Ülkemizde memur demek devlet demektir. Vatandaşın gözünde memur devletin temsilcisidir. Bütün işler bu çerçevede değerlendirilir. Memur kılık kıyafeti düzgün, kendine bakan, ekonomik sıkıntısı olmayan, vatandaşın sorunlarını devletin olanaklarıyla çözen kişi olarak algılanır(dı).

Bakış açısı bu olunca doğal olarak memur eşittir devlet olunca, memurun çalışma koşulları da buna göre düzenlenmiştir. Osmanlıdaki devlet geleneğinden gelen anlayışın bir uzantısı olarak memur, hiyerarşik olarak bir düzene konmuş, emir komuta zinciri sivilleştirilerek sürdürülmüştür.

14.07.1965 tarihinde kabul edilen 657 sayılı Devlet memurları kanunu yapılan değişiklikler ile birlikte günümüzde yaşamını sürdürmektedir. Kanun koyucular başta olmak üzere bu ülkede memur, sivil, işçi, esnaf herkes ve herkesim biliyor ki artık bu elbise giyinene dar gelmektedir. Sökmekle, tekrar dikmekle, yamalamakla tamamlanacak iş de değil. Yapılması gereken şey ülkemizde memurun statüsünü, haklarını, sorumluluklarını çağdaş teknoloji ve hukuk kuralları ekseninde ve yeni bakış açılarıyla düzenlemektir.

Diyeceksiniz ki bu ülkede hiç mi doğru düzenleme yapılmadı? Yapıldı. Ancak yamalama yöntemiyle yapıldığı için, emir komuta zinciriyle yapıldığı için yeterli olamıyor.

Memurlar için sendika yasası çıkarıldı. Devlet, vatandaşın devlet temsilcisi olarak kabul ettiği memuruna güvenemediğinden mi dir nedir bir takım haklar vermekten çekinmektedir.

Memur siyaset yapamaz,memur ticaret yapamaz,memur il dışına çıkamaz,memur kılık kıyafet yönetmeliğine uymak zorundadır….

İyi güzelde bu memurun yaşamını idame etmek için gerekli olan insani haklara da sahip olması gerekmez mi? Bu devletin memurları da diğer vatandaşlar için yaşamın diğer alanlarında kendi yaşamını etkileyen konularda söz sahibi olamaz mı? Amiri olduğu işçinin siyasal iktidar partisi üyesi olarak memura attığı havanın memur psikolojisinde nasıl tahribata yol açtığını bilen var mı? Görevinin gerektirdiği sosyal yaşam standardını tutturamayan memurun, cebinde ödeyecek çay parası olmadığı için kahvede oturmaya çekinen memurun durumunu kim anlayacak?

Son günlerde gazetelerin köşelerinde çıkan haberleri hepimiz okumaktayız. Memurlara yeni haklar geliyormuş. Hayırlı ve de uğurlu olsun. İl sınırları dışına çıkınca izin almak gerekmeyecekmiş. Allah razı olsun. Bismil köprüsünü izinsiz geçme hakkı verilmiş oluyor.

Ülkemizde öncelikle birbirimize güvenmemiz gerekiyor. Bu ülkenin hangi köşesinde olursak olalım bizim gibi bu ülkede yaşayan diğer insanların da bizim gibi sorumluluklarının bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Memur olmak vatandaşlık haklarımızı ortadan kaldırmıyor. Memur eşittir devlet ise devlet önce kendini özgürleştirmelidir. Devlet memuruna da sahip çıkmalıdır.12 saat nöbet tutan polisin de, işçisinden emir alan müdürün de vatandaş olduğunu hatırlamalıdır.

Sınırlama koymak gerekiyorsa konulmalıdır elbet, ancak sınırlandırmaların da bir şekilde başka yöntemlerle telafisine çalışılmalıdır. bunun yolu yasaları yamalamak değil yeni bir memur kanunu çıkarmaktır. Toplu sözleşme hakkının olduğu taraftan lütfen.