Belediye’de ‘Başkanlık Kurulu’ olacak

BDP’nin Yerel Seçimlerde Eş Başkan Adayı Gülüstan Akel, Eş Başkanlıkla ilgili vatandaşın kafasındaki soru işaretlerini ortadan kaldıracak detay yanıtlar verdi.

Belediye’de ‘Başkanlık Kurulu’ olacak

BDP’nin Yerel Seçimlerde Eş Başkan Adayı Gülüstan Akel, Eş Başkanlıkla ilgili vatandaşın kafasındaki soru işaretlerini ortadan kaldıracak detay yanıtlar verdi.

18 Şubat 2014 Salı 18:36
5625 Okunma
 Belediye’de ‘Başkanlık Kurulu’ olacak

BDP’nin Yerel Seçimlerde Eş Başkan Adayı Gülüstan Akel, Eş Başkanlıkla ilgili vatandaşın kafasındaki soru işaretlerini ortadan kaldıracak detay yanıtlar verdi.

Akel, Eş Başkanların tek başlarına karar verme yetkisine sahip olamayacağını ve yeni dönemde ‘Başkanlık Kurulu’nun devreye gireceğini söyledi.

Eş Başkan Akel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eş Başkanlar resmi yönetimler olabilirler fakat daha çok pratik sorunlara müdahale etme noktasında aktif olacaklar. Genel politika ve sistem düzeyindeki müdahaleler Başkanlık Kurulunun alacağı ortak kararlar belirleyecek.

Meclisin onaylamadığı kararlara imza atmayacaklarını kaydeden Gülüstan Akel, Başkan Yardımcılıklarında yine kadın kotasının olacağını da belirtiyor ve şunları ekliyor; “Meclislerde de çarşaf liste sistemi olacak, yani bir erkek, bir kadın şeklinde… Kadını eşit tutmadığınız zaman ne katılımcılıktan ne demokrasiden ne eşitlikten söz edilebilir. Kadının yönetimde irade olması en büyük güç olacak.”

 Melek Barış sizler için Eş Başkanlıkla ilgili merak edilen sorulara yanıtlar aradı. Gülüstan Akel’in notları Eş Başkanlığa ışık olacak.

 

--- Nedir Eş Başkanlık modeli, neden Eş Başkanlık?

Bir parti olarak dünyada ilk defa yerel yönetimlerde Eş Başkanlık modelini hayata geçirmek üzere 2014 seçimlerine hazırlanıyoruz. Buna devrim niteliği taşıyan bir model de diyebiliriz. Demokratik yaşam adına kurgulanan sistemin bir karşılığı diyebiliriz. Eş Başkanlık, partimizce ve bu hakkı tanıyanlar tarafından belki iyi anlaşıldı. Bilmeyenler açısından ilginç bir sistem gibi gelebilir. Haliyle insanlar şaşırıyor, ‘bu nasıl olacak?’diye. Tabii bunun resmi bir altyapısı yok, biraz da meşruiyet üzerinden resmileşmesi noktasında da bir zorlama yaratacak. Türkiye’de Eş Başkanlık modelini ilk olarak partimiz gerçekleştirdi, belde örgütlerimizde dahi uygulandı, ortada bir deneyim de var, bir anda ortaya çıkmadı. Bugün Türkiye’de yasallaştırılacak bir sistem bu. Bugüne kadar yerellik biraz da ‘avam’la eşitleştirilmiş, cehaletle özleştirilmiş. Merkezi yapıların merkezi algısıyla yönetilmiş yereller halk açısından çokta halkın ihtiyaçlarını karşılayacak politikaların üretildiği mekânlar değil. Merkeziyetçilik yerine yerellik olgusunun halk açısından yararlı olduğunu düşünüyoruz. Evlerden, sokaklardan, mahallelerden yani tabandan dediğimiz yönetimden bahsediyoruz. Bu nedenle Eş Başkanlık modelini merkeziyetçi yönetimlerin algısını kırmaya dönük bir hareket olarak görüyoruz.

Eş Başkanların tamamına yakını neden kadın?

