ABD, değişim diyen Barack Obamayı devlet başkanlığına getirerek dünyada değişim rüzgârının öncüsü olduğunu bir kez daha kanıtlarken, en güçlü ülkelerde bile demokrasinin işletilmesi durumunda kölelerin bile devlet başkanlığına gelebileceğini de göstermiştir.Afrika kökenli bir insanın mücadele ederek devlet başkanı olma hayalı gerçekleşirken mücadelenin sihirli kelimesi “değişim” olmuştur.
Peki, Barack Obama’yı devlet başkanlığına getiren değişim rüzgârı neleri içermektedir? Bütün dünyada olduğu gibi bölgemizi de yakından ilgilendiren ABD’nin yeni politikaları nasıl şekillenecektir. Bunun için Obama’nın seçim boyunca Amerikan halkına vaat ettiği şeylere bakmak gerekmektedir. Amerikan rüyasını gerçekleştirmek için Barack Obama’nın planı nedir? Ortadoğu’ya nasıl bakmaktadır? Dış düşman olarak neyi ön palana çıkarmaktadır? Amerikan toplumunun hangi kesimine hitap etmektedir?
Barack Obama öncelikli konu olarak orta sınıfı güçlendirerek ekonomiyi düzenlemek ve düzeltmeyi hedeflemektedir. Ailenin temel yapı olarak kollanıp korunması, Tüm Amerikalılara sağlık güvencesi, tüm Amerikan aileleri için ekonomik güvence ve fırsat eşitliği noktasına yönelerek ekonomik krizin aşılacağını hesaplamaktadır.
ABD’yi bilim ve teknolojide tartışılmaz lider yapmak
Enerjide dış bağımlılığı azaltmak ve doğa ile dost enerji kaynaklarına yönelmek
Her Amerikalı için dünya standartlarında eğitim imkânı sunmak
Küçük işletme ve üreticilere destek çıkmak
Küresel ekonomide rekabet ve başarı geleceğin ekonomisini yaratmada hedeflenen konular
Dış politika alanında ise Iraktaki savaşa son vererek Amerikan askerlerini çekmek (Beklenmedik durumlara müdahale için bir güç bırakılacak)
Küresel terörizm ile mücadele etme kapsamında Pakistan ve Afganistan’daki radikal İslamcılar ile mücadele etmek
Güçlü bir askeri güç yaratmak
Nükleer silahların yayılmasına önlemek
Ve müteffiklerle küresel tehditler konusunda yeni bağlar oluşturulması düşünülmektedir.
Peki, bütün bunlar bizim için ne anlam ifade etmektedir.
- Öyle anlaşılıyor ki Barack Obama ilk etapta mücadele alanı olarak Afganistan ve Pakistan’daki radikal İslamcılarla mücadeleye yönelerek burada saplandıkları bataktan kurtulmak istemektedir. Buralardaki illegal mücadeleyi bitirmeleri durumunda düzenli ordulara sahip olan devletlerle mücadelenin daha kolay olacağı düşünülmektedir.
- İran yerine önceliğin Kuzey Kore’yi veriliyor olması ilk etapta orta doğuda sahip olunan Amerikan imajının düzeltilmesi hedeflenmektedir. Tabi bu durum İran’a müdahale edilmeyeceği anlamına gelmez.
- Müttefiklerle ittifakları güçlendirme politikası kapsamında Türkiye ile ilişkilerin geliştirileceğini anlamak gerektiğini de hatırdan çıkarmamak gerekir.
- Irak’a müdahaleyi yanlış bulduğunu belirten Obama buna rağmen askerlerini çekeceğini ancak kargaşa ortamının doğması durumunda olaya müdahale etmek için Irak’ta bir güç bulundurmayı da taahhüt etmektedir.
Barack Obama’nın konuşmaları ve hedefleri iyi tahlil edildiğinde Değişim ile birlikte yıkılmaya yüz tutan Amerikan imajını tekrar kazanma gayretinin ön palanda olduğunu görmek gerekmektedir. Son sekiz yıllık dönemde ABD’nin içte ve Dışta kaybolan olumlu ve yıkılmaz Amerikan imajına olan güvenin kaybolmaya başlaması hem yönetim kademesinde hem de halkta büyük bir moral bozukluğuna neden olmuş ve değişim yaratmanın şart olduğu fikriyle Obama devlet başkanlığına getirilmiştir. ABD örneğinde de görüleceği gibi ülkeleri kurtaran olgu statükoda direnmek değil değişimin önünü açmaktır. Değişimi isteyenler umutlarına da yeşertirler. Umutları olanlar ancak toplumlarını ileri götürebilirler bunu hiç unutmamak gerekir. Ne olduğuna değil ne olacağına bakarsan daha faydalı olursun mantığının ne kadar kazandırdığı ortada değil mi?
Next