Sayın Başbakanının bölgeye yapması beklenen ve defalarca ertelenen gezisi nihayet gerçekleştirildi. Bakanlar kurulu ve Adalet ve Kalkınma Partisinin kare ası ile Diyarbakır’a gelen Başbakan Tayip Erdoğan “GAP eylem Paketi’ni” açarak ,”Kardeşlik” mesajı verdiğini söyledi.
Sayın başbakanın söylediklerini de gezisini de önemsemek gerekmektedir. Açıklamalarının satır aralarına çok dikkatli bir şekilde bakmak gerekmektedir. Seçim stardı verdi demekle işin içinden çıkılmış sayılmaz. Karşılarsınız karşılamazsınız elbette buna diyecek bir şey olmaz ama söylenenleri de söyleyeni de iyi tahlil etmek gerekmektedir.
Erdoğan bölgeye ekonomik yatırımlar yapmak, işsizliği azaltmak, bölgelerarası dengesizliği ortadan kaldırmak için geldiklerini, öneri paketlerinin de bir kardeşlik ve barış mesajı olduğunu vurguladı. Ana başlıklarına baktığımızda bu projeye karşı durmak bölgeye de bölge insanına da ihanet etmek anlamına gelir. Ancak bu söylenenlerin hangi şartlarda ve nasıl uygulanacağı da çok önemli. Mezbahane de kesim yapan kasapların hayvan haklarını koruma açıklamaları yapmaları hayvan severleri ne kadar ikna etmeye müsait ise bölgeye ekonomik yatırımlar yapıp işsizliği azaltma söylemleri de bölge insanına o kadar inandırıcı geliyor artık.
Hatırlarsanız Rahmetli Özal döneminde de bölgedeki işsizlik ile mücadele kapsamında 90 bin kadro tahsisi yapılmıştı.İnsanlar okullar önünde yatak döşek sabahladılar bir form alabilmek için.Sonra ne oldu? Bölgeye tahsis edilen kadrolar maalesef Geçici Köy Korucularına verildi. 22 ilde 60 binin üzerinde kişi korucu yapılarak silahlandırıldı. Ekonomik ve işsizliğe çözüm diye sunulan proje bir anda çatışmaları körükleyen bir canavar haline geldi. Ne işsizlik bitti nede ekonomik refah sağlandı.
Yine ekonomik kalkınma ve işsizlik sorununun çözümü gayesi ile bölge illerine teşvik uygulamaları başlatıldı. Bu uygulamaların da akıbeti yarı yolda kaldı. DYP iktidarında DPT’de bölgeden giden teşvik dosyalarına engeller çıkarıldı. Bu durum dönemin siyasileri tarafından basın açıklamaları ile protesto edildi. Sayın Demirel ile başlayan GAP bir türlü derde çare olamadı. Yıllardır ısıtılıp ısıtılıp önümüze konuluyor. Bu nedenle de insanların inanç duyguları körelmiş durumda.
Ekonomik ve Sosyal geri bırakılmışlık bölgenin temel sorunlarının başında gelmektedir ancak bölgede bir numaralı sorun sayın Başbakanın anladığı ve anlattığı şekliyle ekonomik değildir? Bölgede ekonomiden de sosyal geri kalmışlıktan da daha önemli olan siyasal gelişmelerdir. Siyasal gelişmeler karşısında siyası kararlar almadığınız sürece sorunları pansuman tedbirler ile sonuçlandırmanın imkânı yok. Siyasal sorun ise iki başlık altında irdelenebilir;
1- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Kürt kökenli vatandaşların etnik yapılarını nasıl bir formül ile yasal korumaya alabiliriz?
2- PKK’nın silahlı mücadelesini askeri yöntemler dışında bitirme formülü varmıdır veya böyle bir formülü nasıl hayata geçirebiliriz?
Bu sorulara siyasal manada cevap bulduğumuz takdirde Türkiye’nin bu bölgesinde istediğinizi yapma ve güven sağlama konusunda serdest olmak mümkündür. Aksi durumda normal bir gelişme düzeyi yakalamak pek mümkün görünmüyor.
Bir yandan terörist sözcüğünden imtina ettiği için bölgenin siyasal manada en güçlü partisinin Genel başkanı ile görüşmeyeceksiniz ve bunu açıkça deklere edeceksiniz öbür taraftan aynı anlayışını Belediye başkanına beni neden karşılamıyorsunuz siteminde bulunacaksınız. Bir yandan temel sorunu görmezlikten geleceksiniz öbür yandan makarna kömür modeli ile milletin evlat acısını unutacağını zannedeceksiniz. Bunlar çelişki değil mi?
Sonuç olarak belirtmeliyiz ki Başbakanın bölge açılımını takdir ile karşılıyoruz ancak soruna doğru açıdan bakmaya cesaret etmediği sürece başarılı sonuçlar alması mümkün değil. Madem TRT’nin bir kanalının farklı lehçelerde yayınına izin veriyoruz ki bu lehçe hepimizin kabul ettiği gibi Kürtçe ağırlıklı olacaktır o zaman neden sorunu bu kadar çetrefilli konuma getiriyoruz ki. Yasal kanalda yasal olmayan! Bir dilde yayın yapmak mümkün ise bu dili yasal hale getirmekten neden bu kadar korkuyoruz acaba? Hadi iyi temaşeler!