Geçenlerde CHP il başkanlığı adına yapılan bir açıklama ilgilimizi çekti. Haber olarak da yayınlanan açıklamaya göre; CHP bölgede Kürt kartını açmaya hazırlanıyormuş? Kürt sorunu başta olmak üzere Türkiye’deki bütün sorunların çözümü konusunda çaba sarf etmek yada çaba sarf etmeye çalışanları desteklemek temel görevlerimizdendir. Tabi bu söylenenlerin doğruluk ve dürüstlükle alakası olup hakkaniyet içeriyorsa…

Bir süredir Cumhuriyet Halk partisini sosyal demokrat ilkelerden uzaklaşıp kişi partisi ve katı bir ulusalcılık yapmakla eleştirmekteyiz. Bunu yaparken kimse ile bir husumetimiz yok. Hatta Sosyal demokrat partilerin bir araya gelerek birlikte hareket etmeleri konusunda da elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. Bu eleştirileri yöneltirken CHP’nin ve sayın Genel başkanlarının bir an önce toparlanıp partiyi hak ettiği konuma getirmesini de önermekteyiz.Ancak gelin görün ki Deniz, ne deniz ne de kara görebilmektedir.Uzak ufukları izleye izleye tatilde sanki!

Eleştirileri somutlaştırmak gerekmektedir. Kürt sorunu diye tabir edilen ancak Ülkemizde Kürtlerin temel kültürel,sosyal ve siyasi haklarının verilmemesinden kaynaklanan sorununa en duyarlı olan bu konuda raporlar yayınlayan,girişimlerde bulunan CHP misyonu partilerin, soruna bakış açıları ne hikmet ise 1990’lardan sonra değişmeye başlamıştır.Avrupa’da yapılan Kürt konferansına katıldıkları gerekçesi ile partiden atılan Kürt milletvekillerinin yeni bir parti kurma arayışı ve çalışmaları süreci bugüne kadar taşımıştır.En sosyal demokratının dahi Kürt konferansına katılımı hazmedemediği bir parti misyonunun Kürt kartını nasıl açacağı gerçekten zevkle takip edilmesi gereken bir konudur.

Geçen dönemde yayınlanan Kürt sorunu ile ilgili rapordan da söz eden bulunmamakta tabi.

CHP’nin izlediği siyaset yüzünden sosyalist enternasyonalden atıldığını da belirtmek gerekmektedir.

Bütün bunlara rağmen böylesi bir konuda CHP’nin sağlıklı bir çözüm için çaba içine giriyor olmasını saygı ile karşılamak gerekmektedir. Ancak böylesi hassas bir konuda ülke genelini ilgilendiren bir sorunda açıklamanın ciddiyeti açısından parti genel merkezinin beyanatlarını bekleyip karar vermek yerinde olacaktır sanırım. Sayın il başkanının bu açıklamasını iyi niyet göstergesi olarak görmek mümkündür. Ancak sayın il başkanı da takdir ederler ki böyle bir zamanda böylesi bir konuda il başkanı düzeyindeki çıkışlar yerel siyasete yönelik açıklama olarak yorumlanmaya çok müsaittir!

Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye sorunlarını koltuk sevdasının önünde görüyorsa Türkiye’de yaşayan bütün sosyal demokratların hatırı için bile olsa önce kendi içerisinde demokratik mücadeleye kapı aralamalıdır diye düşünmek gerekmektedir. Parti içi muhalefetin kovulduğu, muhalefette bile oy kaybına uğranıldığı, hiç kimsenin değişim için umutvar olmadığı bir partinin çıkış yapması biraz zor görünmektedir. Kaldıki sorunları sadece konuşmak da yetmiyor bazı sorunların çözümüne yönelik somut girişimlerin başlatılması ancak inandırıcılık yaratabilir.

30 yıldır oluk oluk kan akarken bu ülkede sorun için etkili çözüm bulamayan bir siyasi partinin sorun tespiti için daha toplantı yapacak olması yada toplantı yapmayı düşünüyor olması ne kadar güven verir acaba?

Her şeye rağmen gerek Kürt sorunu karşısındaki duyarlılığı gerekse koruculuk sisteminin yanlış olduğu ve kendisinin korucu olmadığına yönelik açıklamalarından dolayı sayın il başkanına teşekkür etmek gerekmektedir.Olumlu olan her adım bu ülke için destek görmek zorunda.Kimsenin kimseyi dışlamasına da gerek yok.Ancak aynı hassasiyet toplumu doğru bilgilendirmek konusunda da gösterilmelidir.Toplumun temel sorunlarının tespiti ve çözümü yerel siyasete alet edilmemelidir.Hele hele yarın öbür gün mahcubiyet doğurması muhtemel girişimlerden kaçınılmalıdır diye düşünmekteyiz.