Naziler, 1933 yılında iktidara geldikten sonra, Alman toplumu içinde kendilerince "zararlı" gördükleri unsunları önce tecrit etmek sonra da ortadan kaldırmak için acımasız bir politika uygulamaya koymuşlardır. Nazilerin zulmüne maruz kalan bir grup ise, ülkedeki Yahudiler´dir. Hitler ve Rosenberg gibi Nazi ideologları tarafından "dünyadaki tüm kötülüklerin kaynağı" ve "Alman kanını bozan parazitler" olarak gösterilmek istenen Yahudi halkı üzerinde giderek ağırlaşan bir baskı uygulanmıştır. Yahudi dükkânları boykot edilmiş, Alman halkı Yahudilere karşı kin ve düşmanlık beslemeye yöneltilmiş, Yahudiler üzerine yasal kısıtlamalar konmuştur. 1938 yılında, 9 Kasım´ı 10 Kasım´a bağlayan gecede düzenlenen ve binlerce Yahudi işyeri, evi ve sinagoğunun parçalanmasıyla sonuçlanan "Kristal Gecesi" (Kristallnacht), Naziler´in Yahudilere zulmünün önemli bir dönüm noktasıdır. Kristal Gecesi´nin ardından, önce Almanya ve Avusturya´daki, sonra da-II. Dünya Savaşı´nın başlamasıyla birlikte-Alman işgali altındaki ülkelerdeki Yahudiler aşamalı olarak toplama kamplarına sürülmüşlerdir. Ancak yalnızca Yahudiler değil, Çingeneler, Slavlar, Rus savaş esirleri gibi farklı etnik ve dini kimliğe sahip insanlar Auschwitz, Majdanek, Sobibor, Treblinka, Belzec, Chelmno gibi çoğu Polonya´da yer alan kamplarda toplanmış ve çok kötü şartlarda Alman savaş endüstrisinde köle işçi olarak kullanılmışlardır. Nazilerin bu uygulamaları sırasında yaklaşık 6 milyon Yahudi´nin yaşamını kaybettiği belirtilir. Bu Nedenle Hitler ve Naziler bu zulümleri nedeniyle bütün dünyada kınanırlar. II. Dünya savaşı sırasında yaklaşık 55 milyon insan yaşamını kaybetmiştir ancak Yahudilerin maruz kaldıkları uygulamalar daha çok konuşulmaktadır. Şimdi sizlere Hitlerin uygulamaları ile bugün İsrail´in uygulamalarını karşılaştıracak birkaç örnek sunmak istiyorum.

Hitler kampların etrafını dikenli tellerle kapatıyordu. Bugün İsrailliler de Filistinlilerin yaşam alanlarını dikenli tellerle çeviriyor.

Hitler yaşam alanlarını duvarlar örerek tutsaklaştırıyordu. İsrail devleti de bugün duvarlar örerek Filistin´i kuşatmak ve ayırmakla meşgul.

Hitler döneminde Yahudiler ve diğer insanlar duvarların üzerinden atlayarak evlerine gidebiliyorlardı. Bugün Filistinliler aynı akıbeti yaşıyor.

Hitler döneminde geçiş kapılarında askerlerin izinleri beklenirdi saatlerce. Ayın kapıların önünde bugün ayın zulmü uygulayanlar Yahudilerdir.

Hitler döneminde Yahudilerin aileleri parçalanıyor, çocukları ayrı erkekleri ayrı yerlerde birbirinden uzaklaştırılıyordu. Bugün benzer uygulamaları Yahudiler yapıyor.

Hitler döneminde insanlar kenti yurtlarında kimlik kontrolleri ile bir yerden bir yere gidebiliyordu şimdi İsrail aynı uygulamayı yapıyor.

Hitler döneminde her şey namlunun ucu ile gerçekleştiriliyordu şimdi İsrail aynı uygulamayı yapıyor.

Hitler döneminde çoluk çocuk demeden insanlar kurşuna diziliyordu şimdi aynı uygulamayı İsrail devleti yapıyor.

Bütün bu uygulamaları karşılaştırdığımızda bu kadar acı yaşayan bir toplumun çocuklarının nasıl oluyor da aynı zulmü uyguladığını anlamak mümkün olmuyor.

İnsan eziyet gören insanların eziyet çektirmeyeceğine inanmak istiyor. Acıyı yaşayanların acı yaşatmamaları için ellerinden geleni yapacaklarına inanıyor ancak bu iki örnek bu yargıyı adeta ortadan kaldırmak için yarışmakta.

Dün Hitlerin yaptıklarından dolayı Alman devleti insanlıktan ve Yahudilerden özür dilemişti. Bugün İsrail devleti Filistinlilerden hala özür dilemiş değil. İşgalin her türlüsünü yaşamış olan bir ulus şimdi zulüm etmeye devam ediyor.

İnsanların birbirlerine bu kadar eziyet çektirmesinin anlamını nasıl izah etmek gerektiği konusunda hakikaten sıkıntı çekiyoruz.

Zalimler baskıyla, zorla ne kadar insanlık tarihinde yer alabilirler ki?

İnsanlara zulüm edenler hangi tarihte övüldüler ki?

Hitlerin yaşattıklarından ders alamayanlar, İsraillin yaşattıklarından ders alamayanlar yeryüzüne dönüp bir bakmalıdırlar. Zulüm sadece öldürmek değil. Her hak gaspı tıpkı Hitlerin, tıpkı Yahudilerin yaptığı zulüm gibidir.