Kalkınma bakanlığı uzmanları belirledikleri kriterler çerçevesinde Türkiye’nin mutluluk ve mutsuzluk haritalarını çıkarmaya çalışan bir çalışma yaparak sonuca ulaşmaya çalışmış. Ortaya çıkan tablonun bizler için iç açıcı olmadığını belirtelim.
Türkiye’yi durumları itibariyle 26 bölgeye ayırarak işe başlayan Kalkınma Bakanlığı uzmanları Kamil Taşçı ve Mehmet Emin Özsan bu bölgelerin hoşnutsuzluk düzeylerini ortaya çıkarmış. Ekonomik anlamdaki hoşnutsuzluğu işsizlik ve enflasyon kriterleri ile değerlendiren uzmanlar sosyal alandaki hoşnutsuzluk kriterleri olarak ise göç hızı, boşanma, intihar, onbin kişiye düşen suç oranları ile siyasal kaynaklı silahlı çatışma durumu ile 2007 ve 2011 referandum seçimlerine katılım oranlarını dikkate almış.
Bu veriler değerlendirilerek Türkiye’deki insanların mutluluk düzeyleri belirlenmeye çalışılmış. Bir harita üzerinde belirtilen sonucun bizim de içinde bulunduğumuz bölge için iç açıcı olmadığını belirtelim. Batman, Diyarbakır, Van, Siirt, Mardin, Hakkâri, Şirnak ve Şanlıurfa’nın içinde bulunduğu iller en mutsuz iller sıralamasında bulunuyor.
Bu araştırmanın ortaya çıkardığı tabloyu biraz daha açmak gerekmektedir. Mutsuzum, mutsuz, mutsuzlar tekerlemesini tekrarlayarak trajikomik duruma kılıf aramanın da bir anlamı yok. Gerçek ortada. Toplumsal olarak bir mutsuzluk tablosu içerisinde yaşıyoruz.
İşsizlik alanında,
Enflasyon bölgesi olarak,
Göç eden insanlar olarak,
İntihar eden insanlar olarak,
Boşanan insanlar olarak,
Suç işleme oranı olarak,
Silahlı çatışma ortamında yaşayan insanlar olarak Türkiye’nin en mutsuz insanlarıyız.
İlk etapta bu mutsuzluğumuz bir kader mi diye bakmak gerekiyor? İncelendiğinde bunun bir kader olmadığı yöneticilerin anlaşmazlıkları ve beceriksizlikleri sayesinde bu durumda olduğumuz net olarak ortaya çıkıyor. Bu kadar olayın yaşandığı silahlı çatışmanın sürdüğü bir bölgede aynı zamanda ülkenin en yüksek işsizlik oranının bulunması bir tezat oluşturmuyor mu?
Bu bölgenin ekonomik durumunu düzeltirsek mutsuzluklarını giderebilir miyiz diye bir soru da sorulabilir. Bu soruya da aynı araştırmada tipik bir örnekle cevap verilmiş bulunmakta. Bir önceki araştırmada mutsuzlar arasında bulunan bazı illerimiz yapılan bir yatırım sayesinde mutlu iller arasına katılma başarısı göstermiş.
Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane, Kastamonu, Çankırı ve Sinop daha önceki çalışmalarda “mutsuzlar” arasındaydı. Uzmanlar, bu illerin “mutlular” bölümüne geçmesini, artan yatırımlar ve Karadeniz Otoyolu’na bağlıyor.
Demek oluyor ki yatırım yapıldığını da insanların mutlu olabilme şansları ve oranlarını artırabilmektedir. Biliyorum yine birileri “terör” gerekçesi ile yatırımın gelmediğini öne sürecektir. Artık bu gerekçenin insanları tatmin etmediğini belirtmek gerekmektedir. Yıllardır yatırım yapan insanlara yönelik bir saldırı da yoktu ancak bu yatırımların istenen düzeye getirilmesine neden olmadı. Bu konuda daha hassas davranılması gerektiği ortadadır. Bizim beklentimiz insanlarımızın bir an önce mutlu insanlar bölgesi kategorisinde yer alması.