İhd Batman Şubesi son olarak yaptığı basın açıklamasında gelişmeler konusundaki endişelerini dile getirdi. Bu endişenin önemsenmesi gerektiğini düşünüyoruz. İnsan Hakları Savunucuları endişelerini dile getiriyorlarsa dikkate alınmalı ve toplumsal hassasiyetlere dikkat edilmelidir. Bu nedenle açıklamayı sizlerle paylaşıyoruz. 

“Çağımız; demokrasinin, insan Hak ve özgürlüklerinin vazgeçilmez temel değerler olarak kabul gördüğü bir çağdır. Yaşımın tüm alanlarında çatışma yerine diyalog ve uzlaşı kültürünün geliştiği bir çağdır.

Dünyada bu değerler üzerinde toplumsal sorunlar çözümlenmeye çalışılırken, Türkiye´de tekçi zihniyetle hâkimiyet sürdürülmek istenmektedir.

Ülkede demokrasinin geliştirilmesi suretiyle;

Terörle mücadele kanununun kaldırılması,

İfade ve örgütlenme önündeki engellerin kaldırılması,

Seçim barajının kaldırılması veya makul seviyeye indirilmesi,

Çoğulcu eşitlikçi yeni bir anayasanın hazırlanması,

Faili meçhul cinayetlerin aydınlanması,

Kayıpların bulunması ve faillerinin yargılanması beklenirken sürdürülen operasyonlarla baskıların artırılması bizleri endişelendirmektedir.

Hafta içinde 2009 yılına ait ilimizdeki hak ihlallerini kamuoyuyla ve sizlerle paylaştık. Belirtilen rakamlar işin ne kadar ürkütücü boyutlara geldiğini göstermektedir.

İnsan Hakları örgütü olarak her zaman ülkemizde ve dünyada barışı savunduk, barıştan yana olduk. Çok iyi bilmekteyiz ki kalıcı bir barışın sağlanması için gerçeklerle yüz yüze gelmek zorundayız. Bu nedenle 1990´lı yıllarda meydana gelen kayıpların bulunması veya bu olayların aydınlatılması gerektiğine inanmaktayız.

Demokratik açılım umutlarının arttığı bir dönemde özellikle Nisan 2009 tarihinden bu yana düzenlenen operasyonlar ve alınan kararlar umutlarımızın kaygıya dönüşmesine neden olmaktadır.

Siyaset sahnesinin baskı ve tutuklamalarla boşaltılmak istenmesi,

Milletvekillerinin milletvekilliklerinin yargı kararları ile düşürülmesi,

Belediye başkanlarının tutuklanması,

KESK üyesi sendikacıların tutuklanması,

DTP´nin kapatılması gibi girişimler kaygı ile takip edilmektedir.

Toplumda gelişen linç kültürü ise bizleri derin endişelere yöneltmektedir.

Bir yandan artarak süren işsizlik öte yandan emekçilerin kazanılmış haklarının 4/ C uygulamaları ile gasp edilmeye çalışılması sosyal alanda sıkıntılar yaratmaktadır. Bu anlamda Tekel işçilerinin yanında olduğumuzu belirtiyor kazanılmış haklarının korunması gerektiğini hatırlatıyoruz.

İHD olarak diyoruz ki;

Halkın iradesine dokunulmamalıdır.

Demokratik siyaset yolları tıkanmamalıdır.

Ayrımcılık yerine birleştirici ve kaynaştırıcı politikalar geliştirilmelidir.

Çatışma ortamının yaratılmaması için gerekli dikkat gösterilmelidir.

Açılımlar operasyonlarla değil kanunu düzenlemelere hız verilerek sürdürülmelidir.

 

 Son dönemde oluşan havadan rahatsızlık ve kaygı duyduğumuzu belirtiyor, bu olumsuz gidişata bir an önce dur denilmesini bekliyoruz.”