*Girişimci kadınlara destek verilmesinin gerektiğini belirten Kanat; “Kadınlar yeri geldiğinde zorluğu da göze alacak. Korkmayacak. ‘Ben bu işi yaparım’ diyecek. Sonra da meyvesini görecek” diyor.

-Petrol sektöründe uzun yıllardır hizmet veriyorsunuz. Gerek geçmişte gerek şimdi de petrol sektörüne hizmet eden önemli isimsiniz. ‘Petrol’ deyince Batman’ın ilk petrolcülerinden merhum babanız da uzun yıllar petrol sektörüne hizmet etti. Siz de onun izinden gidiyorsunuz. Nasıl bir duygu?

Babamın izinden yürümek bana mutluluk veriyor. Öğretmenlik okulunu okudum. Öğretmenlik okulunu bitirdikten sonra babamın telkini üzerine bu mesleği yapmadım. O dönemlerde kırsalda öğretmenlik yapmak ulaşım noktasında zordu. Babam bana “Kızım petrol sektöründe çalışmak ister misin?” diye sordu. Ben de ‘tamam’ dedim. Hemen sonrasında Petrolofisi’nde işe başladım. Mutluydum, çünkü babamın izinde gidiyordum. O dönemde teknik bilgileri de babamdan öğreniyordum. Babamla o dönemler sohbet ettiğimizde çektiği sıkıntıları ve dağlarda yaptıkları petrol  arama çalışmaları anlatırdı.

-Gerek eski Petrolofisi’nde gerekse de halen görev yaptığınız Kadoil petrol şirketinde halen hizmetiniz var. Nasıl bir duygu?

Güzel bir duygu, sahada hatta Türkiye’de sahada tek bayanım diyebilirim.  Petrol Ofisi’nde çalışırken de Ticaret Müdürlüğü yapan Türkiye’nin birçok yerine dağıtım o zamanlar Batman Rafinerisi’nden gerçekleşirdi. Birçok İl’in akaryakıt ihtiyacı karşılanırdı. İnanın imza atmaktan yorulurdum o zamanlar. Çok yoğunluk vardı. Tabii ben özel dağıtım şirketine geçtiğim zaman beni tercih etmelerinin nedeni bayileri tanımam olmamdı. Bölgede hangi lokasyonda iyi çalışan bayiler varsa bilirdim. Petrol şirketleri o dönemlerde bu bayileri iyi tanıyan insanları tercih ederlerdi. Beni de tercih ettiler. Özel şirketlere geçince sahalara çıktım. Bana bazı kesimler ‘sahada çalışmak zor değil mi’ derdi. Şirketimiz bölgede yeni kurulduğunda Erzurum’a kadar giderdik. Gece-gündüz durmak yok. Gittiğimiz şehirlerde insanlar beni tanırlardı. Erkek Bölge Müdürü ile ben, bir kadın Bölge Müdürü olarak gittiğimde insanların bakış açısı da bir başka olurdu. Bizim yönetimimiz de bayan. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız da bayan.

-Meslekte kaç kadın var?

Siirt de bir kadın var ve yeni keşfettim. Gidip kendisiyle de tanıştım. Çok da memnun kaldı. Bu bölgede hele istasyonda çalışmak zor birşey. Kendisi ‘mimar’ olmasına rağmen petrol istasyonunu işletiyor. Doğu’da kadın pek yok bu sektörde ama tek-tük çalışan kadın da görünce mutlu oluyorum.

-Babanızdan çok şey öğrendiniz.

Elbette çok şey öğrendik. Babamı çok görmezdik biz. Babam hep çalışır ve sahalardaydı. Babamın çalışma temposuna hayran kalırdım. Bendeki azimde o yıllardan gelir. Babam yaşlandığında da sahalardaydım. Başkası olsa ‘ne işin var bu yollarda’ derdi ama babam bu işin yoğunluğunu bildiği için böyle bir şey sormazdı. Hatta babam ‘Biz de çalışırdık, şikayet etmeyin’ derdi. Halen çalışmaktan çok memnunum. Zevk duyduğum bir iş. İnsanları tanımak, farklı insanları görmek güzel.

“Ağalık, misafirperverlik ve cömertlikten geliyor” “Ağalık, misafirperverlik ve cömertlikten geliyor”

-Kendi firmanızdaki istasyonlara girdiğiniz de önceliğiniz ne oluyor?

Hijyen oluyor. Bütün dağıtım firmaları temizliğe önem vermeye başladı. Biz şirket olarak merkezi yerlerde istasyonlara girmeye başladık. Kurallara uymayan istasyonları iptal ettik. Hijyenik ortamdan uzak yerler bizi temsil edemez. Siirt merkezde çok güzel ve modern bir istasyon yaptık. Dört dörtlük bir yer. Marketi ve lavabosu ile güzel bir yer.

-Doğu ve Güneydoğu’da kaç akaryakıt istasyonu ile hizmet vermektesiniz.

