Üniversitede okurken yurt dışından gelen bir öğretim görevlimize Türkiye’deki fakültelerin eğitim durumlarını sorduğumuzda “Sizin fakülteleriniz iyi birer lisedir.” cevabını vermişti.  Önceleri biraz şaşırmakla beraber daha sonraki yıllarda bunun doğru bir tespit olduğuna inanmıştım.

            YÖK denilen ilim ve irfan katili sistem üniversitelerimizi bile askeri kışlaya çevirdiğinden, bilim adamı yetiştirmesi gereken üniversitelerimiz bu işlevlerini yerine getirememektedirler. Aynı şekilde 28 Şubat postmodern darbesinin ürünü olan kesintisiz eğitim projesinin eğitimde yol açtığı yıkımları da gün geçtikçe daha çok hissetmeye devam etmekteyiz.

            2003 yılında İMKB Endüstri Meslek Lisesi olarak inşaatı yapılan ancak o dönemde acilen Anadolu Öğretmen Lisesi’nin kullanımına tahsis edilen bina nedeniyle,  bugün Batman’ da tek olan Endüstri Meslek Lisesi tıkanmış ve eğitim veremeyecek duruma gelmiştir. 900 öğrencinin başvurduğu bu yıl diploma puanına göre 240 öğrenci alınacak. Ana binada 12 dersliğin olduğuna göre bir sınfta kaç kişinin öğrenim gördüğüne siz karar verin.

            Bu süre zarfında az öğrenci ile eğitim öğretime devam eden lisemiz, son yıllarda piyasada teknik elemana duyulan ihtiyaç nedeniyle yoğun öğrenci talebini karşılayamaz duruma düşmüştür. 2003 yılından beri bu konudaki ihtiyaç nedense yüksek sesle dile getirilememiş, hiçbir Milletvekili ve il yöneticisi bu soruna sahip çıkmamıştır.

            Ve gelinen nokta.  Üç ayrı binada öğrenim gören öğrencilerin olduğu bir meslek lisesi. Ana binada öğrenim görenler dışında doğal gaz bölümü Anadolu Öğretmen Lisesinde, bu yıl 9. Sınıfa öğrenim görecek gençlerimiz de şehrin diğer ucundaki Petrol Lisesi’nde öğrenim görecekler.

            İşte fakülte dememizin nedeni bu. Çünkü büyük şehirlerde bazı üniversitelerin fakülteleri farklı yerlere dağıtılabiliyor. Onu anlamak biraz mümkün, ancak lise çağındaki gençlerin bu şekildeki bir uygulamaya tabi tutulmaları mantıksız. Yer sorununu anlamak mümkün. Belki Milli Eğitim yetkilileri daha akıllı bir çözüm bulamadılar.

            Ancak yılların ihmalini de göz ardı etmemek gerekir. Neden ilgililer ilimize ikinci bir Meslek Lisesi kazandırmak için şimdiye kadar ellerini taşın altına koymadılar? Neden Anadolu Öğretmen Lisesi’ne şu ana kadar bir bina yapılmadı? Bunun sorumlusu kim acaba?

            Siyasi geleceklerini bitirmek pahasına kesintisiz eğitimi hayata geçirenler şu anda tarihin tozlu raflarında sürünmektedirler. Çünkü onlar halkın iradesine aykırı işler yapmışlardı.

            Ya bizim siyasilere ne demeli? Onlar bu sorunu çözmek için neler yaptılar veya neler yapıyorlar? Ankara’nın taşlı yolları onları umarım Batman’ın tozlu ve çamurlu yollarını unutturmamıştır. Sözümüz sadece iktidar partisi milletvekillerine değil elbette. DTP milletvekilleri de bu konuda duyarlı olmaları gerekmez mi?

            Ve son çağrımız da Batman’lı zengin işadamlarımıza. Başka illerden gelip ilimizde yurt ve okul inşa eden işadamlarına teşekkürlerimizi sunarken bizim işadamlarımızdan hiçbir ses ve seda çıkmaması acıklı bir durumdur.

            Batman hayırsever işadamlarını hasretle beklerken, siyasilerinden de bu işe sahip çıkacakları günü bekliyor.