Aslında tam da kırılan nokta burası… Kadın ve erkek olarak yaşamın %50 sini organize eden bir sistemde, iki cinsinde ortak irade ile yönetilmesi önemli bir şey. Daha önce BDP’ de 32’ye yakın kadın kotası kararı alınmıştı. Artık kota olmaktan çıktı. İki Eş Başkan bütün her yerde eşit. Başkanlıkların da, meclislerin de %50’si kadınlardan oluşacak ve yerel yönetimlerde irade sahibi olacaklar. Meclislerde de çarşaf liste sistemi olacak, yani bir erkek, bir kadın şeklinde… Dolayısıyla alacağımız oy, oyla orantılı erkek ve kadınlar neredeyse eşit seçilecekler, ikisinin de kendisini irade olarak göreceği bir model bu. Hizmetlerin örülmesinde de iradenin ortak ve eşit olması gerekiyor. Katılımcı Demokrasi esası dediğimiz bu yöntemi işletebilecek durumdayız. Kadını eşit tutmadığınız zaman ne katılımcılıktan ne Demokrasiden ne eşitlikten söz edilebilir. Kadın bu mekanizmaya kendini ait hissedecek. Batman’ın yarısı kadın diyorsak eğer Eş Başkanlık sisteminin daha demokratik hizmetler üretmesi, kadının da yönetimde irade olması en büyük güç olacak.

Kadın kotasını kimler belirliyor?

İsteyen her kadın aday olabilir, yine kadın iradesi ile seçiliyorlar.

Eş Başkanlığın Belediyedeki işleyişi nasıl olacak, prosedür nasıl işleyecek?

Belki çok sistematik olarak şu şöyle olacak diyemeyeceğiz şimdilik ama sonuçta eş yönetecekleri için sorumluluk alanları da olacak. Birimlerin bağlı olduğu başkan yardımcılıkları düzeyinde görev bölüşümü gibi bir ayrışma olacak, her alanla ilgili ortak kararlaştırma gerektirecek. Şöyle bir durum daha olacak; Eş Başkanların yanı sıra bir de ‘Başkanlık Kurulu’ olacak. Eş Başkanlar tek başına her kararı alamayacak. Ayrıca başkan yardımcılığında yine kadın kotası da var.

Başkanlık Kurulu kimlerden ve kaç kişiden oluşacak?

Yerel yönetimlerin meclis sayısına göre değişecek. Fakat her halükarda yönetimden (başkan yardımcıları ve eş başkanlar)  oluşan bir Başkanlık Kurulu olacak. Kadının da dâhil olacağı, kadın ve erkeğin eşit olduğu minimum 3 maksimum 5 kişiden oluşacak. Başkanlık Kurulu, genel çalışmalarla ilgili değerlendirmeler ve karar almaları gerçekleştirecek. Eş Başkanlar daha çok pratik sorunlara müdahale etme noktasında aktif olacaklar. Genel politika ve sistem düzeyindeki tüm müdahaleler Başkanlık kurulunun alacağı ortak kararlar belirleyecek. Meclis iradesi de bizim açımızdan önemli bir irade olacak, çünkü meclisin içerisindekileri de bu halk seçecek. Hepimiz seçilmiş olarak ortak rolümüzü oynayacağız. Meclisin onaylamadığı, uygun görmediği kararlara imza atmayacağız. Eş Başkanlar resmi yönetimler olabilirler fakat tek başlarına karar verme yetkisine sahip olamayacaklar. Kendimizi tek başına karar alan bir organ olarak addetmeyeceğiz. Belediye için alınacak olan kararlar bu kuruldan geçmeden alınmayacak. Yani Eş Başkanlardan biri ‘Ben bu işi tek başıma yapıp bitiriyorum ve imzadan çıkarıyorum’ diyemeyecek. Meclisle birlikte ortak karar süreçlerine dâhil olacağız. Tabi bu işin görünen yüzü…

Görünmeyeni nedir?

Esasında biz yönetim derken halkın kendi kendini yönetmesinden bahsediyoruz. Yerel yönetim mekanizması halk arasındaki bağı bulmaktadır. Bizim bu noktadaki anlayışımız ve zihniyetimiz ne kadar güçlü ve demokratik olursa, halkın da söz sahibi olması o kadar güçlü olacak. Parti olarak kendimize inanıyoruz. Ayrıca partimizin halkı yönetime katma noktasındaki ilkeleri de çok net. Dolayısıyla partimizin ilkeleri doğrultusunda ve halkı yönetime katmada her türlü araç, mekanizma, yöntem kesinlikle önümüzde duracak. Halk toplantıları ile belki referandumlarla özellikle özgür yurttaş masaları ile yeni halkla ilişkiler komisyonlarıyla halka en doğru şekilde ulaşıp diyalog kurma yöntemleriyle hareket edeceğiz. Beş yıllık hizmet planını nasıl yapacağımızı planlarken mahallelerde tek tek toplantılar gerçekleştireceğiz. Sivil toplum yapılarıyla, platformlarla kente dair çeşitli alanlarda hizmet üreten bütün yapılarla bir araya gelmeyi hedefliyoruz. Ortak tartışmalarımızdan sonra bu kentin neye ihtiyacı var, hangi hizmetler eksik, neye müdahale gerekiyor, hangisiniz çözüm bekleyen tarafı var hizmetleri örerken tüm bunları konuşarak ve tartışarak bir stratejik plan çalışması yapacağız. Bir de özellikle yıllık bütçelemeler var. Özgür Demokratik yerel modeli tartışılırken Porto Alegre Brezilya’da bir kent, katılımcı bütçe esasını hayata geçirmiş belediyelerden biri. Sokak ve mahalle meclislerinden, halk meclislerinden belediyelere kadar bir sistem oluşturmuşlar. O sistemle neredeyse kentin tamamının iradesi ile temsil edilen kişiler tarafından bütçe yapmışlar. Katılımcı bütçe dediğimiz bu aslında. Bizler de masa başında oturup bu mahallenin şu kadar taşa, asfalta, ağaca, parka ihtiyacı var demeyeceğiz. Projenin ismini belirlemeden önce onlara soracağız.

