BAKIN HELE, KİM NE DİYOR!
Haftanın Anlamlı(!) Mizahı:
Bu hafta köşemin anlamlı(!) mizahına Sabah Gazetesi´nin yazarlarından Ergin Ardıç´ın 31 Mart Çarşamba günkü: “Kürt Partisi Saçmalıyor” başlıklı yazısını uygun gördüm. Ne diyor köşesinde Ardıç: “ Herkes biliyor ki, bu parti, Kürt Partisi. Yasak olduğu için öyle demiyorlar. Ama herkes biliyor ki, bu parti bütün Türkiye´nin değil, belli bir bölgenin, belli bir azınlığın partisi. Ve, o azınlığın sorunlarından başka hiçbir şey umurunda değil… Bu bir zaaf mıdır yoksa tutarlılık mı bilmem ama, Kürt Partisi´nin derdi, varsa yoksa kendi derdi… Başbakan da anayasa değişikliği tasarısında kendilerine getirilen şart karşısında bunlara “yok devenin pabucu” demiyorsa, kibar adamdır.” Ey Ardınç! O zaman ben söyleyeyim; madem sen ve herkes biliyorsunuz bu parti (BDP) sadece Kürt Partisi(!) ise o zaman ne diye en fazla, Kürt halkının derdinin çözümlenmesi isteklerini “saçmalık” buluyorsun. Sadece Kürt Partisi (!) dediğin parti, Kürtlerin dertlerini dillendirmeyecek de gelip senin saçmaladığın köşeyi mi dillendirecek…
Haftanın Gözdesi:
Bu hafta köşemin gözdesi: Annesine karaciğerinden bir parça vererek annesinin yaşama dönmesini sağlayan 19 yaşındaki Güneş İnsel. Güneş İnsel´in tereddütsüz bir şekilde annesine karaciğerinden bir parça vermesinden ötürü kendisini kutlar, annesiyle birlikte kendilerine uzun ve hayırlı bir ömür geçirmelerini temenni ederim…
Haftanın Kara Tahtası:
Bu hafta köşemin kara tahtasına; eski milletvekillerimizden Nezir Nasıroğlu´yu uygun gördüm. Nasıroğlu, Batman Postası Gazetesi´nde Kemal Çelik´e verdiği mülakatta: “ Milletvekillerimiz halktan çok kopuk”, demiş. Evet doğru söylemiş; ama bunu en son söyleyecek kişilerden biri olması gerekir; çünkü onun da milletvekilliğini gördük…
Sizden Gelenler:
Hani doğum günleri vardır, doğum günü olan kişiye arkadaşları tarafından farklı farklı sürprizler yapılır ve kişi sevindirilir. Bugün sizinle paylaşacağım doğum günü sürprizi İstanbul´da bir öğrenci evinden ve diğer doğum günü sürprizlerinden çok farklı. Cerrahpaşa tıpta okuyan Ayhan Alphan adlı arkadaşımız akşam eve gider, evde buzdolabını açar ve doğum günü pastasını görür, sevinir ve arkadaşlarının sürprizidir diye pastayı görmezden gelir. Akşam geç saatler olur, Ayhan´nın ev arkadaşları metropol şehre de Batman kültürünü (!) taşımışlar ya! İşte kültürün bir parçası olan 101 oyununa başlarlar. Ayhan´ın ev arkadaşları oyuna kendilerini tam kaptırırlar, tabi saat epey ilerler ve gece 12´ye yaklaşır. Ayhan arkadaşımız sabırsızlıkla ha şimdi sürpriz yaparlar ha şimdi bekleye bekleye heyecanı artıkça artar. Ama bir yandan da doğum günü geçmek üzere ve bakar arkadaşlarının sürpriz yapacağı yok, kendisi gidip pastayı dolaptan çıkarır birkaç mum da pastaya diker ve mumları yakarak arkadaşlarının bulunduğu odaya geçer, odanın da ışıklarını kapatır ve: “ İyi ki doğdum ben”, der. Tabi arkadaşları bu sürpriz karşısında sizce ne derler; elbette “ Ayhan anladık iyi ki doğdun da, şu ışıkları yak da taşları görelim.” İşte böyle geçer Ayhan arkadaşımızın doğum günü.
Ayhan arkadaşımıza, bu köşeden nice mutlu yıllar geçirmesi temennilerimi iletirken, ev arkadaşları: Hasan, Çetin, Fikret ve Özgür´e de bu güzel doğum günü sürprizini kendisine yaşattıkları için teşekkür ederim(!)…
Haftanı sözü: Ne ekersen onu biçersin…
Next