Bundan bir yıl önce yani 7 Haziran 2015 tarihinde Türkiye’de 24. Milletvekili genel seçimleri yapıldı.

Bu seçimlerin elbette diğer seçimlerden farkı bulunmaktaydı. Ustalık döneminin iktidarı için hazırlıklarını tamamlamış bulunan iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisinin hesaplarına göre oy oranlarını koruyacak ve ajandasındaki işlerini tamamlamak için yoluna devam edecekti lakin seçim sonuçları umulduğu gibi çıkmadı.

Seçimlere birçok parti katılmıştı lakin seçim sonuçları dört siyasi partinin meclise girme başarısı gösterdiğini ortaya çıkarmıştı.

Diğer zamanlarda verilen seçim barajının kaldırılması hesapları yine gerçekleştirilmemiş ve demokrasiyi engelleme duvarı gibi duran %10’luk seçim barajı nedeniyle birçok parti meclise girememişti.

Meclise giren siyasi partiler sırasıyla;

Adalet ve Kalkınma Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi

Milliyetçi Hareket Partisi

Halkların Demokrasi partisi oldu.

Ancak seçim sonuçları başka tablolar da ortaya çıkarmıştı.17-25 Aralık soruşturma süreçleri iktidar partisini epey zayıflatmış ve bu tartışmalar oy oranların düşürmüştü. Tek başına iktidar sloganı ile ortaya çıkmış olan Adalet ve Kalkınma Partisi almış olduğu %40,8’lik oy oranı ile birinci parti olmuş ve 258 sandalye kazanmıştı lakin bu sayı tek başına iktidar olmak için yeterli gelmemişti.

Cumhuriyet Halk partisi yine ana muhalefet rolünü almış lakin milletvekili sayısında bir düşme göstermişti. CHP almış olduğu %24,9’luk oy oranı ile sandalyelerin 132’sini kazanmıştı.

Bu seçimlerin galiplerinden birisi Milliyetçi Hareket Partisiydi. Oy oranını artıran bu parti almış olduğu %16,2’lik oy oranına karşılık 80 sandalye kazanmıştı.

7 Haziran seçimlerinin asıl galibi ise hiç şüphesiz seçimlere ilk kez katılan Halkların Demokrasi Partisi olmuştu. Aşamaz denilen seçim barajını 3 puanın üzerinde oy alarak aşan bu siyasi parti %13,1 oranında oy toplamış ve meclise tam olarak 80 milletvekili göndermeyi başarmıştı.

Bu verilere göre ya azınlık hükümeti kurulacaktı ya da koalisyon hükümeti kurulacaktı. Daha evvel yapılan cumhurbaşkanlığı seçimindeki restleşmeler seçimler boyu ve seçimden sonra da devam etti. İktidardaki Adalet ve Kalkınma partisi ile cumhurbaşkanlığı makamında oturan bu partinin kurucu genel başkanı seçim sonuçlarından memnun olmadıklarını beyanatları ile ortaya koydular. Cumhurbaşkanı Ana muhalefet liderine hükümeti kurma görevini vermeyeceğini belirtti ve tek şans olarak AKP’nin hükümeti kurması olarak gösterdi.

Uygulamalar da bundan farklı olmadı. Verilen süreler bu doğrultuda değerlendirildi. Sonuçta hükümet kurulması söz konusu olmadı ve cumhurbaşkanı bu süre kullanımlarını yasaya dayandırarak yeniden seçime gitme yönünde tercih belirtti.

Özetle hükümet yapılan seçimlerin sonuçlarını beğenmemiş ve vatandaşa yeniden sandığın yolunu göstermişti.

Vatandaşlar istikrar ve kaos ikilemi içerisinde bırakılarak 1 Kasımda yeniden seçime gönderileceklerdi.

7 Haziran seçimleri ülkemiz tarihinde en çok tartışılan seçimlerden biri olacaktır. Hem yapısı itibariyle hem sonuçları itibariyle demokrasi tarihimizin en ilginç seçimlerinden birisidir 7 Haziran seçimleri.

Vatandaşın tercihini beğenmeyip seçimi yok sayma olarak da tanımlanan bir süreç olarak tarihimize yazılmış oldu.

Bu sonucun oluşmasında iki etken önemle ortaya çıkmıştı. Birincisi AKP’nin tek başına hükümet kuramaması iken ikincisi ise Halkların Demokrasi partisinin hem barajı aşması hem de 80 milletvekili ile parlamentoda temsilliyet bulmasıydı. Bu nedenlere bu seçimlerin tekrar edilmesi kamuoyunda farklı tepkilere neden olmadı.

Bu seçimden sonra ülkemizde yapılan 1 Kasım seçimleri AKP’nin tek başına hükümeti kuracak sayıda sandalye kazanması ile sonuçlandı. Ahmet Davutoğlu başkanlığında 64. Hükümet kuruldu. Bu hükümetin kurulmasından sonra ise özellikle bölgemizde açıklanan “özerk yönetim” ve tartışmaları sonucunda birçok il ve ilçede çatışmalar baş gösterdi. Aralık 2015 tarihinde başlayan bu çatışmalarda binlerce insanımız yaşamını yitirirken birçok kent ve ilçe yaşanılamaz hale geldi. Halen Nusaybin, Şırnak gibi yerleşim yerlerinde sokağa çıkma yasakları devam ederken Lice ve benzeri alanlarda ise askeri güvenlik bölgeleri ve sokağa çıkma yasakları devam etmektedir.

İşin diğer bir yanı da 7 Haziran seçimleri sürecinden başlamak üzere yurdumuzda birçok saldırısı ve bombalama gerçekleşti. Bu saldırılarda yüzlerce vatandaşımız yaşamını yitirdi ve bir o kadarı da yaralandı. Birçok yurttaşımız sakat kaldı.

Sonuç olarak belirtmeliyiz ki 7 Haziran seçimleri hem hazırlık süreci itibariyle hem sonuçları itibariyle Türkiye Demokrasi Tarihinde en çok tartışılan seçimlerden biri olacaktır.

Bu seçimlerin sonuçlarına göre demokratik bir sonuca gidilemediği için ülkemiz bir yılı aşkın bir süredir sancılar ve çatışmalar yaşamakta kan kaybetmektedir. Bu seçimlerden sonra uygulanan iç ve dış politikalar ülkeyi tarihindeki en zor süreçlere sürüklemiştir. Dileriz daha fazla olumsuz sonuçlar yaşanmadan bu sonuçlardan gerekli dersler çıkarılmıştır.