Hatırlarsanız en son yazımı gurbetteki ve sürgündeki Kürtler üzerine yazmıştım. Yazımın yayınlanmasından birkaç gün sonra Avrupa´da sürgünde olan ve sürekli yazılarımı takip eden bir okurumdan eleştiri aldım. Eleştirisinde kalemimin gücünün zayıf olduğundan ve de bildiğim bir konuyu niçin hiç ele almadığımdandı. Okurumun bu eleştirisine istinaden sorularına cevap vermek istedim. Evet kalemim güçlü olmayabilir, ben de bunun farkındayım; ama şu da bilinmeli ki kimsenin kalemi birden güçlenivermez, bunun için bol okumak ve araştırmak gerekir, inşallah ben de bunun gayreti içerisindeyim. İkinci sualine gelince; bildiğim, tanık olduğum bir ailenin elzem dolu dramını bilmeme rağmen bu konuyu niçin kaleme almayışımdır. Değerli okurumun haklılık payı yok değil; ama sürgündeki bu aileye yönelik özel bir çalışma yapmak için zaman ve şartları kolluyorum. Bu uygun zaman ve şartlar da inşallah en kısa sürede Batman Gazeteciler Cemiyetinin on beş üyesini Avrupa´ya göndereceği sürede olacaktır. Evet sürgündeki bu ailenin yaşadığı dramın çoğunu biliyorum ve bazı acı gerçeklere de tanık oldum; ama bu dramı ben bir zat, eşini ve iki oğlunu kaybeden, bir oğlu tekerlekli sandalyeye mahkum olan, bir oğlu yıllarca ceza evinde yatan, on torunu yetim olan ve üç acılı kızını Türkiye´de bırakmak mecburiyetinde kalıp geri kalan oğlunu ve kızını kurtarmak amacıyla 13 yıldır sürgünde yaşayan acılı anayla görüşüp, yaşadıkları bu acı dramı Batman Çağdaş Gazetesindeki siz değerli okurlarıma ve ulusal basına aktarmak niyetindeyim. Değerli okurum umarım şimdi bu sürgündeki ailenin dramını niçin ele almadığım konusunda bana hak vermiştir; yoksa zaten bir şeyler bilip de okuruyla paylaşmayan kişinin gazetecilik sıfatından uzak olduğunun farkındayım. Değerli okurlar umuyorum en kısa zamanda bu dramı sizler için ele alıp, bu acılı ailenin yaşadıklarını bir an için de olsa hep beraber paylaşıp ailenin acısını az da olsa dindirmeye çalışacağım ve de umuyorum bu dramı sorumlular da öğrenir, Kürt Sorunu boyutunun ne denli olduğunu ve bundan dolayı açılımın ne kadar aciliyet istediği konusunda adım atarlar…

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Başka bir okurum da aracılığımla Kozluklu İş Adamlarına seslenmek istiyor. Bu okurum birkaç gönüllü arkadaşıyla birlikte üniversitelerde okuyup da maddi durumu düşük olan Kozluklu öğrenciler için bir çalışmaya girişmişler, okurumun mailini sizlerle paylaşmak istiyorum: “Ben Batman Kozluk ilçesinden Aytaç Ayhan. Bir Üniversitede de siyaset bilimci olarak görev yapmaktayım. Şimdi konuya gelecek olursak öğrenci burslarıyla ilgili  yazınızı okudum. Bizler bir grup arkadaş olarak "http://www.kozlukgonulluleri.com" adresini kurduk ve bir süre sonra da Sosyal Sorumluluk Projesi adı altında Öğrenci Burs projesini başlattık. Şuan 18 öğrenciye burs vermekteyiz. Ayrıca gelecek on gün içerisinde yeni 10 kişiye daha burs vereceğiz. Toplam 28 öğrencimize burs vermiş olacağız. Gelecek seneye bu sayıyı 50´ye çıkartmayı hedeflemekte ve bu yöndeki çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Dolayısıyla yazınızı yazarken bu yeni durumu göze almanızı ve ona göre yeni bir yazı yayınlamanızı talep etmekteyim. Aylık 100 milyon olan burs miktarının tamamını Kozluklu İşadamlarından temin etmekteyiz. Bunların önemli bir kısmı İstanbul´da yaşamaktadır. Ancak bazı Burs veren hayırsever iş adamımız ise Batman´da yaşamaktadır. Bursla ilgili tüm bilgiler belirtilen site adresinde bulunmaktadır.”

İyi çalışmalar dileğiyle.

Aytaç Ayhan-Kamuran Balku 

Site Editörü 

Umarım bu arkadaşların çağrılarına kulak veren duyarlı iş adamlarımız çıkar…