Yani sadece kamusal alana hizmet götüren belediyecilik tasavvuru olmayacak öyle mi?

Evet, kesinlikle öyle olacak. Özellikle kadın noktasında bu sistem yerel yönetimler üzerinde nasıl oturur mantığı üzerinden söylüyorum. Bizim bir Kadın Kurulumuz var. Üç yıldır kadın politikalarını değerlendiren ve buna dönük karar veren bir mekanizma. Bütün kadın çalışanlarından oluşuyor. Kadına dair hangi politikayı, projeyi hizmete geçireceği noktasında hem iradesini gösteriyor hem enerjisi ortaya çıkıyor. Kadın Birimi, aynı zamanda doğrudan denetleyen bir yetkiye de sahip. Diyelim ki, kadına dair bir proje hayata geçti, proje nasıl yürüyor diye denetleme yetkisine sahip. Belediye’nin ürettiği bütün hizmetler doğrudan kadını ilgilendirdiği için Kadın Birimi de yapılan birçok hizmeti denetlemeye hak kazanıyor. Belediyede oluşturduğumuz bir de ‘Kadın Masası’ var

Kadın Masası’nın işlevi nedir?

Kadın Belediyeye geldiğinde onların isteklerini, önerilerini, şikâyetlerini bildirecekleri yerlere yardımcı olmak, sorunu daha hızlı ileten ve giderebilen bir mekanizma şeklinde düzenledik. Bu mekanizmalar Eş Başkanlık modelinde daha da güçlenecekler. Aslında Başkan Yardımcısı olarak da kadının etkin bir yetkisi var ama Eş Başkanlık sisteminde bu irade daha da güçlenecek. Özellikle %50 cinsiyet kotası ile mecliste daha fazla kadınla olacağız. Gücümüz kadın politikamız daha da güçlenecek. Bu ciddi bir kazanım.



Peki, ‘Kadın Masası’ ‘Kadın-Erkek Eşit Komisyonu’yla tezatlık oluşturmuyor mu?

Erkek egemen zihniyetle mücadelede tabi ki özgün mekanizmalar şart. Sistemin kurumsallaşması için gerekli. Alışılmışın dışına çıkmak ve eşitliği gerçekleştirmek sadece niyette olabilecek bir şey olmadığı için bunlar gerekli diyoruz.

Başkanlık Kuruluna taşınacak konular nelerdir?

Politikalar düzeyinde olan bütün kararlar ve hizmetlerin planlanması Başkanlık Kurulundan geçecek. Kısacası günlük işleyiş dışında her şey Başkanlık kurulundan geçecek.

Başkanlık Kurulu, Eş Başkanların üstünde mi olacak?

Hayır, böyle bir durum yok. Hiyerarşik bir ast-üst ilişkisini aşan yatay bir iletişim biçimi. Ortak karar almada çoğunluğun esasını ortaya koyacak bir sistem.

Başkanlık Kurulu,  zaman tasarrufu bakımından işleyişi uzatmayacak mı?

Hayır. Aksine daha kararlı bir ortak mutabakat daha da kolaylaştırıcı rol üstlenecek.

Eş Başkanlar arasında farklar olacak mı, mesela imza yetkisinde işleyiş nasıl olacak?

Resmi alanda böyle bir sistem Türkiye Cumhuriyeti’nde olmadığı için seçildiğimiz takdirde resmi olarak Sabri Özdemir’in imzası geçerli olacak. Fakat biri asil, biri Eş Başkan diye bir şey yok.  İkisi de Eş Başkan. Bizim toplumsal algıyla alakalı bir durum, sanki eklenmiş gibi duruyor ama öyle değil.

