Bazen sorunun çözümüne veya hedefe bir adım kala insanın takadı kesilir gibi olur. Aslında hedefe varmaya o kadar yakındır ki görebilse canının gideceğini bilse durmayacak ancak çok yorulmuş, bitkin düşmüş ve kendini bırakıverme eğilimi göstermektedir.
Kürt sorununun çözümü noktasında tabiri caiz ise tam bu noktada durmaktayız.
Sorunun çatışmasız bir şekilde sona erdirilmesi için;
Muhataplık sorunu aşılmış,
Silahlar susmuş
Güçlerin sınır dışına çekilmesi işlemi tamamen olmasa da gerçekleşmeye başlamış
ve sıra atılması gereken son adımlara gelmiştir ancak ortaya çıkan rehavet bir çuval inciri berbat edecek durumdadır.
2013 Newrozunda ortaya çıkan büyük umudu ve beklentiyi kırmamak gerekmektedir. Çünkü herkes çok iyi bilmektedir ki böylesi fırsatlar öyle kolay kolay yakalanamıyor. Sorunun boyutu da zorlukları da nasıl çözüleceği meselesi de herkes tarafından bilinmektedir.
Konu siyasi partilerin iktidarı elde etmek için kullanacakları bir konu da olmamalıdır. Çünkü her geciken adım, her söylenmeyen söz insanların ve ülkenin canından can götürmektedir.
Her tarafın alev alev yandığı bir Ortadoğu coğrafyasında başkalarının ortalığı bulandırmak için beklediği fırsatları yaratmamak herkesin temel görevi olmak durumunda.
Başbakanın açıklamak için epey beklediği demokratikleşme paketi meselesinden dolayı ortaya çıkan durum KCK’nin kalan gücünü sınır dışına çıkarma kararını askıya almaya neden olmuştu. Paketin açıklanmasından önce ve sonraki durum göstermektedir ki Kürt tarafı atılan adımları yeterli görmemektedir. Bu konudaki beklentilerinin farklı olduğu açık.
Demokratikleşme paketinde ortaya konan perspektifin bu tarafın beklentilerini cevaplayamadığı hatta bu beklentilere yer vermediğini de söylemek doğru olacak sanırız. Çünkü atılacağı söylenen veya belirtilen maddelerde legal alanda siyaset yapan veya yapacak olan alan dışında kimseye etkileyecek gibi görünmüyor. Oysa Çözüm sürecinin muhatabı olan tarafın neredeyse bütün kadroları siyasi gerekçelerle ya yasaklı bulunmakta ya da cezaevlerinde bulunmaktadır. Seçilmiş milletvekilleri, Belediye Başkanları, Meclis üyeleri parti yöneticileri ve üyeleri uzun süreli tutukluluk yaşamaktadırlar.Yine cezaevlerine bulunan 200’ün üzerinde hasta mahpus cezaevi koşullarında ölümü beklemektedirler.Tutuklu gazetecilerin durumu hakeza…
Bütün bunlara ek olarak ortaya çıkan sıkıntıları saymaya gerek yok. Hükümet kanadına bakıldığında meclisin açılması ile alınacak kararlar ve çıkarılacak kanunlarla seçim sürecinin atlatılmasına çalışılacağı intibası verilmektedir. Ancak diğer tarafın beklentileri bu değil. Son olarak gerek Cemil Bayık ve gerekse Murat Karayılandan gelen açıklamalara bakıldığında konunun çok sıkı bir şekilde tartışıldığı anlaşılmaktadır. Hatta işin çok ciddi olarak tartışıldığını anlamak için kullanılan sözcüklere dikkatli bakmak yeterli oluyor. Bayık sürecin tek taraflı yürüyemeyeceğinden Karayılan ise ateşkesi bozma niyetlerinin bulunmadığından söz ediyor.
Çözüm sürecinin başlangıcında hatırlanacak olursa taraflardan gelen açıklamalarda geri adım atanın kaybedeceği vurgulanmıştı. Bu nedenle herkes ve kesim üzerine düşen görevi ve sorumlulukları yerine getirmek durumunda olmalı. Konuya gerek devlet gerek ise KCK konumlarına uygun ciddiyetle yaklaşım gösterme durumunda ve hassasiyetin büyüklüğünü dikkatten kaçırmamak durumunda hissetmelidirler.
Alacakları bir kararla ucu belli olmayan çatışmaların ve kargaşaların elbette önünü açabilirler ancak bu sorunun çözümüne katkı sunar mı ona bakmak gerekmektedir.
Çözüme bu kadar yaklaşılmışken atılacak yanlış bir adım bizi yıllarca süren bir ateşin içine atacaktır. Bu nedenle hassasiyet göstermek ve görüşmeleri sıkılaştırmakta büyük fayda bulunmaktadır.
Konu ne seçimlere kurban edilecek türdendir ne de karşı tarafın hassasiyetlerini anlamsız kılacak mahiyettedir. Andımızın kaldırılmasında bile kıyametler koparan bir muhalefetin bulunduğu bu ülkede adımları atmanın kolay olmadığını da iyi anlamak gerekiyor. Hiç adım atmadan bu işin çözümlenmeyeceğini bilmek de gerekiyor. Zirveye birkaç adım kalmışken pes etmemek ve çözümün üzerine üzerine gitmenin bu ülkeye ve insanlarına faydalı olacağını düşünmekteyiz.
Next