100’ü geçtik diyebiliriz. Diyarbakır’a ayrı bir arkadaşımız bakıyor çünkü büyüdük artık. Yine Van’a ayrı bir arkadaş bakıyor. Mardin, Siirt ve Batman’a da ben bakıyorum. Üç ilden sorumluyum. Yaklaşık 28’e yakın akaryakıt bayisi var. Hijyen ve müşteri memnuniyetini gözetiyoruz.

-Geleneksel ödül törenleriniz oluyor mu?

Tabi yapıyoruz. Bölgede satış ve hijyenik olarak iyi olan bayilerimizi de ödüllendiriyoruz .

-Kanat ailesi Batman’ın eski yerlilerinden. Batmanlı birey olarak eski ile yeniyi nasıl görüyorsunuz?

Şimdi ki Batman’a baktığımızda sadece binalar var. TPAO’ya baktığımızda geçmiş ile şuan ki TPAO arasında da dağlar kadar fark var. Biz, Batman’ın Site Mahallesi’nde çok yıllar evvel önce bir tenis kortunun olduğunu söylediğimizde insanlar şaşırıyor. Batman’da olimpik havuz, golf sahası ve bir çok sosyal donatının olması insanı şaşırtıyor. TPAO Batman’da kurulduğunda gerçekten burada bir kültür oluşturdu. Misal, Diyarbakır ve Şanlıurfa’ya baktığımızda insanların kendine has bir şivesi var ama Batman’a bakıldığında Türkçemiz daha düzgün ve şive yok denecek kadar. Bu TPAO’dan gelen bir kültür. Burası ilk kurulduğunda bir köydü. Tabii, petrolün bulunmasıyla beraber Ortadoğu’dan, Amerika’dan ve Avrupa’dan önemli simalar gelip buralara yerleştiler. Çok sonralar göç alınca biraz değişim olsa da halen koruyoruz düzgün Türkçemizi.

-Geçmişte Madeni Yağ Şefliği de yaptınız

Evet hem de bir bayan olarak yaptım. Tabi o dönemde herkes burayı isterken ben ağlamıştım. Neden beni ‘Madeni Yağ şefi yaptınız’ diye sitemde bulunuyordum. O zamanlar torpil falan da yok. Eğitim seviyesi en yüksek olan kişiydim. Her yere hakkıyla çalışarak geldim. Tabi sonra bu kuruluş özelleşti.

-Kadın girişimci sayısının artırılması için her meslek grubu ne yapmalı? Batman’da kadın girişimci sayısı bir türlü arzu edilen düzeyde değil. Sizin gibi sahada mesleğini severek, yapan az sayıda kişi var. Sizin kadınların istihdam edilmesi noktasından önerileriniz neler olacak?

Kadınların bir çok alanda önlerinin açılması lazım. Yıllar önce Nesrin hanım vardı. Kendisi Girişimci Kadın Dernek Başkanıydı. Bana da teklifi oldu ve bende dernek yardımcılığı yaptım. Tabi dernek toplantıdan ibaret olunca bıraktım. Kadına STK’larda destek verilmeli.

-Kadın kitlesine vereceğiniz mesaj ne?

Babam bana hep yol gösterdi, bugünlere gelebilmem için bana hep destek verdi. Yeri geldiğinde bedeller ödedim. Kadınlar yeri geldiğinde zorluğu da göze alacak. Korkmayacak. Ben ‘bu işi yaparım’ diyecek. Sonrasında meyvesini görecek. Bakın, benim çalıştığım şirket hep bana destek verdi. Bana  ‘Sen yaparsın, doğrusunu yaparsın’ dedikçe bu bana güç verdi. ‘Oturayım ve proje üretmeyeyim, maaşımı alayım’ düşüncesinde hiç olmadım.  Yapacağın işe de destek verenlerin olması lazım. Tek başınıza bir şey değilsiniz. Ekip işidir bazı şeyler. Bazı Dernekler ve Kadın Kollarına baktığımda bir çerçevede kalmışlar. Dışa açılamamışlar. Sadece isim var. Girdiğiniz yolda cesaretli ve kararlı olmalısınız.

-Kadına pozitif ayrımcılık var mı? Siz somut bir şey görüyor musunuz?

Tabi somut adımlar var. Kadının da girişimciliği ön plana çıkıyor. Kadın Milletvekili, Muhtarlar ve bir çok işkolunda artık kadınlarımız baş gösteriyor. Tekstil sektörüne baktığımda yine başarılı kadın yöneticiler görüyorum. Bu beni çok mutlu ediyor. Özel firmalar da özellikle kadın çalışanlar ve yöneticiler görüyorum. Özellikle tekstil sektöründe. Bu bizi de memnun ediyor. Tabi kadına bakış açısı farklı bizim toplumda. Ben de bir kadın olarak belli bir yaşa kadar sıkıntılar çektim ama sonradan kendimi kanıtladım. Hatta bana ‘sen yaparsın’ diyenler zamanla çoğaldı.  Bana ‘sen yola tek başına çıkar mısın’ diyorlar. Evet çıkarım. Cesaret lazım.