu takdirin kullanılmasına ilişkin esasların tespiti Bakanlar Kurulunun yetkisindedir.
Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller
MADDE 12- (1) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Bakanlığın teklifi, Bakanlar Kurulunun kararı ile aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler.
a) Türkiye'ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.
b) Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler.
c) Göçmen olarak kabul edilen kişiler.
Yasal durum önemli değil parlamentodan anında yasa çıkarılır deniliyorsa diyecek bir şey yok ancak bu kadar sayıda insanı vatandaşlığa kabul etmenin siyasal ve sosyal sonuçlarının düşünülmesi gerekmektedir. Bir tek Suriyeliyi evinde misafir etmeyenlerin milyonlarca insanı yurttaşların evine misafir etmeleri doğru bir yaklaşım olmasa gerek. Yapılması gereken bu insanların ülkelerine sağlıklı bir şekilde dönüşlerinin sağlanması için gerekli ortamın sağlanmasıdır. Ülkesindeki aç insan sayısını artırarak gelişen ülke bulamazsınız.
Next