Ülkemizde KCK operasyonu adı altında uzun bir süredir sürdürülen gözaltı ve tutuklama furyası olağanüstü bir hızla sürmeye devam ediyor. Bu operasyonlardan çobandan tutun da profesöre kadar her kademede insan mevcudiyeti ister istemiz insanı kuşkulara sevk ediyor.
Bu operasyonlar adı altında meydana gelen sıkıntının geldiği aşamanın kolay yenilir ve yutulur bir durum olmadığını da hatırlatmak gerekiyor.
Son olarak İstanbul’da düzenlenen operasyonda gözaltına alınanlara bakıldığında artık işin tadının da tuzunun da kaçtığını ve inandırıcılığının kalmadığını belirtmek gerekiyor. Yayıncı yazar Ragıp Zarakolu’nun da aralarında bulunduğu gözaltı zedeler için bir şey demeye gerek kalmıyor. Hele Prof. Dr. Büşra Ersanlı dan sonra insanın diyecek bir şeyi kalmıyor.
Bu gözaltından sonra yapılan basın açıklamasına dikkatle bakmak gerekiyor açıklama aynen şöyle; “Türkiye'de ve uluslararası akademik çevrelerde yaptığı bilimsel ve toplumsal çalışmalarla tanınan Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nün eski Bölüm Başkanı ve Siyaset Bilimi hocalarından Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın da aralarında bulunduğu 70 kişinin daha "KCK" adı verilen operasyonlar kapsamında gözaltına alınması, hepimizde derin kaygılar yaratmıştır.
Sivil siyasetin önünün açılması, Türkiye’nin özlemini çektiği yeni anayasanın yapılması ve ülkede kalıcı bir barışın kurulması için, yıllardır canla başla çalışan ve bir süre önce BDP Parti Meclisi ve Anayasa Komisyonu’nda görev alan Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın gözaltına alınması, demokrasi ve hukuk devletine inanan tüm kesimlerde ciddi infiale neden olmuştur.
Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın gözaltına alınması, Türkiye’nin, eşitlik, barış, sosyal adalet, akademik ve siyasi özgürlükler içinde, gerçek bir demokrasiye ulaşma çabalarına vurulmuş ağır bir darbedir.
Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın ve ülkemizde barış, demokratik hak ve özgürlükler mücadelesi veren gözaltında ya da tutuklu tüm sivil siyasetçilerin, akademisyenlerin, gazetecilerin acilen serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Ciddi ve somut kanıt olmadan, ilkel bir “düşünce suçu” zihniyetiyle insanların gözaltına alınması ve tutuklanması insan haklarına aykırıdır.”
Açıklamadan ziyade açıklamanın altındaki imzaların daha dikkat çekici olduğunu belirtmek gerekiyor.
 İmzacılar:A. Ekber Doğan (Yard. Doç. Dr.) - A. Serkan Mercan - Abdullah Sezer (Yard. Doç. Dr.) - Adalet Dinamit - Adnan Çelik - Adnan Demir (Hukukçu) - Ahmet A. Sabancı - Ahmet Abakay - Ahmet Alış - Ahmet Altınel (Öğr. Gör) - Ahmet Atıl Aşıcı (Yard. Doç. Dr.) - Ahmet Beyaz (Yard. Doç. Dr.) - Ahmet Çakmak (Prof. Dr.) - Ahmet Demirel (Doç. Dr.) - Ahmet Dindar (Hukukçu) - Ahmet Ergenç - Ahmet Ergin (Hukukçu) - Ahmet Ersoy (Doç. Dr.) - Ahmet İçduygu (Prof. Dr.) - Ahmet İnsel (Prof. Dr.) - Ahmet İsvan - Ahmet Kardam - Ahmet Şahinöz (Prof. Dr.) - Ahmet Tonak (Prof. Dr.) - Akın Atalay (Hukukçu) - Akın Atauz - Akın Tek - Aksu Bora - Alev Özgüner - Ali Akay (Prof. Dr.) - Ali Baykal (Prof. Dr.) - Ali Bayramoğlu - Ali Kerem Saysel (Doç. Dr.) - Ali Nesin (Prof. Dr.) - Ali Osman Karababa (Prof. Dr.) - Ali Rıza Güngen - Ali Rıza Taşkale - Ali Şenalp - Alice vonBieberstein - Alpar Sevgen (Prof. Dr.) - Alper Akyüz (Yard. Doç. Dr.) - Alper Duman (Yard. Doç. Dr.) - Anıl Duman (Yard. Doç. Dr.) - Aram Dildar - Aran Arslan - Ariel Salzmann (Doç. Dr.) - Arif Ali Cangı (Hukukçu) - Arif Çağlar (Dr.) - Arzu Başaran - Arzu Gökçen - Arzu Öztürkmen (Prof. Dr.) - Asena Günal - Aslı Göksel (Doç. Dr.) - Aslı Odman - Aslı Tunç (Doç. Dr.) - Aslı Zengin - Aslı Gür - Asuman Susam - Ayça Alemdaroğlu (Dr.) - Ayça Çubukçu (Dr.) - Ayça Damgacı - Ayda Arel (Prof. Dr.) - Aydan Baktır - Aydan Gülerce (Prof. Dr.) - Aydın Arı - Aydın Bodur - Aydın Engin - Aydın Gelmez - Aydın Orak - Ayfer Hortaçsu (Yard. Doç. Dr.) - Ayhan Aktar (Prof. Dr.) - Ayhan Sol - Aykut Çoban (Prof. Dr.) - Ayla Zırh Gürsoy (Prof. Dr.) - Ayse Buğra (Prof. Dr.) - Ayşe Parla (Yard. Doç. Dr.) - Ayşecan Terzioğlu (Yard. Doç. Dr.) - Aysun Erol - Ayşe Akalın (Yard. Doç. Dr.) - Ayşe Akdeniz - Ayşe Ayata (Prof. Dr.) - Ayşe Berkman (Prof. Dr.) - Ayşe Betül Çelik (Doç. Dr.) - Ayşe Bilge Dicleli - Ayşe Durakbaşa (Prof. Dr.) - Ayşe Erzan (Prof. Dr.) - Ayşe Feyiman Takış - Ayşe Gökkan - Ayşe Gözen (Prof. Dr.) - Ayşe Gül Altınay (Dr.) - Ayşe Kadıoğlu (Prof. Dr.) - Ayşe Parla (Yard. Doç. Dr.) - Ayşe Savaşçı - Ayşe Semiha Baban - Ayşe Serdar (Dr.) - Ayşe Sözeri Cemal - Ayşegün Soysal (Dr.) - Ayşem Biriz Karaçay (Dr.) - Ayşen Candan - Ayşen Candaş (Yard. Doç. Dr.) - Ayşen Esin - Ayşen Uysal (Doç. Dr.) - Ayşenur Demirkale (Hukukçu) - Ayten Alkan (Doç. Dr.) - Aziz Çelik (Doç. Dr.) - B. Özgür Sarıoğlu (Prof. Dr.) - Bahar Bilgen Şen - Bahar Şahin Fırat - Baki Tezcan (Doç. Dr.) - Banu Can - Baran Doğan (Hukukçu) - Barış Özkul - Barış Ünlü (Dr.) - Barış Yapışkan (Yard. Doç. Dr.) - Baskın Oran (Prof. Dr.) - Başak Demir - Başak Erel,………
Tam yediyüz (700) akademisyen bu açıklamanın altına imzasını atmış. Sizce bundan sonra KCK operasyonlarının kamuoyundaki algısı nice olur?