Kurban adanmaktır. Çok değerli bir varlık için yine çok değerli varlığını feda etmeye hazır olmaktır. Kurban teslimiyettir. İnsanın değerler dünyasında ancak metafizik anlamıyla yerini bulan bir fedakârlıktır.
Kurban’ın gerçek anlamını yitirmeye başladığımızdan mıdır, bayram günleri tatil ve dinlenme günleri halini almaya başlamıştır. Bir günde bir saatini yaratıcısı için feda etmekten kaçınanların, Allah yolunda değil çocuklarını, bir liralarını bile harcamayı göze alamazlar.
Kurban fani olanı baki olana değişmektir. Allah’ın verdiği nimetleri hatırlamak, şükrünü sadece dil ile değil, fiili olarak da haykırmaktır. Elindekini sadece Hak Rızası için paylaşmak, fakir fukaranın elinden tutmak, onların yaşadıklarına bir gün dahi olsa tanık olabilmektir. Tanık olmak, ama tanıklığını unutmamaktır.
Kurban keselim derken, geleceğimizi ve neslimizi nasıl bazı değersiz gerekçelere kurban ettiğimize de bakmakta fayda vardır.
Yöremizde mezhep olarak Şafii fıkhı çoğunlukla taklit edilmektedir. Şafii mezhebinde kurban kesmek sünnettir. Ancak üzülerek belirtmek gerekir ki, hali vakti yerinde olan birçok Müslüman gücü yettiği halde, bu ibadeti önemsememektedir. Bunun adı mezhep konusunda kolaycılığa kaçmaktır. Bu ahretimizi malımız için kurban ettiğimize işarettir.
Kurban Bayramı ve Ramazan Bayramı’nı kutlama vesilesiyle topluma yerleşen bir diğer çarpıklık da israf boyutlarına varan, şeker, cola, tatlı ve diğer yiyecek ve içeceklerdeki tüketim merakıdır. Bu tutkunluk maddi durumu iyi olmayanları zor duruma sokmakta, komşu ve akrabalarından daha düşük ikramda bulunmak zorunda kalanlar kendilerini aşağılanmış hissetmektedirler. Oysa bu tüketimleri yaparken, dünyanın birçok yerinde açlıktan ölen, yeterli beslenemeyen, şeker niyetine kurşunlara hedef olan insanları düşünmek gerekmez mi? Bu kurban ediş şekli ise, vücudumuzu nefsimize ve çevremize kurban ettiğimizi gösterir.
Bayramlarda öne çıkan diğer bir husus da sigara türü kötü alışkanlıkların yayılmasına vesile olunmasıdır. Bayramda bir sigara ile başlayan ve çoğu kez ömür boyu alışkanlığa dönüşen sigara tiryakiliği de gençlerimizin geleceğini zehirleyen bir eylem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu alışkanlık büyükler eliyle adeta teşvik edilmektedir. Küçük yaştaki çocuklara ve gençlere sigara ikramında bulunmak onlara yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bu da neslimizi ve çocuklarımızı kendi elimizle yakarak küllerini havaya savurmak suretiyle kurban ettiğimizin göstergesidir.
Kötülüklerin çabuk yayılma gibi kötü bir alışkanlıkları vardır. Buna bir tedbir olarak, Bayramlarda sigara ikram etme alışkanlığını terk etmektir. En önemlisi de evlerimize Bayram nedeniyle de olsa sigarayı sokmamaktır. Toplum olarak bilinçlenmenin, paramızı ve sağlığımızı heba etmekten vazgeçmenin zamanı gelmedi mi?
Kurban’ın asıl mahiyeti kaybolunca, Kurban keserek Allah’ın rızasına kavuşmayı beklerken başka değerlerin kurbanı da olabiliriz. O halde Kurban’ın anlamını bilerek bu günleri geçirmeli, dini bir değer olan Kurban Bayramını Hz İbrahim ve Hz İsmail’in anladığı şekilde anlayıp yorumlamalıyız. Hepinizin Kurban Bayramı mübarek olsun.
Next