Tanrılar tanrısı Zeus, kendinden ateşi çalıp insanlara veren Prometheus´un kardeşi Epimetheus´a balçıktan yapılmış tanrısal güzellik ve zekâya sahip Pandora´yı eş olarak gönderir. Epimetheus kardeşinin tüm uyarılarına karşı Pandora ile evlenir.
Zeus, Pandora´ya evlilik hediyesi olarak topraktan yapılmış, kavanoz hediye eder ama bu kavanoz asla açılmamalıdır. Bir süre sonra merakına yenilen Pandora, kavanozu açar ve içindeki tüm kötülükler dünyaya yayılmaya başlar…
Ancak son anda kutuyu kapatır bu da insanların içindeki "umut”tur.
Kötülüğün yayılmamış olması umudu.
Yeryüzüne armağan olarak sunulan ne kadar güzellik ve lezzet varsa içinde mutlak suretle büyük tehlikeler de barındırmaktadır. Yaşamın tılsıma bu olsa gerek. En büyük güzelliğin içinde, en büyük çirkinliğin var olması, en lezzetli şeyin içinde en tatsız şeyin bulunması, en büyük sevgilerin içinde en büyük kötülüklerin barınması…
İnsanın yaşam alanında olmazsa olmazları vardır. Tanrısal armağan olan Pandoralar gibi. Kadınsız bir yaşam hayatı çekilmez kılar. Ancak anlaşılamayan, frekansları tutturulamayan bir kadınla yaşamak bir cenneti cehenneme çevirmeye yeterde artar.
Bir toprağa, bir coğrafyaya aidiyet insanın doğasında vardır. İnsan benliğinin doğal olarak kabul ettiği bir duygu gibidir. Vazgeçilmezdir. Yokluğu bir boşluk yaratır. İnsanoğlu o boşluğu mutlak suretle bir şekilde doldurmak istemektedir. Bu yönlü isteklerin zıttı bir yaşam sürgün olarak kabul görür.
Doğrudur, acılar da insanlar içindir. Ancak acı çekmek doğal olan değildir. İnsanlar acısız bir yaşam için Havi´nin yoluna yönelirler. Yeryüzünde çekilen acıların bedeli olarak verilen ödül sorunsuz, acısız, zevk ve güzelliklerin sergilendiği bir dünyadır. Orası cennettir.
Arzın talebi karşıladığı, herkese yeterli bir alan ve ihtiyacını karşılayacağı miktarın bulunduğu ülke…
Bütün bunlardan daha güzel olan ise bu ülkede kötülüklerin olmamasıdır. Varlıkların tehlikeden, korkudan, ihanetten, kötülüklerden uzak oldukları bir yer…
Pandora efsanede kötülük kavanozunun kapağını açan yaşamın güzelliği olan kadındır. Merakına yenildiği için kötülüklerin yayılmasına neden olan kadın. Oysa madalyonun öteki tarafına da bakmak lazım.
Merak olmasaydı, sorgulama olmasaydı, risk alınmasaydı bugünkü yaşam seviyesine gelmemiz mümkün olabilir miydi?
Pandora kavanozu açmasaydı yeryüzüne kötülük başka türlü yayılmayacak mıydı?
Doğal denge zıt ile gerçekleştiğine göre iyinin dengesini tutturan kötülük nasıl olmazdı? Hades´i, Pandora´nın merakı mı yarattı?
Pandora olmasaydı kötülük olmayacaktı. Kötülük olmasaydı yeryüzü cennet olacaktı. Yeryüzü cennet olacaktıysa ve bu uygun görülen olsaydı pandoraya kavanoz teslim edilir miydi?
Yaşamı güzel yaşamak için suçlu aramaya gerek yok. Suçu Pandoralara atıp işin içinden sıyrılmanın da bir mantığı yok. İsterse eğer insanoğlu, pandoranın kavanozundaki kötülüklerle pekâlâ baş edebilecek kudrete sahiptir.
Her zaman olduğu gibi bu zamanda da kötülük kaynağı olarak yaşam kaynağımızı göstermek doğru değildir. Pandora üreminin, çoğalmanın, yayılmanın ve var olup yaşamı sürdürmenin kaynağı değimlidir? Ayrı yaşamayı göze alamadığımız, onlarsız yaşamın düşünülemeyeceği varlıklar değimlidir pandoralar?
Pandoraların kavanozundan ya da kutusundan kötülük çıkmaz her zaman. Pandoraların şefkatine, sevgisine, güzelliğine de bakmak gerekir.
Hata, biliniyor ve tanınıyorsa, kötülük biliniyor ve tanınıyorsa onu yapanların neden yaptıklarına bakmak lazım. Yapmak için ortaya koydukları gerekçelerin kötülüklerden daha kötü olup olmadığına bakmak lazım.
Suçu pandoraya yükleyip işin içinden çıkmak dürüst bir hareket olmaz. Suçlu olan Pandora değil ona kutunu içinde ne olduğunu söylemeyendir. Kutunun içindekini bilip uzak durmayan kendini ne ile savunabilir ki?
Kötülüğün çıkışını engelleyemeyen Pandora kime kötülük yapın demişki?
Next