Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün ‘Bu iş bitsin ikinci günde Allah canımı alsın’ sözlerine Türk milletinin duymazdan gelemeyeceğine işaret ederek, “Hepimiz çok acı çektik çok kaybettik, çok yorulduk. Bu ülkede artık akan kanlar dursun. Silah sesleri istemiyoruz.” ifadeleri oldukça anlamlıydı.
Fakat, bazı kesimler habire ortalığı karıştırıp süreci baltalamaya çalışıyor.
Kürt açılımına son dönemlerde Başbakan başta olmak üzere bakan, milletvekilleri, STK’lar hatta devletin Valileri bile gelişmelere olumlu bakıyor… Çünkü onlar da artık bölgenin daha çok acı çekmesini istemiyor.
Ancak bazı emekli komutanlar TV programlarında boy göstermeyi neredeyse meslek edindi. Ellerindeki çubuklarla ‘vatanı kurtarayım’ derken bu milleti birbirine kırdırmanın yarışına girmiş gibiler… Bunlardan biride Osman Pamukoğlu … Bir televizyon programında bakın neler söylüyor : “Çanakkale’de sadece biz savaştık, kimse yanımızda yoktu. Onlar bunlar yoktu. Sadace bizler vardık…”
Şu sözlere bakın Allahaşkına!
Onlar, bunlar demekle kimleri kastediyor acaba.
Elbetteki Kürtleri, Çerkezleri ve ötekileştirdiği diğer halkları. Sarf ettiği tüm sözler ırkçılık ve şovenizm kokmuyor mu?
Pamukoğlu bir zahmet Çanakkale-Gelibolu mezarlığındaki şehitlerin künyesine bir baksın da bunlardan kaçı Kürt!
***
Bursa’da oynanan Bursaspor-Diyabakırspor maçındaki tablo da ‘ibret’ niteleğinde!
33 kişilik Diyarbakırspor kadrosunda sadece dört topçunun Diyarbakırlı olduğunu biliyor muydunuz?
Bursa şehrinin tribünlerini görün, yer yerinden oynuyor. Sahadaki rakibin Yunanistan veya Ermenistan olduğunu zannedersiniz! Bu da Güneydoğu’nun kaderi.
Herkesi potansiyel suçlu görenlere ne diyeceksiniz? ‘Futbolla, terörün ne ilgisi var’ diyeceksiniz. İşte terörü yaratanlar, işte fanatizm yaratanlar, işte provokatörler… Yıllardır süre gelen bir gelenektir bu. Güneydoğu’nun hangi takımı, batı iline giderse gitsin bu haksızlıklara maruz kalır. İşte Kürt takımı, işte PKK takımı, işte terörist takım derler.
Ülkenin refahını istemeyenler yine iş başında anlayacağınız.
***
Bu süreçte herkesin taşın altına elini sokması lazım. 30 yılın acısını, 17 bin faili meçhul cinayetin, cezaevlerinde bulunan 500 bin tutuklunun hesabını kim verecek? Huzur ortamı elbette rantçıların işine gelmez. Bugünkü siyasilerin dik bir duruşu var; Güneydoğu’da ‘rındamın’, Karadeniz’de ‘fadime’ şarkısı söylemiyorlar en azından!
Next