İnsan Hakları Derneği evvelki hafta sonu 14. Olağan genel kurulunu gerçekleştirerek yeni yönetimini belirledi. 1986 yılında kurulun halen 29 şubesi ile faaliyetlerini sürdüren İnsan Hakları Derneği hem ülkemizde hem de uluslar arası arenada saygınlığını ve itibarını koruyan sivil toplum örgütlerinden biri olarak tanınmaktadır.
Bilindiği üzere Dernek gittiği olağanüstü kongre sonucunda yola İnsan Hakları savunucusu ve İHD’nin kuruluşundan bu yana içerisinde yer alan Hüsnü Öndül’ün Genel Başkanlığa seçilmesiyle devam etmişti. Olağan genel Kurulda bu görev bayrağı Öztürk Türkdoğan’a emanet edildi. Genel sekreter göreve devam ederken Genel başkan yardımcılıklarına ise Ragıp Zarakolu ve Muharrem Erbey getirildiler.
Genel kurulda yapılan görev değişikliklerinden birisi de Mihdi Perinçek oldu.İnsan Hakları alanındaki çalışmaları izleyenler bu isme yabancı değiller sanırım.Mihdi Perinçek bölgemizin temsilciliğini üstlenmişti.14. Genel kurul ile Mihdi bey de yönetim görevinden ayrılmış oldu.
Bu genel perspektiften sonra gelelim Genel Kuruldaki izlenimlerimize; öncelikle belirtmeliyiz ki İHD genel kurulu diğer sivil toplum örgütlerinin genel kurullarından farklı gerçekleşti.Sendikaların genel kurullarında görülen liste savaşları yaşanmadı.Tek liste ile seçimlere gidildi ve herhangi bir ciddi itiraz olmadan yeni görevlendirmeler gerçekleştirildi.Ülkede süren gergin ortam nedeniyle kongre salonunda katılım fazla olmadı.Divan başkanlığını Akın Birdal’ın yaptığı 14.Genel kurulda AKP,HAK PAR,ESP,SDP 78’liler temsilci gönderdiler.Diğer siyasi partilerin salonda bulunmamaları dikkat çekti.Adalet ve Kalkınma Partisinden genel kurula katılan Sayın Abdurrahman Kurt (Diyarbakır Milletvekili) kısa da olsa bir konuşma yaptı.
Mazlum Der temsilcisinden diğer bütün katılımcı ve konuşmacılara kadar herkesin ortaklaştığı ana konu ise Türkiye’de giderek tırmanan Kürt sorununun çözümü konusunda bir şeyler yapılması gerektiği konusundaki yaklaşımdı. Takdir edersiniz ki siyasi yapıların bu konuda ki yaklaşım ve önerileri farklı olmaktadır. Ancak esas olarak üzerinde birleşilen ana tema Kürt sorununa demokratik çözüm beklentisiydi.
İnsan Hakları Genel Merkezi 14. kongrede Genel Başkanlığa Öztürk Türkdoğan’ı getirmek ile bir değişimin, açılımın, gelişimin de önünü açmaya çalışmıştır. Bu tercih aynı zamanda gelen veya gelebilecek eleştirilerin de önünü kapatabilecek bir tercih olarak görülmüştür.
Bütün bu olumlu yanlarına rağmen 14. Genel kurul organizasyonunun yetersiz olduğunu açık bir şekilde ifade etmek gerekmektedir. Delegelerin davet edilmelerinden tutun da seyahatlerinin sağlanması, konaklama yerlerinin belirlenmesi ve yemek ihtiyaçlarının giderilmesine kadar olan düzenlemelerin hiçbir tanesi yapılmamıştı.Gönüllülük temelinde çalışma yürüten bu kurumun maddi imkansızlıklarını anlamak mümkün ancak en azından organizasyonun sağlanması konusunda eksiklik yaşatılması olayı ile karşılaşılmaması gerekirdi.
Artıları ve eksileri ile birlikte İHD, yeni yönetimi ile Ülkemizde İnsan Haklarına saygılı, barışçıl ve demokratik bir yaşam sürecinin sağlanması ve yaşatılması konusunda azim ve kararlılık göstereceğini ortaya koymuştur. Kuruluş felsefesi olarak sürdürülen bu anlayışın yürütücülerine yeni görevlerinde başarılar dileriz.
Next