Bilişim çağında yaşadığımız için artık bilgiye ulaşmak kolaylaştı. İnsanlar merak ettikleri her hangi bir konuda internet aracılığı ile anında fikir sahibi olabiliyorlar. Bu durum insanların yanıltma bilgilerle yönlendirilmesinin önüne geçiyor.

 

İdeolojiniz ne olursa olsun iktidara geldiğinizde kamunun ortak malını ideolojiniz doğrultusunda kamuya hizmet vermek için kullanmanız gerekiyor. Bunu yaparken de yapacağınız bilgilendirme ile bu hizmetten yararlananların memnuniyetini sağlamanız gerekiyor.

 

Kamu kaynaklarını etkin, verimli ve yerinde kullanmanızın yanında yapılan hizmetlerin anlaşılır bir dil ile izahı ve yapılış yönteminin şeffaf bir süreçten geçirilmesi ile kamu teredütünün ortadan kaldırılması gerekiyor.

 

İktidarlaştığınızda neyi, ne zaman, hangi amaçla ve hangi sürede yapacağınızı, yıllık yada periyodik çalışma hedeflerinizi, planlarınızı, ekip düzenlemenizi, misyon ve vizyonunuzu belirlemeniz gerekiyor. Bunun genel toplamının aktarırsak stratejik bir planla belirlenmiş bir programlı çalışma yapmanız gerekiyor.

 

Bir kentin iktidarına adaysanız, kenti nereden aldığınızı ve nereye götürmek istediğinizi belirlemeniz gerekiyor. Örneğin kişi başına düşen yeşil alan metrekaresinin tespiti ve gelişmiş ülkelerin seviyesine çıkarılması hedefleniyorsa bunun somut rakamlarla belirlenmesi gerekiyor. İlimizde kişi başına düşen yeşil alan miktarı yaklaşık olarak 4,5 metrekare düzeyindeyken gelişmiş ülkelerde bu oran 10 metrekare, Avrupa ülkelerinde ortalama 7,2 metrekaredir.

 

Kentliye hizmeti kendisine en yakın noktadan sunmayı hedefliyorsanız bunu hangi ortak kesişme noktalarında, hangi yapı türleri ve hangi alanlarda vereceğinizi önceden bir hesaplamanız gerekmektedir.

 

Ama her şeyden önemlisi halkın sizden hangi alanda hizmet talebinde bulunduğunu bilip ona göre öncelik belirlemesi yapmanız gerekmektedir. Yani araştırma ve geliştirme olarak tanımlanan AR-GE çalışmasını iyi yapmanız gerekmektedir.

 

Yönettiğiniz kesimin hizmetlerinizden memnun olup olmadığını anlamak için hizmet alıcıları ile iyi bir iletişim içerisinde olmanız gerekmektedir. Eğer iletişimi gazetelerde çıkan haberlerle sınırlı tutarsanız sağlıklı bir feedback alamaz ve hizmet önceliklerinizi doğru belirleyemezsiniz. Bu da Halkla ilişkilere verdiğiniz önemi yansıtır.

 

Kent gelişim alanını yönlendirme çalışmaları kapsamında arsa üretimi planlaması ile imar düzenlemesini kontrol altına alamazsanız ve kentin gelişim yönünü belirleyemezseniz, işiniz gücünüz hâlihazır palanlar yapıp, kaçak yapı peşinde koşmak olacaktır. Vatandaşı yönlendirme yerine vatandaşın arkasından altyapı yetiştirme telaşında olursunuz. Mahalle oluşur; okul yapacak, park yapacak, mesire alanı olarak düzenlenecek, sosyal etkinlik alanı olarak inşa edilecek yapılar için arsa bulamaz duruma düşersiniz.

 

Sanayileşme alanının zamanında ve doğru yerlere yönlendirmezseniz meslek gruplarını kent içinde belirli yerlerde toplama imkânından yoksun kalır, sıkıntı yaşarsınız.

 

Örneklemeleri uzatmak mümkün; entegre et tesisinden tutun, yoğurtçular pazarına kadar her alanda hazırlıklarınızın olması gerekir.

 

Bütün bunlar stratejik planlama ve sağlıklı çalışma programları ile mümkündür. Çağımız bilimsel çalışma çağı. Bilimsel çalışmalar ise planlı, programlı, hesaplı, kitaplı çalışmayı gerektirir. Bilimsel çalışanlar gece rüyalarında gördükleri projeleri sabah yapmaya kalkışamazlar. Kalkışırlarsa hizmetin eşit ve adil dağılımı konusunda aksaklıklar yaşarlar. Eleştirilerle karşı karşıya kalırlar.

 

Yapılan sosyal yardımlar konusunda da aynı mantık geçerlidir. Sosyal amaçlar için belirlenen kaynakları balık verme yerine balık avlamayı öğretmek amacı ile kullanırsak ve bunu belli bir program çerçevesinde yaparsak topluma daha faydalı oluruz. Bunu da stratejik bir plan dâhilinde yapmak gerekmektedir.

 

Bütün stratejiler belirlenirken en önemlisi ise bir yarışı kazanma hırsı ile değil toplumu sağlıklı bir geleceğe yönlendirme çabasıyla hareket edilmesidir. Toplumun kaynaklarını toplumun geleceğini garanti altına alma yönünde kullanmaz ve tüketim toplumu yaratmak için kullanırsak yanlış yapmış oluruz.Unutulmamalıdır ki makamlar,iktidarlar,kişiler gidicidir.Asıl önemli olan, kalıcı olan toplumun sağlıklı yaşamını sürdürmesine katkıda bulunmaktır.