Hafta sonu Batman Fotoğraf kulübü üyelerinden oluşan bir ekip ile Diyarbakır’ın Çınar ilçesi Kaymakamı hemşerimiz Hasan Tanrıseven’in konuğu olarak bu şirin ilçemizdeydik. Bu ziyaret sayesinde keşfedilmeyi ve sahip çıkılmayı bekleyen tarihi yerleri de tanıma fırsatı bulduk. Gördüklerimiz karısında hem üzüldük hem sevindik desek yeridir.

 

   Üzüldük diyorum çünkü; böylesi tarihi yapıları yanı başımızda olduğu halde görememek hem beni hem de grup arkadaşlarımı üzmüştür. Üzüldük çünkü; binlerce yıllık tarihe ışık tutan bu yapıların bu kadar sahipsiz kalması kabul edilecek bir olay olarak gelmedi bize. Üzüldük çünkü; Hasankeyf’in kardeşi, Nemrut’un yoldaşı olan Kela zerzevanın (Zerzevan kalesi) bu kadar sahipsiz, bu kadar kimsesiz kalması içimizi yaktı. Zerzevan kalesini sakın bir ufak yerleşim yerinin savunma amaçlı kalesi olarak görmeyin. Büyük olasılıkla  Roma dönemine ait olan bu yerleşim yeri en az iki bin insanı barındıracak yapılara ve alana sahip- dönemi itibariyle düşünüldüğünde- bir metropol kent.Bu muhteşem yerleşim merkezi Çınar Mardin yönünde Çınar ilçesine 3-4 km mesafede şimdiki ilçe merkezinin bulunduğu yöne hakim dağ başında kurulmuş.Yerleşim merkezinden aşağıdaki dere yatağına yeraltından geçen bir tünel vasıtası ile ulaşıldığı söyleniyor ama biz tünelin girişini göremedik. Kentiçinde otuzun üzerinde su sarnıcı gördük her sarnıç kocaman bir su deposuna eşit ve tonlarca su barındıracak büyüklükte. Düzenli bir sayım yapıldığında bu sayının yüz civarında olacağını tahmin etmek abartılı olmayacaktır. Kentin birçok yeri defineciler tarafından harap edilmiş ama ayakta kalan bölümleri bizlere kentin muhteşemliği hakkında bilgi vermeye yetiyor. Diyarbakır gibi tarih mirasına önem veren bir kentin zerzevan kalesini ve şehrini bu kadar yalnız bırakması, bu kadar kendi kaderine terk ettirmesi bizleri üzen bir olgu olmuştur.Bu yerleşim yerine sahip çıkılması ve tanıtılması durumunda yörenin en fazla ziyaretçi akınına uğrayacak  tarihi mekanlardan biri olacağı ve şirin ilçemiz Çınar’a da önemli oranda ekonomik katkı sağlayacağı  kesindir. Yerleşim yerinin Mardin yolunun üzerde olması ve Diyarbakır ilimize yakın olması ulaşım açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır. Sayın kaymakamın en fazla iki kilometrelik bir yol yapması ve iki tane tanıtım levhasını yol kenarına koyması durumunda bile tarih meraklıları için Hasankeyf ve Nemruttan sonra Kela zerzevanın (Zerzevan kalesi) üçüncü uğrak yeri olması içten bile değildir.

 

   Üzüntümüz bu büyük tarih mirasının yeterince tanıtılmaması ile ilgiliydi ama aynı zaman da sevindik de. Tarihi miraslarımız tek tek sular altında bırakılmaya çalışılırken yenilerini keşfetmek,  bu amaçla çalışmalara katkı sunan arkadaşlarımızın sayısının gün geçtikçe artması ve bunun düzenli çalışmalar şeklinde yürütülmesi beni sevindiren en önemli gelişme olmuştur. Günümüzde artık bir şeylere sahip olmak yetmiyor sahip olduğunuz şeyleri insanlarla paylaştıkça, insanlara tanıttıkça hak ettikleri değeri bulmalarını sağlayabiliyorsunuz. Tanıtımları yapmak için de bu işe gönül veren insanların olması ve yöneticilerin bu insanları desteklemeleri ile mümkündür. Belki şimdilerde Çınar denilince insanların aklına tarihsel bir çağrışım gelmeyebilir ama Kela Zerzevan’ın hak ettiği tanıtımı bulması durumunda bu gidişat değişecektir.

 

   Çınara yolunuz düşerse Çınar’a varmadan Sol tarafta yoldan 2-3 km uzaklıkta bulunan Şeyh Güzel kasrı’nı da görmenizi öneririz. Yaklaşık 115 yıllık tarihi bir geçmişi olan kasır Şeyh Mahmud Neytullah döneminde yapıldığı söyleniyor.” Kasır’a Şeyh Kasım” olarak da adlandıran yapı son dönemin mimarı işlemeleri açısından da önemli bir tarihi eser olarak görülebilir.

 

   Köyleri ile birlikte yaklaşık 60 bin nüfusa sahip olan Çınar ilçemizin merkez nüfusu 15 bin civarında. İlçenin geçim kaynağı tarıma dayalı.İnsanları ekonomik sıkıntıdan şikayetçi.Belediye AKP’nin elinde. Son 20–25 yıllık dönemde Partiler değişmiş ama yönetim hep aynı ailede kalmış bu da vatandaşlarda değişim beklentisinin körelmesine neden olmuş. İllçenin tarihi mirasının iyi tanıtılması durumunda ekonomik ve sosyal yaşamın değişime uğrayacağı muhakkak. Bu konuda en büyük görev de ilçe kaymakamı hemşehrimiz  Hasan Tanrıseven’e düşmekte. Bizler çalışmalarımızla destek vermeye devam edeceğiz,  dilerim idarecilerimiz de çaba göstererek hem tarihi mirasımıza hem de ilçemizin ekonomik ve sosyal yaşamının düzeltilmesine sahip çıkarlar.