İsrail deniz kuvvetlerine ait komando birliğinin vahşetini dehşet ve ibretle izledik. Birçok yazar bu konuda görüşlerini dile getirdi. Aslında söylenecek ve de eklenecek çok fazla bir şey yok. Ben kısaca kendilerini kınıyor ve yaptıklarından dolayı Allah’a havale ediyorum. Benim değinmek istediğim farklı yönler var:
Çocukken topu inşaata kaçmış olanlar, kirli sakallı bir amca tarafından elmalı şekerle bodrum katına indirilenler, henüz yeni yetmeyken havuzda onca milletin arasında kabinde sıkıştırılanlar genelde büyüdüklerinde taciz davalarından yargılanırlar. Uzmanlar tecavüz sanıklarının genelde mazilerinde bir tecavüz olayına maruz kaldıklarını, yetişkinlik döneminde de bunun intikamını almaya yönelik bir meyillerinin olduğunu söylerler. Bakmayın derler siz tecavüzcünün pala bıyıklı, külhanbeyli edalı duruşlarına, mazilerinde neler vardır bu kişilerin? İsrail hükümeti de sürekli kendilerini acındıracak Piyanist ve Schidllerin Listesi gibi filmlerle acındıra dursun, Hitlerin işkencelerine maruz kaldıklarından mıdır bilinmez işkence, toplu ölümleri de ne yazık ki gerçekleştirmektedir. Tıpkı tecavüz sanıklarının hayatlarının bir keresinde tecavüze uğramaları gibi. Sabra ve Şatilla katliamı, Cenin katliamı ve şimdi de Mavi Marmara katliamında olduğu gibi.
Başbakanın “one minute” demesiyle dönek Arap hükümetleri bir anda Şövalyelik unvanlarını takdim ede dursunlar, altı gün savaşlarında it gibi paketi teslim etmediler mi? Osuruktan tayyare bir haydut devlet karşısında gıkları bile çıkmazken o savaştan 50 sene önce bir bot için Osmanlı askerlerini çöllerde şehit edenler de kendileri değil miydi? Anadolu’dan Yemene kendileri için savaşmaya gelen vatan evlatlarını, Arap gibi giyinen ve Arapçayı çok iyi bilen ve bunun için kendisine Müslüman Arap kızları takdim edilen İngiliz casus Laurans ve ekibinin vaatleriyle Şerif Hüseyin gibileri atalarımızı arkadan vurmadı mı?
Hemen herkesin çok iyi bildiği Yemen şarkısı niçin bestelendi? Katarlar dolusu asker çöllerde yok edilmedi mi? Şimdi de ver gazı, ver gazı Allah büyüktür, Türkiye savaşa girer. Yok kardeşim, biz İsrail ile savaş mavaş istemiyoruz. Eğer bu bir din savaşıysa “Ma bir tek biz mi Müslüman’ız?” Eğer insanlık savaşı ise “Ma niye bizden başka insan yok mu? Başka şeyler yapılabilir. Mesela, askeri teçhizat, tank, top, uçak alınmaz. Düden şelalelerinin suyu İsrail topraklarına akıtılmaz. Coca cola tüketilmez, fanta içilmez. Ama savaş başka bir şey. Hem hiçbir toplumda homojenlik aranmaz. Tüm İsrail vatandaşları kötü demek büyük bir hezeyandır. Dinini, diyanetini bilen Yahudiler iyi insandırlar. Ellerinde Türkiye Bayrağı ile matem tutanlarını da gördük, sevinçlerinden dans edenlerini de.
İsrail Devleti eğer haydut bir devlet değilse, kendi içindeki derin devleti yok etmeli. İtalya’da “Temiz Eller Operasyonu” oldu ve İtalya artık mükemmel bir ülke. Türkiye’de “Ergenekon Terör Örgütü” çökertildi ve artık faili meçhuller bitti. İsrailliler de mevcut hükümetten ve derin devletlerinden bir an önce kurtulmalılar. Eğer bunu başaramayacak olurlarsa Kur’an-ı Kerim’de yazılı olan vaat belki de çok erken bir tarihte gerçekleşecek. Derki ilahi mesaj; arkalarına sığındıkları taş ve ağaçlar bile gelin burada bir Yahudi var diyecekler.
Her zaman dediğim gibi yine tekrar ediyorum; Anti semitist (Yahudi düşmanlığı) değilim ama bu namussuz yönetim tüm insanlığı anti semitist yapacak. Bunların yaptıkları resmen katliam. Birilerinin bu yönetime dur demesi gerek. Bunu yapabilecek ve bundan çok büyük zarar görmeyecek tek ülke var, oda ABD. Barack Obama Yahudi politikacıları tüm ısrarlarına rağmen Beyaz Saraya kabul etmedi. Bu yükü artık onlarda taşıyamıyor. Ama bu yükü Arapların gazıyla Türkiye tek başına omuzlamamalı. Ayrıca Başbakanın çok dikkat etmesi gerekiyor. İsrail ajanları çok büyük fenalıklar da yapabilir. Büyük bir suikast de düzenleyebilirler. İnşallah yapacakları her bir şey ellerine dolanır.
Son bir şey: İsrail’in yardım filolarına ve tabii ki Mavi Marmara gemisine saldırmasını protesto ederken bunu din eksenli bir söylemle yapmak çok doğru değil. Bunu Müslüman kimliğinden çok insani ve ahlaki bir erdemlilik ile yapmak gerekir. Protestoları tüm Dünya’nın radikal İslamcıların bir eylemi olarak görmesi başka, bir insanlık dramı olarak görmesi başka. Bunun için tekbir sesleri ile değil, başka argümanlarla tepkimizi dile getirmemiz gerekiyor. Müslümanların yaşadığı değil de Hıristiyanlara ait bir topluma yapılsaydı bu zulüm sesimizi çıkarmayacak mıydık? Eğer öyleyse tüm Dünya’nın biz Müslümanların bir sorununa duyarlı olmasını beklememiz ne kadar doğal? Tekbirimizi içimizden de getirebiliriz. Kim neye inanıyorsa o şekilde getirebilir tepkisini ama geniş kitlelere ulaşmak, yaşananlara bir dur diyebilmek için tüm Gezegende, Kahrolsun İsrail demek sanırım yeterlidir.
Next