Kürt açılımı konusunda yorum yaparken, bu ülkede güzel şeyler olacak diyen Sayın Cumhurbaşkanından iyi şeylerin belirtisi olarak bir takım adımları atmasını beklemek yanlış olmasa gerek.
Sayın Cumhurbaşkanından isteyeceğimiz “güzel şeyler” için ne yasal bir değişiklik, neden toplumsal tepki oluşturacak bir eylemlilik gerekiyor. İyi şeylerin ve iyi niyetin bir belirtisi olarak, sadece yetkisini insanlık onuru için kullanmasını bekliyoruz.
Kendi şahsında toplanan ama hepimizi temsil eden şefkat yetkisini, güzellik yetkisini, sevgi barındıran ve içinde merhamet duygusunun bulunduğu yetkisini kullanmasını istiyoruz.
Bunu toplumun kanayan vicdanı için istiyoruz.
Bunu aklıselimin bir sonucu olarak istiyoruz.
Bunu İnsan Haklarına olan duyarlılığımızın ve ne olursa olsun bu ülkenin vatandaşlarının başka sığınacak bir devletlerinin bulunmadığını bilmenin bir gereği olarak istiyoruz.
Bu talebimizi iletirken kendileri için Sayın Cumhurbaşkanının yetkisini kullanmasını istediğimiz şahısların hiçbirisini tanımadığımızı da belirtelim.
Biz iyi şeyler olacak diyen Cumhurbaşkanından cezaevlerinde hayatlarını sürdüremeyecek durumda olan yirmiye yakın insanın af edilerek salıverilmesi için harekete geçmesini istiyoruz.
Biz, bunu Sayın Cumhurbaşkanından istiyoruz çünkü bu insanların yani cumhurdan olan bu insanların cezaevlerinden kurtulmasını sağlayacak ne adli tıp kurumları, ne GATA’ları, ne tanıdıkları tanınmış yargı mensupları var.
Yürürlükteki yasalar karşısında her ne kadar suçlu görülmüş olsalar bile onların da vatan sevgisinin bizden aşağı kalır bir yanının olmadığını biliyoruz.
Bu nedenle anayasanın verdiği bir yetkiyi kullanması için Sayın Cumhurbaşkanından talepte bulunuyoruz.
Bu talepte bulunma hakkını kendimizde görüyoruz çünkü Bu ülkede yaşayana bütün insanlarımızı, yasal suçlu olsalar bile seviyor ve sayıyoruz. Sevgi, merhamet ve bağışlama duygularının olmadığı bir ülkenin kendisini ileriye sağlıklı bir şekilde götüremeyeceğine inanıyoruz. Kahramanlarına olduğu gibi düşkünlerine de sahip çıkmayan bir yönetim mekanizmasının görevini layıkıyla yerine getirmediğine inanıyoruz.
İçlerinden birçoğu hayatını kaybetmeden sayın cumhurbaşkanının affetme yetkisini kullanmasını istediğimiz kamuoyuna yansıyan isimlerden bir bölümünü aktarıyoruz.
Bir kıvılcım barış çabalarını harekete geçirsin istiyoruz.
İşte Sayın Cumhurbaşkanından hastalıkları nedeniyle af bekleyen tutukluların bir bölümü;
1- Güler Zere: 14 yıldır cezaevinde. 4. Derece Ağız Kanseri / Kahramanmaraş Elbistan Cezaevi,
2- Samet Çelik: Buca Kırıklar 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde. Kan kanseri.
3- Aynur Epli: Bağırsak kanseri nedeniyle Diyarbakır’da tedavi görüyor.
4- Bekir Şimşek: Edirne F Tipi Cezaevi’nde hükümlü. Wernicke Korsakoff hastası. Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi hapishanede tutulamayacağı ancak hastanede infazının devam edebileceğine ilişkin rapor verdi.
5- Erol Zavar: Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde. Mesane kanseri. Hastalıkları nedeniyle 30’a yakın tıbbi müdahale ve ameliyat geçirdi. Mart 2007’de safra kesesi alındı. Halen kanama ve ağrılarının devam etmesi nedeniyle tetkikleri devam ediyor.
6- Gazi Dağ: Antalya E Tipi Cezaevi’nde. Belden aşağısı felçli, iyileşme şansı bulunmuyor.
7- Gülezar Akın: Adıyaman E Tipi Cezaevi’nde. Hipofiz bezi tümörü var. Üç yıldır tedavi oluyor. Yumurtalıklarda kist, belde fıtık, yırtılma ve düzleşme ayrıca mide ülseri var.
8- Halil Güneş: Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde. Kemik kanseri.
9- Halil Yıldız: Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde. 82 yaşında. Cezaevindeki arkadaşlarının yardımı olmadan yaşamını sürdüremiyor.
10- İnayet Mete: Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi’nde. Kısa bir süre önce kalp ameliyatı geçirdi, sık sık kriz geçiriyor, ayrıca siroz hastası. Dönem dönem vücudunun her tarafında derin yaralar açılıyor.
11- İsmet Ayaz: Adıyaman E Tipi Kapalı Cezaevi’nde. 10 yıldır Çölyak hastası ve bedeni 10 yaşında çocuk gibi.
12- Menduh Kılıç: Buca Kırıklar F Tipi Cezaevi’nde. Ağır siroz hastası.
13- Nizamettin Akar: Muş E Tipi Cezaevi’nde. Gırtlak kanseri. Sağlık durumu nedeniyle Muş Devlet Hastanesi’nden önce Van’a oradan da Ankara Numune Hastanesi’ne sevk edildi. “Mevcut koşulları hapishanede kalarak tedavi olmasına imkân vermemektedir” yönündeki rapora rağmen, cezaevinde tutulmaktadır.
14- Yusuf Kaplan: Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevi’nde. 85 yaşında, vücudunun yüzde 79’u felçli. Kaplan’ın kalp yetmezliğinden koroner arter hastalığına, görme sorunundan solunum sistemi rahatsızlığına kadar birçok hastalığı bulunduğu, vücudunun yüzde 79’unu kullanamaz olduğuna dair raporu var.
15- İzzet Turan: Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde. Mide ülseri, kemik erimesi, böbrek yetmezliği, bel fıtığı var.
16- Mustafa Gök: Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde. Wernicke Korsakoff hastası. Uzun süre tedavi gördükten sonra tekrar hapishaneye gönderildi.
17- Nesimi Kalkan: Mardin M tipi cezaevinde. Çölyak hastalığı nedeniyle hiçbir ihtiyacını tek başına karşılayamaz hale geldi.
18- Rasim Aşan: Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi’nde. Mide ülseri var, hepatit B ve sinir hastası. Yakınlarını bile tanıyamaz halde.
19- Remzi Aydın: Tekerlekli sandalyeye mahkûm. 9.5 yıldır cezaevinde. Şu an Kocaeli 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde. 20 Şubat 2007 tarihli AİHM kararında “Tutukluluk süresi makul süreyi aşmıştır” denildi.
20- Yasin Güngör: Siirt e tipi cezaevinde. Halen tedaviye çıkarılamadığı için teşhis edilemeyen bir hastalık sonucunda bir gözünü kaybetti, ikinci gözü de körleşme tehlikesiyle karşı karşıya. Tedavisi yapılmamaktadır.
21- Mehmet Yeşiltepe: Hidrosefali Hastası / Tekirdağ F Tipi Cezaevi
Hadi iyi bir şey yapın Sayın Cumhurbaşkanım!
Next