Özgecan Aslan'nın ölümü ile Türkiye'de adalete ihtiyaç olunduğu ve birçok toplumsal sorunun düzeltilmesinin gerektiği görüldü. Türkiye'de adalet arayışı sürerken, yasalar adeletin kapısını kapatmış ve yürekleri sızlatır nitelikte.
Kadın katillerine ceza indirimi yapılmasın diye kanun teklifleri geri çekilirse bir ülkede erkeğin yapacağı şeyleri hayretle karşılamamak lazım! Öyle ki kadın olmanın yanında insan olmanın da zorlaştığı bir ülkede yaşıyoruz.
Bu ülkeye;
Eğitim şart!
Adalet şart!
İnsanlık şart...
Adalet ve eğitim kavramları birbirini tamamlar ve yarının adaleti bugünün eğitimiyle olur.
VE...
''Kızım dikkat et'' değil, ''Oğlum senin de anan bacın var'' demeli ebeveynler.
Burası çok mühim bir konu çünkü toplumumuzun çoğu erkeği çok başka yere koyar, kıza sorumluluk yükler ve böyle bir durumda erkeğin baskınlığı aşırı derecede olur. Toplumda ki 'Erkeklik' kavramı da çok tehlikeli boyutta. Ebeveynler çocuklarıyla cinselliği konuşmadığı müddetçe yanlış ötesi durumlar meydana gelecektir.
Ülkece bir kere sadece bir kerede yanlış desek!
Dinin, hiçbir siyasi görüşün, toplumun hiçbir 'sözde ahlak' kuralarına bağlı kalmadan bunun bir vahşet olduğunu kabul etsek!
Susmasak!
Kıyamet mi kopar!
Varsın kopsun, dünya bu kadar iğrenç ve yaşanılası değilken...
Ve bu ülkede;
Ölme kardeşim ölme...
Kadındı derler.
Alevi derler.
Kürt derler.
Tek başına ne işi vardı derler!
Mini etek giymişti derler!
Derler de derler...
Ama bir insan öldü demezler...
Öyle insanlar nefes alıyor ki bu ülkede, bu ölümü normal göstermek amacıyla başka ülkelerde ki tecavüz olaylarını karşılaştırıyorlar. Bu zihniyetin sonu son değildir.
İdam haktır ve madem idam yok, hapiste olanlara selam olsun...
Yarınınızın, bugününüzden daha iyi olması dileğiyle, hoşçakalın.