Fakat sokakta, ‘Eş Başkanlık, çift başlı olmaktır’ gibi bir algı var…

Bizim anlayışımızda böyle bir durum yok. Çift başlılık iki erki iktidarı ifade eder. Biz burada iki iktidarın yönetmesinden bahsetmiyoruz. Adı üzerinde Eş Başkanlar. Yerelde bir deneyim yaşadık, İl Başkanlığımız Eş Başkanlıkla yönetildi ve bir sorun yaşamadık. İki başlı olma iki iktidar olmak gibi bir çatışma yaşamadık. Genel Merkez düzeyimizde de böyle. Eş Başkanlıktan anlamamız gereken ortak iradeleşme olmalı. Hizmette yönetimin ortaklaştırılması diye ifade edersek daha doğru olur. Tabii teknik konular insanı kaygılandıran şeyler. Bugüne kadar Başkanlar her şeye karar verebilir üzerinden gidiliyordu fakat bundan sonra birden fazla Başkan olsak da her şeyi kendimizde çiftleştirmeyeceğimizi söylüyoruz. Bu kente dair politikalarda tek karar verme organı değiliz diyoruz. Başkanlık kurulundan, meclislerden tutun da sokak-mahalle meclislerine kadar bir yönetim ve görev paylaşımından söz ediyoruz. Bu nedenle işin teknik boyutuna çok takılmayacağız.

BDP Batman Belediyesi Eş Başkan adayısınız. Peki, neye taliplisiniz?

Beş yıldır yerel yönetimlerde aktif olarak siyasetçi kimliğimle tanıştım. Yerel yönetimlerin gücünü biliyorum. Yaşamda neyi dönüştürebileceğini biliyorum. Geçmişten bugüne gelen bir kamu resmi kurum algısı dışında yaşamı organize etme, yaşamı dönüştürme noktasında kilit bir yerdir aslında. Bir ilin kendi ihtiyaçları ve sorunlara karşı çözüm yaratma gücünden bahsediyoruz. Bu açıdan yerel yönetimler önemli bir mekanizma bu mekanizmada olmak ve bu amacın bir parçası olmak gerçekten heyecan verici. Bu heyecana katılmak temel düşüncem.

Eş Başkan adayı olmanızın yanı sıra, mevcut belediye yönetiminde Başkan Yardımcısı olarak da görev yapıyorsunuz. Bugüne kadar yapmış olduğunuz çalışmalara özeleştiri yapacak olursanız…

Ben daha çok kadın politikalarına yoğunlaştım yönetimdeyken. Kadın politikalarına ve yönetmesine dair mekanizmalar oluşturduk. Kadının kurumsallaşması oturdu. HEVİ Kadın Atölyesi, SELİS Kadın Danışmanlık Merkezi belli bir aşamaya geldi. Meclislerde Kadın Birimi, Kadın Masası, Kadın-Erkek Eşit Komisyonu bizim açımızdan geliştirici bir deneyim oldu. Fakat bunları hayata geçirme noktasında çeşitli eksiklikler yaşadık. Tabi bu bir zihniyet sorunu. Her ne kadar bakış açısı diyorsak da hala erkeği yaşamın merkezine koyan bir anlayışımız da devam ediyor. Bunu kırmak süreç ve eğitim işi. Dolayısıyla belki de en büyük öz eleştirimiz bu mekanizmayı olması gereken düzeyde aktifleştirememek. Her sokakta ‘Özgür Kadın Meclisi’ dediğimiz bir kadın temsilci belirlemek gibi bir hedefimiz vardı. Birkaç sokakta temsilciler oluşturduk ama tamamlayamadık. Bundan sonraki süreçte Eş Başkanlık gücüyle de bunları daha işlenebilir kılmak, kentte yaşayan tüm kadınları ortaklaştırmak ve kadın gücünü açığa çıkarmak temel hedefimiz olacak.

Kadınlara ücretsiz hizmet veren Belediye otobüsleri için düşünceniz nedir?

Bu konuda bize yansıyan çeşitli tartışmalar var. Hem sıkıntılar hem başarılar üzerinden gelen mesajlar var. Özellikle kadınlardan çok anlamlı mesajlar alıyoruz. Anket çalışması yaptık, kadınların çoğu hizmetin devam etmesini istiyor. Salı günleri bu kent kadınlara maruz kalıyor bu önemli bir şey. Çeşitli sıkıntılar sorunlar oluşabilir fakat kadının bu kentin her noktasındaki parçaya değebilmesi ve kendini bu kente ait hissedebilmesi için önemli bir kazanım.  Bu kararı tek başımıza almadık, devam etmesi, kaldırılması ve ya gün sayısının artırılması da tek başımıza verebileceğimiz bir karar değil. Yine kadınlara döneceğiz, bunun kararını da yine kadın verecek.

banner90
Son Güncelleme: 18.02.2014 18:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.