Türkiye'de 6 yaşında eğitim başlar, sabahın erken saatlerinde okul için yola düşen miniklerden genç öğrencisine, halkın deyimiyle “adam olmak” için ömrünün yarısını okul sıralarında çürütür.


Sırtında 5 kiloluk okul çantasıyla eğitim-öğretime koşan öğrenci, ilk önce kamburlaşma ve ileri yaşlarda ise hayatın öğrettiği ilk ödülü “bel” fıtığıyla alır.


Yaz sıcağının boncuk boncuk terle bedene sızdığı “Haziran” ayında, halen karne “N'zaman” diye haykırmayı ihmal etmez. Bir yıl boyunca taşımalı eğitim tartışılır, taşınan 5 kiloluk okul çantaları konuşulmaz ülkemde...


Günde 6 saati bulan eğitime doymayan ya da yeterli görülmediği kanısına varılıp, rüyada görülüp uygulanan seviye sınavlarından dolayı etüt merkezlerine yollanır bizim çocuklar...


Herkes akıllı ve zeki olmasını ister çocuklarının...


Ayşe'nin oğlu, Ahmet'in kızı, “bilmem amcasının oğlu” filan üniversiteyi kazandı diye köle hayatı başlar ebeveynlerin dünyasında. Veliler kendi egolarını çocuklarında tatmin etmek için uğraşır, olmayınca “hayırlısı” deyip avuntuya kapılır; fakat her defasında kendilerinin yapamadıklarını çocuklarının yapmasını isterler. Yarışan atlar misali evdeki çocuklar da çalışır. Kimi sendeler, kimi koşar... Bir de küçüklükten başlayan eğitim hormonu vardır: çocuk sabah okula, hafta sonu okulun kursuna... Çizgi film izlemek isteyen çocuğa yetişkin gözüyle bakılıp “televizyon izleme aptal olacaksın” denir. Çocuk çocukluğundan bıkar ama aileler şu günlerde iş garantisi bile sunamayan tabela mesleklere çocuk yetiştirmekten bıkmaz, usanmaz... Kimse oğlunun sanayide çalışmasını yakıştırmaz ve herkes doktor olsun, avukat olsun ister, diğer meslekler ise hep öteki... Oysa mutlu olmak için sevdiğiniz her meslek en popüler olanlardan bile daha iyidir...


Küçüklüğünden başlayan ne olacaksın soruları ilk olarak Doktor'la başlar, sonrasında Pilot akar çocukların süzgecinden. Bazıları ise doğarken tembihlenmişcesine “Ben bilmem ebeveynim bilir” der.


5 kiloluk kalabalık bilgi topluluğunun içinde, çocuk gelecekte iş hayatında hiçbir şey olmasa bile en azından “Hamal” olur stajı 6 yaşında başlar.


Sabah gidersin, öğlen gelirsin, öğlen gidersin, akşam gelirsin, yaz gelir ama okul hala devam eder, yetmez 7 ay, tıpkı 9 aylık gibi 9'da 9 yapmak ister müfredat...


Hayatın müfredatı karşısında hep boynu eğik kalır sırtında 5 kiloluk okul çantası taşıyan öğrencinin ve okulda gördüğü dersin hikayesi... Kısa yoldan zengin olma hayalleriyle miadını doldurur okul yolu...


"En güzel öğüt örnek olmaktır" Malcolm



 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.