Umutlarımıza doğru kanatlarımızı açıp havalanmaya başlamışken, Tokat´tan gelen kurşun ve Ankara´dan gelen tamtam sesleri tekrar bizleri kolumuz kanadımız bir halde yerimize mıhladı.
Barış ve kardeşlik projesinin düşmanları çoktu. Bunu herkes biliyordu. Lakin bu kadar kötü zamanda ortaya çıkmasını kimse beklemiyordu. Kürt halkına zarar vermek için bundan daha güzel bir eylem şekli olamazdı herhalde. Bunu yapmak için bu kadar beklemeye de gerek yoktu!
Ancak geçen yazımızda da belirttiğimiz gibi barış her zaman savaştan daha kolay olmuştur. Barış ve kardeşliğe giden yollarda çukurlar, tümsekler ve dikenler sürekli var olmuştur. Ama barış elçileri hiçbir zaman bu engellerden yılmamışlardır. Sayın Ahmet Türk´ün bu konudaki tavrını sürekli takdire şayan bulmuşumdur. Keşke O´ndaki sağduyu ve metanetin yüzde biri Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli´de olabilseydi.
Açılım süreci birilerinin kafasında bitmiş olabilir, ama önemli olan bu süreçten sonra bunu devam ettirebilme iradesini gösterebilmektir. Ak Parti bu projeyi kesinlikle askıya almamalıdır. CHP, MHP ve hatta DTP´nin muhalefetine rağmen devam ettirebilmelidir. Nerede hata yaptığına dönüp bakmalı ve daha akılcı yöntemlerle bu süreci ileri taşıyabilmelidir. Ak Parti´nin bu yolda göstereceği en ufak bir tereddüt ülkede derin yaraların açılmasına neden olabileceği gibi yedi yıldır elde edilen kazanımları kaybedebilme riski ile de karşı karşıya kalabilir.
Siyasi partiler kanununun neden hala değişmediğini, seçim barajını düşürmekle ilgili kanunun neden hala gündeme gelmediğini merak ediyorum. Ak Parti böyle yapmakla kendisini yemeye karar vermiş olanlardan kurtulacağını mı sanıyor? Birinci kapatma davasının şokunu daha yeni üzerinden atmışken ikinci kapatma davası ile karşı karşıya gelmiş bulunmaktadır. Oysa bu konuda DTP ile ittifak yaparak bu sorunu daha önceden çözebilirdi.
Bu arada DTP´ye düşen görevlerden biri de kanımca kitlesine sağduyu çağrısı yaparak sokakları savaş alanı olmaktan çıkarmasıdır. Bu ateşin üzerine benzin dökmek isteyenlerin varlığını herhalde onlar da biliyorlardır. Bu ortamlardan en çok Kürt halkının zarar göreceğini mutlaka biliyorlardır. Demokratik ölçüler içinde protesto yapmak varken, kepenkleri kapattırmak ve camları kırmak inanın insanımızın yüreğini sızlatıyor.
Şiddeti çağrıştıran her eylem demokrasi ve kardeşlik kitabından koparılmış bir sayfa, Ergenekon yapılanmasının güç kazanmasına neden olan bir basamak, eski günlerin özlemiyle yanıp tutuşanların elinde bir ateştir.
Gerçek liderler zor zamanlarda verdikleri kararlarla adlarını tarihe yazdırırlar. Millet olarak Başbakan´dan ve DTP´nin yerine kurulacak müstakbel partinin başkanından beklentimiz bu zor zamanda milletimizi bir arada tutacak, barış ve kardeşliği pekiştirecek politikalara imza atmalarıdır.
Next