ÖĞRENCİMİN BAŞARISINA NASIL KATKIDA BULUNABİLİRİM?
Çocukların hayatlarının yönlendirilmesinde ve kişiliklerinin kazandırılmasında anne babanın olduğu kadar öğretmenlerin de rolü büyüktür. Öğrencilerine sevgi tohumlarını aşılamada, hayata bakış açılarını genişletmede, onların düşünce ufuklarını açmada öğretmenin yeri küçümsenemez.
İlköğretime başlarken hatta anasınıfına göndereceğimiz çocuğumuzu iyi bir öğretmenin sınıfına kaydettirmek için elimizden geleni yapmaya çalışırız. Bunun nedeni de iyi bir öğretmenin elinden çıkacak öğrencimizin gelecekte daha başarılı olacağına olan inancımızdır.
Ancak bunu yaparken bazen şu hatayı da yapabiliyoruz. Sınav odaklı eğitim sisteminde iyi öğretmenin ölçüsü de bazen değişebiliyor. Öğrencisine en çok test ve ödev veren öğretmen daima iyi ve başarılı öğretmen midir? Her öğretmen neden aynı başarıyı göstermek için çabalamıyor? Okul başarısızlığında veya başarısında en büyük pay öğretmenin mi? Anne- babanın, çevrenin, yönetimin, ekonomik ve sosyal koşulların bunda katkısı yok mu? Bunların hepsi üzerinde tartışılıp düşünülmesi gereken konulardır.
Biz bu yazımızda okulların yeni açılması dolayısıyla öğretmenlerimize öğrencinin başarısını artırmaya yönelik birkaç öneriyi paylaşacağız. Prof.Dr. Haluk Yavuzer’in Çocuk Eğitimi El Kitabı’ndan derlediğimiz bu önerilerin öğretmenlerimize faydalı olacağını düşünüyoruz.
1- Sınava Hazırlama Değil Öğrenmeyi Sevdirme
Öğrencilerinizi kolejlere ya da Anadolu Liselerine hazırlamak yerine, öncelikle onlara öğrenmeyi sevdiriniz.
2- Öğrencileri Kıyaslama Yerine Onları Ayrı Ayrı Tanıma
Öğrencilerinizi ayrı ayrı tanıyarak, onları farklı sosyo-ekonomik ve kültürel dünyalardan gelen, farklı potansiyele sahip bağımsız bireyler olarak kabul ediniz. Değerlendirmelerinizi bu ölçülere göre yaptığınız takdirde “kıyaslama” yargısına düşmezsiniz.
3- Davranış Bozukluğu Olanlarla İlgileniniz
Öncelikle davranış bozukluğu veya uyum sorunu gösteren öğrencilerinizin sorunlarıyla meşgul olunuz. Ancak bu takdirde sınıfınızda başarılı bir öğrenme ortamı oluşturabilirsiniz.
4- Beden Dilinizi Sizi Ele Verir
Öğrencilerinize yönelttiğiniz “beklenti düzeylerinizin” farklı olmamasına, çeşitli etkenlere bağlı olarak onlara değişik yaklaşımda bulunmamaya özen gösteriniz. Şunu biliniz ki sözlü olmasa da beden dilinizle tüm davranışlarınız öğrencilerin tamamı tarafından izlenmekte ve değerlendirilmektedir.
5- Başarının Tadına Varmalarına Fırsat Veriniz
Başarısız öğrencilerin başarabileceği bir “konu” ya da “etkinlik” bulunuz. Başarması ve arkadaşlarıyla paylaşması için onu destekleyiniz. Başardıktan sonra da övgü ve takdiri ihmal etmeyiniz. Burada önemli olan çocuğa “başarının tadını” aldırmaktır. “Başarılmış eylem” bireyi yeni başarılar için motive eder. Bunun için de tetiğin bir biçimde çekilmesi gerekir.
6- Başarısızlık Kaygısını Yok Ediniz
Başarısız öğrenciyi, sınıf içinde aşağılamak ve dışlamak onu hiçbir şekilde başarıya yöneltmez. Tam tersine “başarısızlık kaygısı” nın pekişmesini sağlar.
Öğretmenin başarısını etkilemede ve onu motive etmede en önemli görev okul yönetimine düşmektedir. İyi bir eğitim lideri olan bir yönetici, öğretmenlerin sorunları ile yakından ilgilenen, eğitim ortamlarını öğrenmeye elverişli hale getiren yöneticidir.
Görevinin bilincinde olan öğretmenlerimizi ve eğitim yöneticilerimizi saygıyla selamlıyorum.
Next