Geçen hafta bölgede süren olaylar konusunda CHP grup toplantısında konuşan Genel Başkan Sayın Deniz Baykal;”..İçinin sızladığını …” belirtmiş.Bir vatandaşımızın ölümü,onlarca vatandaşımızın yaralanması ile basın mensuplarının Şırnak’ta gözaltına alınarak presten geçirilmesi karşısında Ana Muhalefet partisinin içinin sızladığını sanıyorsanız aldanırsınız.
Neye aldanalım mı diyorsunuz?
Çünkü Cumhuriyetin ve Halkın partisi olduğunu iddia eden, sol kulvarda politika sürdürdüğünü zanneden, Anamuhalefet görevini üstlenmiş bir parti liderinden beklenen tavır tepkisini ortaya koymasıdır. Sayın Deniz Baykal da tepkisini ortaya koymuş ama oldukça değişik bir şekilde!
Sayın Baykal Polisin vatandaşlar karşısındaki tutumunun sert olmamasından kaynaklı bir iç sızıntısı geçirmiş!
Diyarbakır’da polisin ortaya koyduğu tavrı beğenmemiş! Kendisine göre polis devlet otoritesini tesis etmekte yetersiz davranmış. Taksim gösterilerinde kadın çocuk demeden herkesin canına okuyan polis bu tavrını neden Diyarbakır’da göstermemiş diye sitem ediyor.
Daha birkaç ay önce çıkan olaylarda aynı kentte onun üzerinde vatandaşın öldürülmesi ve onlarcasının yaralanması ile sonuçlanan tablonun tekrarını bekliyor anlaşılan.
Sayın Baykal çöplerin toplanmamasını bir ayaklanma provası olarak görürken, Ergenekon yapılanmasında gözaltına alınanların avukatlığına soyunmayı bir görev biliyor. Bu ülkede demokrasiyi ortadan kaldırma planları yapanların avukatlığını yaparken, bu ülkede demokratik haklar bütün unsurları ile yaşatılsın diyenlere neden dayak atılmadığını, neden öldürülmediklerini ima eden hareketler sergiliyor!
Demokratik bir ülkede, demokratik değerler için alanlara çıkanları ayaklanma yapmakla suçlarken, demokratik kurumları illegal yapılanmalarla ortadan kaldırmaya çalışanların avukatlığını yapacaksınız ve çıkıp ben demokratım, sosyal demokratım diyeceksiniz. Dersiniz demesine ama sizi Sosyalist enternasyonalden şekilde görüldüğü gibi kapı dışarı ederler.
Sayın Deniz Baykal’ın bölge insanına bu denli kinli yaklaşımı;
Sosyalist enternasyonalde koltuğunu Celal Talabani’ye kaptırmasından mı?
Genel seçimlerde Sivas’ın berisine geçememesinden mi?
Parti içinde uyguladığı bütün ayak oyunlarına rağmen bir türlü %20 duvarını aşamamasından mı bilinmez ama bir acısının olduğu ortada.
Bu ülkede herkes Sayın Baykal’ın politikalarından muzdaripken onu beğenen tek şahsiyet Sayın Başbakandır her halde. Çünkü mumla arasa böyle bir muhalefet liderini bulamaz.
Ülkede gelir dağılımı almış başını gitmişken, işsizlik oranı gederek artmaktayken, Dünya ekonomik krizine hamdolsun iyi durumdayız politikaları ile yanıt aranırken, Basın özgürlüğü konusunda ülkemiz yüzüncü sıralardayken, İşkence davaları yüzünden AİHM’de kaybedilen yüzlerce dava varken, Özelleştirme kılıfı adı altında nerede ise donumuz bile satılığa çıkarılırken, Elektrik, doğalgaz, Yağ, şeker zamları toplamda yüzde 30’ların üzerinde seyrederken, memura yüzde 4’lük zam önerilirken, Bu ülke hala 12 Eylül rejiminin belirlediği Anayasa ile yönetilirken, Devlet kadroları imama, kurumları ibadethanelere dönüştürülmeye çalışılırken Deniz Baykal ve başında bulunduğu CHP’si polis vatandaşı buldozer gibi ezmediği için iç sızlaması geçiriyormuş!
Ne diyelim Allah selamet versin. Son çırpınışlar da göstermiştir ki Deniz bitmiştir.
Özünden bu kadar kopuk bir yapıyı da karada taşıyacak kimse kalmamıştır.
Eğer birileri Kürt oylarını alamadığı için bu halde olduğunu düşünüyor ve bunu söyleyemiyorsa önerimiz en az iktidar partisi kadar kendisini sorgulamasıdır. Şiddet konusunda İktidara ve polise öneri sunacağınıza barış ve sevgi konusunda biraz enerji harcasanız sanırım sizde ülkemiz de daha karlı çıkacaktır.
Dileğimiz CHP’nin nasyonal sosyalist bir hale getirilmeden sola teslim edilmesidir.Deniz bitti bari parti bitmesin.
Next