KEY (Konut Edindirme Yardımı) ödemelerinin yapılması kamuoyuna yılların bir enkazı olarak lanse edilerek çözüme gidildiği izlenimi ile sunuldu.Sunuluş şekli sanki yılların kangrenleşen bir sorununa çözüm bulunmuş intibaı şeklindeydi ancak gerçekler ile söylenenler maalesef aynı değil.

Önce konut edindirme yardımı meselesine bir açıklık getirme zorunluluğu var. Her zaman olduğu gibi yine yüce devletimiz ve eşi bulunmaz hükümetlerimizden biri vatandaşlarımız açlıktan ekmek bulamaz durumdayken onlar adına bir karar alma gereksinimi duymuştur. Fikir, vatandaş bilinçli olmadığından tasarruf yapamamakta,eline geçen parasını çar çur ederek harcamakta ve konut sahibi olamamaktadır.O halde duruma el koyup vatandaşı ev sahibi yapmak lazımdır.Nasıl ve kim hedeflenmektedir?

Hedeflenen ve tasarruf yapamaz denilen devletin çalışanları ve kayıtlı diğer çalışanlar. Hedeflenen ise bu çalışanların maaşlarından belirlenen oranlarda kesinti yapılarak bir fona aktarılacak ve bu fonda biriken paralarla bu vatandaşlar konut sahibi yapılacak. Kulağa ve duygulara iyi gelen bir öneri.Pratikte 1987-1995 tarihleri arasında çalışanlardan kesinti yapıldı.1995’te ise kesintiye son verildi.Bu arada ne TOKİ nede başka bir kurum tarafından kesinti yapılan vatandaşlara konut monut verilmedi.Hatta herkes bana  ne diyerek olaydan kaçmaya başladı.Bu bir Özal misyonuydu ve bu misyona yaklaşamayanların kaçışları da doğaldı.

Neyse kafaları fazla bulandırmanın anlamı yok ülkemizin 1995’ten 2008’e gelinceye kadar ne badireler atlattığını hepimiz birlikte yaşadık ve bilmekteyiz. Bu fonda duran paraların ülkenin ekonomik koşulları gereği iyi bir şekilde değerlendirilip kazanım sağlaması gerekmekteydi.Özellikle çiller döneminden biliyoruz ki neredeyse %400’lere varan faiz oranları ile devlet faizle borçlanmaktaydı.Fonda birikin bunca paranın ise hangi faiz oranı ile kimlere kullandırıldığı belli değil.

Hükümet KEY fonunda biriken paraların hak sahiplerine dağıtılacağını açıkladığında herkes büyük bir umutla iyi bir gelir elde etmiş olduğunu düşündü. Öyle ya bu sıkışık zamanda zorla kesilen kesintilerden dolayı biriken paralar alınacaktı hem de faizleri ile birlikte!

8,5 Milyon vatandaş bu paralardan istifade edecekti. Zil takıp oynamadığımız kalmıştı! Ancak oranlar açıklandığında herkes şok oldu. Bankadan para almaya gidenler minibüs ücretinden daha düşük oranlarla karşılaşınca neye uğradıklarını anlayamadılar. KEY fonunda biriken paralar cami avlusunda avuç açma ile kazanılacak paradan daha düşüktü. Milyonlarca insanın hayali bir anda tuzla buz oldu.

Hak ve hukukun olduğu bir ülkede yada coğrafyada vatandaşa bu kazığı atanların yüce divanlarda en ağır cezalarla cezalandırılmaları gerekmektedir. Herkes elini vicdanına koyup düşünsün bu yapılan doğrumudur? Bırakın değerlendirmeyi vatandaştan aldığınızı bile vermiyorsunuz.

Tabi kazın bir de diğer ayağı var. Hadi adlarına hesap olanlar ya da para yatırılanlar mahkemelerde hak arama savaşına girişebilirler ya hiç hesap açılmayan ve para yatırılmayanlar için ne diyeceğiz.

Özellikle Belediyelerde çalışan yüz binlerce vatandaşın,çalışanın maaşlarından kesintiler yapıldığı halde adlarına ne hesap açılmış nede para yatırılmış.belediye çalışanları her zaman olduğu gibi yine üvey evlat muamelesi ile karşı karşıya bırakılmıştır.Belediye çalışanlarının bu durumunun nasıl çözümleneceği hususunda ise yetkili ve etkililerden ses seda yok.

Bu sonuç göstermiştir ki;

1-     Devletin vatandaş adına vatandaştan zorla para alıp onun adına sağlıklı yatırımlar yapması yanlıştır ve mümkün değildir.

2-     Gerek Tassarufa teşvik uygulaması gerek ise KEY uygulaması hüsran ile bitmiştir.

3-     Belediyelerde çalışanlar her ne kadar  teoride eşit kanunlarla idare ediliyor ise de uygulamada hak ve hukuklarının korunmasında, özlük haklarının sağlanmasında devletin hiçbir kurumu tarafından korunmamaktadırlar. Sorgulamada Belediye çalışanlarının yakasına yapışanlar ne hikmetse sıra onların özlük haklarına gelince ortada görünmemeye özen göstermektedirler. Bu anlayış ne sosyal devlet anlayışı ile ne adalet anlayışı ile ne de insanlık anlayışı ile bağdaşmamaktadır.

Sonuç olarak diyeceğimiz odur ki çalışanlar KEY ödemeleri konusunda kandırılmışlardır ve hakları verilmemiştir.Verilen paraların hakkaniyetle alakası bulunmamaktadır diye düşünmekteyiz.İnsanların birbirlerinin hak ve hukukuna saygı duydukları günler dileğiyle.Unutmayalım ki hak ve hukuk mutlaka herkese lazım olur!