Zaten başka türlü olsaydı şaşıracaktık. Ergenekonun,  ordu, emniyet, hukuk, basın derken bir de iletişim hizmetlerinin daha iyi yürütülmesi, çekim alanı dışında bir yer kalmaması için de Türkcell’e de el atmış.

      Doğrusu bu patronları kutlamak gerekir. Kısa yoldan işlerini çözmek, daha çok semirmek, semirirken de ileride olabilecek darbelerde aslan payını kapmak için gazeteleri aracılığıyla milletin gözünün içine baka baka yalan söylemekten hiç geri durmadılar. Esas duruşa geçip emir almaktan utanmadılar.

      Bu nasıl bir basın anlayışıdır ki, namus gibi kutsal olan kalemlerini darbecilerin emrine vermekten utanmazlar. Bu nasıl bir yazarlıktır ki, bile bile yalan haber yazmakta hiçbir beis görmezler. Bu nasıl “milli” menfaatlerdir ki, kendi çıkarları için her türlü tahribatı yapmaktan geri durmazlar.

      Ve insanların adalet bulmak için gittikleri mahkemelere bakın. Bu adalet mi mülkün pardon “devlet”in temeli olacak? Bu hâkimlerin vereceği kararlar, adaletin değil ancak ülkeyi tar u mar edecek eylemleri planlayanların ortaya çıkaracağı zulmün temeli olabilirler. Tabii ki, adaleti ayakta tutan hâkimleri bunun dışında tutarak, onların vereceği kararlara sınırsız saygımız vardır.

       Ne demek “12. Daire bizden“ mesajları. Siz kimsiniz? Siz bu memleketin nesi oluyorsunuz? Siz bu milletin sırtında boza pişirmeye alışkın azgın ve putlu azınlık mısınız? Siz darbesever misiniz? Darbe planlarınız ortaya saçıldıkça, bir de utanmadan cezadan kaçmanın yollarını mı arıyorsunuz? Neden erkekçe “evet biz darbeyi planladık, çünkü bizim zihniyetimize göre ancak bizler yönetici olabiliriz. Millet ise ancak köle olabilir” diyemiyorsunuz? Ancak siz cezadan kurtulmak için hasta numarası yaparak ve sizin gibi “milli” menfaatleri düşünen hâkimlerin nöbetlerini kollayarak kaçma numaraları yapma peşindesiniz.

      Ve olan biten her şeyi sessizce izlemeye alışkın çok sabırlı halkımız. Kime sorarsanız faili meçhullerin hesabı sorulsun, derin devlet lağvedilsin, siyasi iktidarların üzerindeki baskı ortadan kalksın diye nutuk atar. Ancak bu süreçte hukukla alay edilmekte, suçlular ellerini kollarını sallayarak tahliye edilmektedir. Sessiz çoğunluk yine anı sessiz çoğunluk.

      Yıllardır gazete okuyacağım diye para verdiği gazetelerin patronları “darbe sevici ve destekçisi” çıkmakta, yine de bu gazeteler aynı tirajla gazete satmaya devam etmekte, aynı GSM şirketi millet tarafından tercih edilmeye devam edilmektedir. Bu mantıkla biz daha çok darbe görürüz, vesselam.