Şiddet ikna etme yeteneğinin yetersizliği karşısında fiziki gücü elinde bulunduranın yöneldiği yol olarak da tanımlanabilir. Yani size söylenenin altından kalkamadığınız zaman karşınızdakini susturmak için zor kullanımını içerir.
Hal böyle olunca doğal yaşam içerisinde üretim ilişkilerinin de ters düz edilmesi ile güçlü olan güçsüz olana zoru dayatarak isteklerini kabul ettirme yoluna gitmiştir. Bu durum aynı zamanda ifade özgürlüğünün de zorla elden alınmasıdır.
Bu nedenledir ki güç kullanmaya yeltenenler genelde haksızlığını örtbas etmeye yönelenlerdir.
Kadın güzelliği, nazikliği, üretimi, yaşamı güzelleştirmeyi ifade eder. Kadınsız bir yaşam eksik bir yaşamdır. Sürdürülemeyecek, devam ettirilemeyecek bir yaşamdır ki bu aynı zamanda olmayan bir yaşamı ifade eder.
Az gelişmiş totaliter ve teokratik yönetimlerin egemen olduğu toplamlarda sözüm ona kadının korunması adına kadın dört duvar arasına hapsedilir ve bir çok hakkı elinden alınır. İnsani bütün özelliklerinden ziyade cinsellik üzerine kurulmuş bir dünyada değerlendirilir. Kapitalist toplumun da bu özelliği dikkat çekicidir. Burada da kar elde etmek için kadın bir meta olarak görülmekte her yol mubah olarak gösterilmektedir.
Oysa bizler biliyoruz ki kadın;
Anadır,
Bacıdır,
Abladır,
Teyzedir,
Haladır,
Eştir,
Kadınsız bir yaşam eksik olan bir yaşamdır. Öyle ise kadının hakkını da kadına vermek gerekmektedir. Bunu yolu da zor kullanmadan, hakkını gasp etmeden, Onu ikinci sınıf insan olarak kabul etmeden onunla birlikte yaşamaktır. Tercihlerine ve özneline saygı ve sadakat göstererek.
25 Kasım  kadına yönelik şiddetle mücadele günüydü. Bu tarih aynı zamanda uluslar arası bir dayanışma günüdür de.
İlimizde de kadınlar bugünde dayanışmalarını göstermek ve şiddete karşı ortak hareket etmek amacı ile bir etkinlik düzenlediler. Oluşturdukları kortej ile Cumhuriyet Meydanına kadar yürüyerek istek ve beklentilerini içeren konuşmalar yaptılar halaylar çektiler.
Son dönemlerin en kalabalık yürüyüşlerinden birini gerçekleştiren kadınları kutlamak gerekiyor. Bu, toplumsal öncülük konusunda göstermiş oldukları bir duyarlılığında sonucu. Bütün geri kalmışlıklara inat yüzlerce kadın bir araya gelerek erkeklerin önünde yürüyüşlerini gerçekleştirip isteklerini sıraladılar ve bütün alanlarda öznel yapıları ile var olduklarını haykırdılar.
Bu yapılanların önemsiz olduğunu düşünenler de olabilir. Buna da saygılıyız ancak unutmayalım ki bizler öyle bir eğitim sistemi ve toplumsal gelenekten geliyoruz ki baktıkça insanın utanası geliyor. “Kadının sırtında sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin” anlayışı ile yetiştirilen,”Kadının yeri evidir” algısından başka algı görmeyen bir anlayıştan kadın öncülüğünü kabul eden bir toplumsal yapıya dönüşmek her toplumun harcı değildir. Bunu örgütsel mücadele realitesinden ayrı düşünmek mümkün değildir.
Kadınlar 25 Kasım yürüyüşlerinde ellerinde taşıdıkları pankartlarda ortak yaşamı ve özgürlüğü;”JIN JIYAN AZADΔ  sloganları ile dillendirdiler. Yani Kadın Yaşam ve Özgürlük sloganı ile olayı net olarak ifade etmiş oldular.
25 Kasımda sadece alandaki kadınları izlemedik aynı zamanda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının il Müdürlüğünü de ziyaret ettik. Bakanlığın ve Müdürlüğün de kadına şiddetin önlenmesine yönelik çok ciddi çalışmaları bulunmaktadır. Aile Eğitim Programı çerçevesinde hazırlamış oldukları çalışmada Sağlık, İktisat, Hukuk, Aile Eğitimi ve İletişim ve Medya konularını kapsayan çalışma ve programlar hazırlıyorlar. Kendilerine yapılan başvuruları değerlendirerek açmış oldukları kadın sığınma evlerinde şiddete maruz kalmış kadınları barındırıyorlar. Ve çok önemli bir gerçeği de laf arasında aktarmayı ihmal etmiyorlar. Kadının korunmasına yönelik çalışmalar göstermektedir ki son dönemde yani koruma ile ilgili yasalar çıktıktan sonra yapılan tespitlerde şiddet oranı artmış bulunmakta.
Bu konu ile ilgili olarak son olarak söyleyeceğimiz de şudur. Kadına yönelik çalışmaları hem Belediye hem de ilgili İl Müdürlüğümüz ayrı ayrı yürütmektedirler. Eğer bu iki kurumun ilgili amirleri bir araya gelir ve bu çalışmalarda ortak hareket ederlerse eminiz ki kaynakları da daha iyi kullanacağız koruma işlemleri de daha sağlıklı gelişir. Bu nedenle SELİS çalışmalarını yürütün Belediyeden ve Kadınların hakları konusunda emek sarf eden il müdürlüğümüzün işbirliği içine girmesi kentimize ve kadınlarımıza kazandıracaktır diyoruz. Dileriz bu çalışma kısa sürede başlar.