Batmanın yani ilimizin Emniyet Müdürü Arif Öksüz geçtiğimiz Perşembe günü STK’lara düzenlediği ziyaret çerçevesinde Yöneticisi olduğumuz İnsan Hakları Derneğine ziyarette bulundu. Herşeyin NŞA (Normal Şartlar Altında) olduğu bir zaman diliminde bunda bir acayiplik yok. Bir ilin Emniyet Müdürünün bir derneği ziyaret etmesi çok normaldir. Gelin görün ki güzel ülkemin güzel bölümünde bu pek ilginç gelir insanlara…

Neden mi?

Çünkü görevleri insanların rahat, mutlu ve güven içerisinde yaşaması olan bu iki kurum uygulamalar konusunda birçok kez karşı karşıya gelmektedirler de ondan. İnsan Hakları Derneği her şart ve koşul altında insanların gayri insani şartlar altında eziyete maruz kalmasına karşıdır. Güvenlik güçleri ise kanunların uygulanması ve toplumsal düzenin korunmasın konusunda kamu gücünü kullanma ile görevlendirilmiştir. İşte sorun da bu yetkilinin kullanılması sürecinde ortaya çıkmaktadır.

Kamu düzenini ve kanunların uygulanması sırasında kullanılan inisiyatif konusunda her iki kurum arasında fikir ayrılıkları çıkmaktadır. Güvenlik görevlileri orantısız güç kullandıklarında, ya da hukukun uygulanması adına da olsa duygusal davrandıklarında, bireysel ya da kurumsal tepkiler ortaya koyduklarında, şiddete başvurduklarında insan Hakları savunucularını karşılarında bulurlar. Toplum ile devletin kamu gücünü kullanan erki arasında daima bireyi koruyucu bir tavır alır İnsan Hakları savunucuları. Bu nedenle de açık söylemek gerekir ki Güvenlik güçleri tarafından pek sevilmezler. İnsan Hakları savunucuları çoğunlukla muhalefetin, düzen bozucuların, eylemcilerin yanında olduğu düşüncesi ile değerlendirilir güvenlik güçleri tarafından.

Bütün bunlara rağmen İl Emniyet Müdürümüz Arif Öksüz bu kez farklı bir tavır ve yaklaşımla İHD’yi ziyaret etti.29 Mart seçimlerinde yapılacak görev devir teslim törenine kadar geçecek dönemde İnsan Hakları Derneği ile ortak dayanışma ve hareket etme talebinde bulundu. Yapılan her toplantıda, yürüyüşte, etkinlikte, basın açıklamasında İHD temsilcilerini yanında olaya müdahil olmaya çağırdı.”Gelin hep beraber bu süreci kazasız belasız atlatmaya çalışalım”dedi. Bununla yetinmedi görevde bulunduğu dört yıllık zaman diliminde kendilerine yönelik eleştirilere de açık olduğunu ve varsa hatalarının anlatılmasını istedi. Yani İnsan Hakları alanındaki ihlaller konusunda İHD’ye hesap vermeye geldiğini beyan etti. Kendisine toplumsal eylemlerde görülen yanlışlıklar örnekleri ile isimlendirilerek anlatıldı. Zaman zaman polislerin insanları tenhalarda dövdüğü arabaya alınıp sonra bırakıldığı, kimlik sorulduğunda ters davranışlar sergilendiği, İHD gözlemcilerinin kendilerini tanıttıkları halde dövüldüğü, gözaltına alının çocukların kötü muameleye uğradığı anlatıldı. Zaman zaman böyle olayların ortaya çıktığını ancak olayı öğrenir öğrenmez müdahale ettiğini belirten Öksüz, şikâyetlerin kendisine bildirilmesini istedi. Yanlışın arkasında durmayacaklarını ısrarla vurgulayıp kendi döneminde siyasal suçlar dâhil olmak üzere gözaltına alındıktan sonra hiç kimsenin kötü muameleyle, şiddetle karışı karşıya kalmadığını aksi iddiada olan varsa onları dinlemeye ve gereğini yapmaya hazır olduğunu da belirtti.

Türkiye’de siyasal partiler yasasına göre kurulan bütün partilere eşit mesafede olduğunu ısrarla vurgulayan Emniyet Müdürü Arif Öksüz, görevlerinin önümüzdeki seçimlerin, huzur ve mutluluk içerisinde kimsenin baskı ve şiddet altında kalmadan gerçekleşmesi olduğunu ve bu konuda ellerinden geleni yapacaklarını belirtti. İl valisinin uygun görmesi durumunda STK temsilcileri ile yemekte bir araya gelerek sürecin iyi geçmesi için görüş alışverişinde bulunmak istediğini söyleyerek sürece her kesimin katılımını ve desteğini beklediklerini vurguladı.

İl Emniyet Müdür kendisine duyduğu büyük bir özgüvenle konuştu. Açık yüreklilikle destek istedi.

Sayın Müdürümüze de ifade edildiği gibi İHD, belirlenmiş ilkeleri doğrultusunda insanların huzur ve mutluluğu ve hak ve hukuklarının tecellisi için elinden gelen bütün çabayı göstermeye ve isteyen her kesim ve kişiyle bu konuda çalışmaya özen gösterin bir kurumdur. Üzerine düşen görevi yerine getirmekten de geri durmaz. STK’ların ortak kararla alacağı her türlü yaklaşımı ilkeleri ile çelişmemesi durumunda destekler. Bu kapsamda güvenlik güçlerinin, “haksız ithamlarla suçlanmaması için eylemlere yaklaşım tarzlarını gözlemlemek amacıyla Derneğe çağrıda bulunmasını” da olumlu bulur.

Mesele, bu ülkede insanların özgürce demokratik haklarını talep etmeleri, bu amaçla şiddet içermeyen yol ve yöntemlerin kullanılması ve bunu yaparken her hangi bir baskıya uğramama meselesidir. Seçim sürecinde de bunu gözlemlemek ve bu anlamda süreci desteklemek herkesin görevidir. Demokrasi ve İnsan Haklarını savunuyorsak insanların tercihlerini özgürce ortaya koymalarına da karşı çıkmamak gerekir. Bu tercih istediğimiz tercih olmayabilir. Bu tercihler şiddet içermediği müddetçe kanunların sınırlarını zorlayan tercihler de olabilir. Buna rağmen tercih şekilleri ne olursa olsun bu insanların bizim insanlarımız olduğunu unutmamak gerekir. İlimizde herkes hukuk fakültesi mezunu değil bu nedenle neyin yasal neyin yasal olmadığı bilinmeye bilir, bunca yaşanan olaydan sonra karşılıklı güven ortamını yakalamak ve sağduyuya ulaşmak da o kadar kolay değil. Topluluk psikolojisi ile bazı yanlışlıklar da sergilenebilir. Güvenlik güçlerinin bu gerçeklerin hassasiyeti ile hareket etmeleri durumunda bir sorunun çıkmayacağını düşünmekteyiz. Sayın Müdürümüzde de bu deneyim ve sabrın olduğunu biliyoruz artık.