Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama Birleşmiş Milletlerin 69. Dönem genel görüşmeleri toplantısında genel kurula hitap etti ve radikal dinci gruplara karşı mücadele edeceklerini belirtti.
Bu durumun islamla savaşmak anlamına gelmediğini çünkü radikal grupların İslamı temsil etmediğini belirterek; “onların Müslümanlıkla alakası yok, Müslümanlar da ona karşı “beni temsil etmiyor” diye kampanya başlattıklarını” belirterek araya sınır koymayı da ihmal etmedi.
Radikal dinci gruplar deyince son dönemlerde Boka Haram, El kaide, IŞİD gibi terörist gruplar akla geliyor. İslam devleti veya şeriat devleti iddiaları ile ortaya çıkan ancak yaptıkları icraatlarla bütün insanlığın nefret duygularını üzerlerine çeken bu grupların uygulamaları insani ve İslami olarak görülmüyor. Çünkü kız kaçırma, kadınlara tecavüz, Malları yağmalama, kafa kesme, çocukları kaçırma ve öldürme gibi bir dizi eyleme imza atan bu grupların yaptıkları en etkili iş islama düşman kazandırmak. Enteresandır bunlara karşı mücadele edenlerin başını ise İslam ülkeleri yerine ABD çekiyor.
Bu nedenle de ABD’nin tavrı önem arz ediyor. BM genel kurulunda konuşan ABD başkan Obama; “Dünyanın barış ve savaş arasında bir yol ayrımında olduğunu” belirterek ABD’nin IŞİD'i ortadan kaldırmayı hedefleyen uluslararası koalisyona liderlik etmeyi sürdüreceğine dair söz verdi.
“Obama, uluslararası terör ile ilgili 4 maddelik bir plan açıkladı:
1- IŞİD’in gücü azaltılmalı ve daha sonra imha edilmeli
Bir savaş silahı olarak Irak’ta tecavüz kullanılıyor. Bu tip katillerin anlayabileceği tek şey güçtür. Ve burada Amerika yalnız değildir. Şu anda 40′tan fazla ülke IŞİD ile mücadeleye katılmıştır. Mücadeleye katılmayanlar ileriki zamanlarda kendilerini yalnız bulacak.
2-Özellikle Müslüman toplumlar, El Kaide ve IŞİD gibi örgütlerin ideolojisini reddetmeli
Modern ve çok kültürlü ilkelerle, dünyanın tüm dinleri uyumludur. Hiçbir çocuğa, ‘öteki’nden korkması öğretilmemeli. Gençlerin radikal ideolojilerle beyinlerinin yıkanması önlenmeli.
Sosyal medya üzerinden yürütülen propaganda ile öğrenciler intihar eylemcilerine dönüştürülüyor. Eğer IŞİD, El Kaide ya da Boko Haram gibi örgütlerin aşırı fikirleri reddedilmeye devam ederse tamamen yok olacak.
3-Teröristlerin ortaya çıkmasına yol açan mezhepsel çatışma reddedilmeli
Bu hiç kimsenin kazanmadığı ve kazananın olmadığı bir mesele. Ortadoğu yıllardır mezhep çatışması yüzünden acı çekiyor. Ancak bunu geri çevirebiliriz. Şu anda Bağdat’ta kapsayıcı bir hükümet var ve savaşı körüklemeye çalışan gruplar reddediliyor. Bölgedeki güçlerin vekiller tayin etmek yerine açık bir şekilde diyalog kurması gerekiyor.
4- Arap ve Müslüman dünyasındaki gençler, cehaleti değil eğitimi temel almalı”
Maddelerin başlıklarına bakıldığında aslında ABD’nin radikal dincilik yapan gruplara karşı tavır belirlerken bunlarla ilintili olanlara ahlaki bir ders verdiğini de gözlemlemek mümkün. Radikal dinci grupların son zamanlarda el attıkları her yerde ve bölgede insanlık dramlarının yaşandığını görüyoruz. Bu fikirlere sahip olan grupların faaliyet sürdürdükleri hiçbir ülke refaha ve huzura kavuşmamıştır.
 Bu nedenle her ne kadar ters görünse de aslında ABD’nin radikal dinci gruplara karşı ortaya koymuş olduğu tavrın doğru olduğunu belirtmek gerekiyor. Kendi halkından ve hakkından kopuk grupların insanlığa ve İslama bir şey katmadıkları ortada olunca ABD’nin söylemleri daha önemli gelmeye başlıyor.