Dünya Çevre Günü 1972 yılından beri kutlanmaktadır. İnsanoğlunun refahı ve kullandığı teknolojiler modernleştikçe çevreyi daha çok kirletmekte adeta geleceğini yıkmaktadır.
                Kutlanan bu gün dolayısıyla her şehirde çeşitli etkinlikler yapılmakta, çevreye duyarlılık geliştirilmeye çalışılmakta, gelecek kuşaklar bilinçlendirilmeye çalışılmaktadır. Yapılan çalışmaların bir kısmı gerçekten takdire şayan olsa da maalesef etkinliklerin bir kısmı da sadece dostlar alışverişte görsün kabilinden yapılmaktadır.
                Oysa çevre bilinci sürekli gündemde tutulması gerekir. Bir gün değil, 365 gün değil, heran çevreyi koruma konusunda uyanık olmak, birbirimizi ikaz etmek durumundayız. İnsanımız rahatlıkla elindeki çöpü çoğu kez atacak bir çöp bidonu bulamadığından sağa sola atabiliyorsa, yaşlı başlı amcalar sokağa tükürebiliyorsa, vatandaş evini güzelleştirmek için yaptığı tadilatın inşaat artıklarını rahatlıkla sokağa dökebiliyorsa, ana caddeler hariç şehri çöp götürüyorsa çevre gününü kutlamanın ne anlamı var?
                Yine vatandaş kışın ısındığı kömürün curufunu çay kenarına dökerek suyu rahatlıkla kirletebiliyorsa ve yetkililer buna önlem almıyorlarsa, inşaat sahipleri inşaat kumlarını yol ortasında bırakabiliyorsa ve yine kimse müdahale etmiyorsa ne anlamı var çevre gününün?
                Dikey büyüyen şehirlerde insanlar birbirlerine karşı sorumsuz davranıyorlar. Hata yapan, çevreyi kirleten bir insanı nezaketen dahi olsa ikaz etmeye çok kişi çekinir. Koşusunun her türlü eziyetine katlanır, rahatsızlığını dile getirmez, ama bol bol dedikodu yapar. Aynı şekilde herkes belediyeyi, valiliği eleştirir. Ama çevreyi kirletenleri ve başkalarını rahatsız edenleri veya çevredeki bir olumsuzluğu telefonla arayıp yetkililere bildirmekten acizdir.
                Su kaynaklarımız, topraklarımız, havamız son hızla kirlenmeye devam etmektedir. Herkes ant içmişçesine çevreyi kirletmekte yarışmaktadır. Batman olarak yeşilliğin az olmasından yakınırız. Çevreye park ve yeşil alan yapmayan belediyeleri eleştiririz. Ama inşaat yaparken nasıl bir metre daha fazla çalarız da evlerimizi daha geniş yapar, daha çok para kazanırız hesabını yaparız. Evlerimizi en modern şekilde inşa ederiz, ama çocuklarımızın oynayacağı alanları katlederiz. Kamu yollarını otopark olarak kullanırız. Bu inşaatlara izin veren belediyeler de vatandaşın çevre konusunda duyarlı olamdığından yakınır dururlar. Çok karmaşık bir sarmal. Herkes olumsuzlukları başkasına yükleme gayretindedir. Kimse ben ne yapabilirim, ben hatalı mıyım diye sorgulamıyor.
                Bütün bu olumsuzluklar içinde kutlayın kutlayabildiğiniz kadar çevre gününü. Ne anlamı varsa?
                Daha güzel bir dünya, daha güzel bir Batman, daha güzel bir mahalle, daha güzel bir sokak için ne yapabiliriz diye düşünmenin zamanı geçiyor.