Türkiye –Ermenistan milli maçı münasebetiyle Ermenistan cumhurbaşkanının davetini kabul eden cumhurbaşkanı Gül Cumartesi günü Erivan’a gitti. Derindondurucuda buz haline gelmiş olan Ermenistan ile diplomatik ilişkiler geçmişi karşısındaki, böyle bir adımın atılmasını beklemeyen çevreler tepkilerini değişik şekillerde dile getirdiler. AKP ziyarete katılmayarak tepkisini ortaya koyarken, ana muhalefet partisi yine muhalefetini en anasını yaparak bu ziyarete de karşı çıkma geleneğini sürdürdü. Karşı çıkışını cumhurbaşkanı soykırım anıtına da çelenk koysun şeklinde yansıttı.
Bilindiği gibi Türkiye ile Ermenistan arasında birinci dünya savaşı sırasında ve sonrasında Ermenilerin katledilmesi ile ilgili bir sorun bulunmaktadır. Ermenistan söz konusu dönemde bir milyon kadar Ermeni’nin öldürülerek yok edildiğini ve bunun soykırım olduğunu iddia ederken Türkiye bunu kabul etmemektedir. Bu nedenle de iki ülke arasında diplomatik kriz yaşanmaktadır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bu ziyareti bu düzeyde yapılan en önemli ziyaret olmaktadır.
Yapılan açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla Sayın Gül Ermeni meslektaşı ile üç konuda görüşmelerde bulunmaktadır.
1- Kafkasya platformu: Bu başlık altında sorun yumağı haline gelen Kafkasya ülkelerinin arasında diplomatik bağın sıkıştırılarak sorunların giderilmesine çalışılması ve bu yolla bölgede savaş olasılığının azaltılması ile birlikte enerji yollarının sorun olmaktan çıkarılması hedeflenmektedir. Türkiyenin bu bölge üzerinden sağladığı enerjinin tüketilen enerji toplamındaki oranına bakıldığında konunun hassasiyeti anlaşılmaktadır. Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının akıbeti bu bölgenin istikrar içinde olmasına bağlı. Türkiye bu hedefi tutturursa bir taşla iki kuş vurmuş olacak. Hem Rusya ile sıcak ilişkilerin sağlanıp devamı sağlanacak ve ticaretini geliştirecek hem de Buradaki Türki devletler ile ilişkilerini geliştirerek bölgesel güç olma yolunda önemli bir adım atmış olacaktır.
2- Karabağ sorunu: Bilindiği gibi Azerbaycan içinde bulunan karabağ bölgesi şu anda Ermenistan’ın elinde bulunmaktadır. Ermenistan ve Azerbaycan arasında ise savaş durumu mevcuttur. Bugüne kadar izlenen politikada hep Azerbaycan desteklenmiş ve Ermenistan dışlanmıştı. Azerbaycan’ın Abdullah Gülün Ermenistan ziyaretine duyduğu tepki bu politikanın değişebileceği endişesidir. Bu bölgede Ermeniler çoğunlukta olduğu halde sorun çözülemeyince sıcak temasla bölge kordon altına alınmış durumdadır. Eski Sovyet bloğu içinde Nahçivan,Karabağ,Osetya,Abhazya gibi otonom bölgelere çok rastlandığından bloğun dağılma süreciyle birlikte buralardaki sorunlar da boyut değiştirmiş bulunmakta.Ancak Türkiyecin Karabağ sorununu masaya yatırmasının nedeni biraz daha farklı görünüyor.Türkiye karabağ sorununu çözerse önümüzdeki dönemde PKK’nın bu bölgeyi üs olarak kullanmasını da engellemiş olacaktır. Her ne kadar açıkça söylenmese de son zamanlarda böyle bir olasılığın medyada sık sık yer bulduğunu da belirtmek gerekmektedir.
3- Sınır kapısının açılması: Ermenistan ile Türkiye’nin özellikle doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi ortak kültürleri paylaşan komşu halklardan oluşmaktadır. Türkiye içerisinde ermeni kökenli birçok vatandaşımız bulunmaktadır. Buradaki kapının açılması Ermenistan açısından olduğu kadar Türkiye açısından da önem arz etmektedir. Çünkü iki ülke arasında ticaretin gelişmesi ile birlikte sorunlara bakış açısının da değişme olasılığı yüksektir. Özellikle Ermenilerin Türkiye’den yapacakları ticaret sayesinde hem bir ticaret imkanı sağlanmış olacak hem de diplomatik alanda sorunların çözümü konusunda buzların erimesi sağlanabilecektir.
Sonuç olarak gerekçesi ne olursa olsun Türkiye Ermenistan ilişkilerinin düzelmesi her iki ülke halklarının çıkarına olacaktır. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül hem dış işleri Bakanlığı dönemindeki deneyimlerinden hem de bulunduğu konumda edindiği izlenimden bu ülke ile sürdürülen soğuk ilişkilerin bitirilmesi noktasında doğru bir karar vermiştir.Ermeniler bu bölgenin insanlarıdırlar ve çatışmalı dönemde büyük sıkıntılar çekmişlerdir.Yapılan uygulamanın adının ne olacağını koymak tarihçilerin işi ama ilişkileri geliştirip bu karanlık sayfaların yerine yeni beyaz sayfalar açmak politikacıların işidir.
Politika insanlara hizmet etmek için bir araç ise bu aracın bütün alanlarda kullanılması gerekmektedir. Ermenistan ile ilişkilerin düzeltilmesi tarihi hataların da affedilmesi olasılığını beraberinde getirecektir. Yanlışta diretmek akıllı insanların işi olamaz.
Gerçi bu kararın doğru olduğunu anlamak için araştırma yapmaktansa sayın Baykal’ın karşı çıkışını duymak yeterli olmaktadır ama yine de doğruya doğru demek insanı bir vazife.
Next