Batman'dan Paris'e...
Diyarbakır'dan Berlin'e...
Muğla'dan Bonn'a...
İzmir'den Cologne'ye...
İstanbul'dan Londra'ya...
Ve dünyanın çoğu noktasından birçok şehir Kobani için ayağa kalktı. Kobani insani değer taşıyan her tarafı da birleştirdi.
Hakikat şu ki zulmün büyüklüğü Kobani'de direnişin büyüklüğünü de açığa çıkarmıştır. Kobani artık direniş çemberi ve mücadele hattıdır.
Ankara kendi çıkarları doğrultusunda bu yaşananlara kısmi sessiz kalıyor. Ankara'nın Amerika'yı bekleyen tavırlar içerisinde oluşu sürece dair en büyük yaradır.
Öcalan'ın 15 Ekim'e kadar bekleriz açıklamasından sonra Ankara 15 Ekim'e kadar nasıl bir strateji çizecek merak konusu?
'Kobani bahane hükümeti karalamak şahane' diyenler maalesef bu taktiklerle Gezi'de de boy göstermişlerdi ama unutulmamalıdır ki Kobani için bağıranlar insalık adına bağırıyor, koltuk sevdalılığı veya yalakalık adına bağırmıyorlar.
Batman tarihinin belki de en büyük protestosunu yaşadık. Batman halkının ne denli sağduyulu olduğunu Gazze'de yaşananlara karşı binlerce kişinin sokağa çıkıp destek olduğundan da biliyoruz. Batman halkı zulme susmayan bir şehirdir.
Kobani' de yaşananlar Batman'da zengini-fakiri, sağcısı-solcusu kısacası zıt kutupları birleştirdi ve halk sokağa döküldü.
Kobani'de olanlarla birlikte Batman ve birçok şehirde eylemler gerçekleşti ve bir kesim Kobani'de yaşananları değil de eylemleri eleştirmesi gerçekten trajikomik bir durumdur. Mühim olan ile mühim olmayan konuları ayırt etmek lazım.
Milleti ile var olduğunu söyleyen Erdoğan'ın milletinin sesine kulak vermesi lazım, Gazze'de ki hassaslığını Kobani için de göstermeli. Erdoğan, Gazze için dünyaya başkaldırışını Kobani içinde yapmalıdır.
Kobani için sokağa dökülen insanlar dünyaya sesini duyurmak istiyor. Bu direniş, bu hak yürüyüşü Kobani'nin özgürlüğüne kadar devam etmelidir.
Bu direniş, insanlık adınadır...
Direnince daha güzelsin Batman...
Yarınınızın, bugününüzden daha iyi olması dileğiyle, hoşçakalın...
Next